Dram burada. Yine tanık olduğum bir olayın bir kısmını daha önce yazmıştım. Yine İmge Kitabevinin Ankara'daki "Öykü Günleri" ne değin. Bilen vardır belki. İmge Kitabevinin üst katında kafemsi bir yer vardır. Orada konuşmalar yapılıyor. Dinleyenler de orada. Ben en arkadaki sıraya geçip oturdum. Konuşması biten öykü yazarı kalkıp ortamdan çıkıp gidiyor. Başkasını dinlemiyor. Baktım kitabevinin önündeki küçük masalara oturup çay vb içip konuşuyorlar. Konuşan bir dakika bile diğer arkadaşlarını dinlemek gereksinimi veya nezaketini göstermiyor. Kalkıp çıkıyor. Kafam atı (maalesef böyleyim) indim aşağı "Yahu sizden sonra konuşanın ne diyeceğini hiç mi merak emiyorsunuz. Haydi etmediniz hiç mi nezaket göstermeyi düşünmüyorsunuz. Bakınız ben okurum tüm konuşanları dinliyorum yetmiyor aktif olarak sorularla , konuşmalarımla katkıda bulunuyorum. Eminim siz kendi öykü kitabından başkasını satın alıp da okumuyorsunuzdur." .....
Düşünün şairler bile bırakınız yeni şairleri , kendini kanıtlamış şairlerin şiir kitaplarını okumuyor...
Vah ki vah...