Yapay Zeka Destekli Renklendirme Çalışmaları Hk.

cagan73

Onursal Üye
17 Kas 2013
562
10,255
Arkadaşların savlarını okuyarak bir kaç görüş paylaşmak istedim: Yapay zeka, yapay değil insan beyin yapısı kurgulanarak altyapısı güçlendiriliyor. Dolayısı ile verilen "istem" (neden prompt kelimesini kullanıyoruz?) ler ile doğru sonuçlar üretilebiliyor. Elbette elle renklendirme yapan bir çizerin hoşuna gitmeyecektir ama böyle bir yeteneğe sahip olmayan bizler için işleri çok kolaylaştırıyor ve hızlandırıyor. Bir renklendirme ustasının 4-5 ayda 10/10 yapacağı işi, 4-5 günde neden neden 7-8/10 yapmayalım?
Ayrıca çoğu çizgi roman böyle daha iyi ve sanatsal diye siyah beyaz yapılmamış. Çizerin daha kolayına gittiği için siyah beyaz yapılmış. (Elbette çok değerli bazı istisnaları bir kenara koyuyorum)
 

rasel

Yapay Zeka Çeviri Balonlama
12 Kas 2010
821
23,745
Bonelli, yeni serilerini ve klasik maceralarını siyah beyaz basmaya devam etmektedir çünkü siyah beyaz, İtalyan ekolünün bir parçasıdır. Bu tercih; maliyetleri düşük tutarak cep yakmayan fiyatların (örneğin yaklaşık 3 - $4 denginde) korunmasını, çizerin kaleminden çıkan orijinal detayların doğrudan yansıtılmasını ve köklü geleneklere bağlılığı sağlar.
Bonelli'nin siyah beyaz ısrarının öne çıkan nedenleri şunlardır:
  • Sanatsal Özgünlük: Çizgi roman sektöründeki ustalar, eserlerin renklendirildiğinde orijinal hatlarının ve gölgelendirmelerinin kaybolabileceğini düşünür. Çini mürekkebi ile yapılan siyah-beyaz çizimler, İtalyan tarzında saf ve el değmemiş bir sanat eseri olarak kabul edilir.
  • Ekonomik Maliyet ve Erişilebilirlik: Sayfaları renklendirmek baskı maliyetlerini büyük ölçüde artırır. Siyah-beyaz baskı, bu albüm ve çizgi romanların daha uygun ve ulaşılabilir fiyatlarla okuyucuyla buluşmasını mümkün kılar.
  • Geleneksel Okuyucu Kitlesi: Tex veya Dylan Dog gibi serilerin gelenekselleşmiş sadık okuyucu kitlesi siyah beyaz formata alışkındır ve bu formatı serinin ruhunun bir parçası olarak görür.
  • Seri Üretim ve Hız: Aylık periyotlarla yüzlerce sayfa üretilmesi gereken seri maceralarda, her sayfanın özenle renklendirilmesi üretim sürecini zorlaştırır.
Firma, tüm eserlerini tamamen siyah beyaz bırakıyor değildir. Özellikle özel basımlarda, kısa serilerde ve çizgi roman mağazalarında satılan lüks grafik romanlarda tam renkli alternatifler ve özel edisyonlar da üretmektedir.
 

extreme

Çeviri & Balonlama
5 Eyl 2012
855
6,062
Tabiki çizgi roman siyah beyaz okunur daha doğrusu fumetti siyah beyaz okunur ama renkli olmasınında bir sakıncası yok. Şu anki hantallığı atar bir promptla sürekliliği sağlayacak seviyeye gelirse hızla bütün seriler renklenir, tıpkı çeviride olduğu gibi. Ya da güzel bir renklendirme AI app çıkarsa çok daha güzel olur. Ama o kadar çok tarz var ki hepsini tanımak ve bunlaı yapabilen bir AI bulmak zaman ister ama çokta sürmez.
 
Son düzenleme:

cagan73

Onursal Üye
17 Kas 2013
562
10,255
Daha fazla görüş gelmeyince aklıma çevirdiğim kitap olan "JONATHAN SUMPTION-DEMOKRASİ’NİN ZORLUKLARI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ" isimli kitaptaki şu sözler geldi:

hepimiz, sadece ifade özgürlüğünün kendisi hakkında değil, aynı zamanda tabu haline gelmiş konular hakkında da nerede durduğumuzu açıkça belirtmeye istekli olarak, daha mütevazı bir şekilde çözüme katkıda bulunabiliriz. John Stuart Mill'in fikirlerine geri dönüyorum. Mill, zarar ilkesinin kusursuz olmadığını kabul etmişti. İhtiyaç duyulan şey, bireylerin kalabalığa meydan okuma cesare-tiydi. Mevcut sorunlarımıza hitap ediyor sayılabilecek bir dille şöyle yazmıştı “Fikir zorbalığı öylesine bir durumdur ki, farklılık ayıp sayılır, bu zorbalığı kırmak için insanların farklı olması arzu edilir.” Mill fikir çeşitliliğini kastediyordu. 'Bugün çok az kişinin farklı olmaya cesaret etmesi, zamanın asıl tehlikesini işaret ediyor.' diye yazmıştı.

İfade özgürlüğü bir lüks değildir. On yedinci yüzyıldan beri insan uygarlığı, hakikatin insan iradesinden bağımsız olduğu kavramına dayanır. Gerçek belki yalnızca kısmen bilinebilir ve tespit edilmesi aşağı yukarı zor olabilir ama onu sevsek de sevmesek de bir yerlerde vardır. Entelektüel dünyamızı, nesnel çalışma, mantıksal akıl yürütme ve açık tartışma yoluyla, Mill'in deyimiyle 'olumsuz görüşlerin çarpışması' yoluyla gerçeğe en çok yaklaştığımız temeli üzerine inşa ettik. Bu fikirler sadece toplumsal yapılar değildir. Bunlar evrensel ilkelerdir. Tarihsel olarak, son dört yüzyılın olağa-nüstü ekonomik refahını ve entelektüel başarılarını mümkün kılmışlardır. Tüm bunların dayandığı rasyonel söylemin temel ilkeleri şimdi tehdit altındadır. “Akıl” kibirli diye reddedilmekte, yerine duy-gu ve hisler yerleştirilerek yüceltilmektedir. Özgürlük baskıcı olarak, aydınlanma ise aydınlanmamış olanlara hakaret olarak ele alınıyor. Belirli görüşleri bastırma ve tartışmayı ortadan kaldırmaya yönelik mevcut kampanyalar, yeni bir uyum yaratma, insanların çelişkiye düşmeye cesaret edemeyeceği bir durum yaratma girişimidir. Bunlar insan zihninin kapanmasının belirtileridir, medeniye-timizde bir şeylerin ölmeye başladığını gösterir.
Topluca karar alma süreçlerimizin sonucu, ona katılmayanlar tarafından bile kabul edildiği bir kültüre bağlıdır. Mevcut ifade özgürlüğü tartışmasında tehlikede olan şey budur. Alternatifi, dar görüşlü, hoşgörüsüz ve otoriter bir toplumdur. Ezberletilen veya ilahi olduğu söylenen bilgileri sorgulama ya da gücendirme korkusu, insan ruhunun en yaratıcı ve özgün ürünlerini ortadan kaldırır. Nihayetinde, insan yaratıcılığının etkilerini ve sonuçlarını kabul etmek zorundayız. İnsanların söylediği bazı şeyler yanlış olacaktır, bazıları incitici, bazıları nesnel olarak zararlı bile olabilir. Ancak söz konusu olan daha büyük değerlerdir. Hataya yer vermeden gerçeğe sahip olamayız. İnsanların başkalarının aptalca, incitici veya yanlış olduğunu düşündüğü şeyleri söylemesine izin vermeden toplum içinde birlikte yaşayamayız. Bu, insan uygarlığının ilerlemesine ve gelişmesine izin vermek için ödediğimiz bedeldir, Bu, uğruna mücadele etmeye değer bir olgudur.


Umarım çok daha fazla farklı sesler ve görüşler katkıda bulunur ve bu konuda entellektüel bir görüş zenginliğine kavuşuruz. SUMPTION'ında belirttiği gibi herkes görüş belirtirse bir şeyler gelişiyor.
Benim sıkça incelediğim BD lerde siyah beyaz adeta bir sanatsal çalışma olarak öne çıkıyor. Örneğin LArtprehistorique veya Les Damnés de la Commune (birde 1600 lü yıllarda din savaşlarını konu alan enfes bir bd vardı ama adı aklıma gelmedi bir türlü) İstisnalar haricinde siyah beyaz çalışmalar bence daha hızlı bitilmesi ve maliyeti düşük olması sebebiyle tercih ediliyor.
Fumetti konusunda yeterince bilgili olmadığım için fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Mesela sitede TEX, Zagor hakkında yüksek lisans tezi bile yazabilecek arkadaşlar var. Umarım onlardan da bir görüş gelir.
 
Üst