Virgül - Sayı 9 - Haziran 1998

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
981
13,878
İstanbul
hx9mglr.png
j81xdrv.png

 

eankara

Onursal Üye
24 May 2010
1,548
9,626
Virgül'ün bu sayısı, piyasaya çıktığında ilgisiz kalamayıp aldığım dergilerdendi . İç sayfalarda, bir taraftan Erkin Koray ve Cem Karaca kitaplarına ait açıklamaların bulunması, diğer taraftan da Reşat Ekrem gibi dev bir yazarın dahil olduğu '' Tarihi Roman '' konusunun işlenmesi , bu dergiyi almamın ana nedenleriydi. Ama, esas neden bunlar değildi ! Çok sevdiğim bir ressamın , yine çok sevdiğim bir eserini, derginin kapağı olarak görmem ana neden oldu. İngiliz oryantalist ressamlarından John Frederick Lewis, resimlerine ilk kez rastladığım lise yıllarımdan itibaren vazgeçilmezlerimdendir. 19. yy.'da ülkemize gelip İstanbul, Bursa gibi şehirlerimizle ilgili resimler yapmış, hatta çoğu oryantalist ressam gibi, o zamanki Osmanlı giysileri içinde bir süre ülkemizde yaşamıştı. Onun '' Soğuk Çeşme Sokağı ve Ayasofya İmareti Kapısı '' eseri , pastel renkli diğer tüm resimleri gibi, İstanbul'a ait şiirsel nitelikteki resimlerindendir. O resmini , renkli başka figürlerle birlikte değişik bir '' modern kompozisyon '' anlayışıyla kapak olarak görmek çok hoşuma gitmişti. Dergi içeriği hakkında söylenecek çok şey var şüphesiz. Ama, bu kez, fırsat bu fırsat, kapak resmine değinmek istedim !!

Teşekkürler Sn. @funghu
 
Son düzenleme:

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
981
13,878
İstanbul
Sayın @eankara
Avrupa Yakası'na geçtiğim zamanlar Soğuk Çeşme Sokağı'nın bulunduğu bölgeyi mutlaka gezerim. Günümüzün çirkin yapılarının verdiği bunaltıya karşı ilaç gibi yerler. Çeşitli zaman aralıklarında çokça fotoğraf da çekmiştim. Ne yazık ki, hard disk hasarları yüzünden, bu fotoğrafların çoğu gitti. Arşivimde kalan ikisini buraya alıyorum:



(Çekim tarihi: 2013)

 
Son düzenleme:

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,448
7,266


Sayın funghu ;


A. Ömer Türkeş'in "Tarihi roman roman gibi tarih" başlıklı incelemesi okunası bir yazı. Ben okuyunca ne kadar çok tarihi roman okuduğuma kendim bile şaştım. Kısa keseceğim söz....
".... favorim, her zaman Hz. Ali'nin Hayber Kalesi Cengi" olmuştur!" diyor. A. Ömer Türkeş... Ben de bu kitabı 4-5 yaşında okumuşum. Kendim bile inanmadım Ben Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun tüm tarihi romanlarını (itiraf ederim ki çok zevk alarak okumuştum) okumuşum.... Diğerlerini de ....
Üstelik yabancı yazarların da tarihi romanlarını (ki bu yazıda bunlara yer verilmemiş) tarihlerine yabancı olmama rağmen (küçükken okuduğum için) Alexandre Dumas'ın romanları beni alıp götürmüştür maceranın dünyasına... Eminim sizler de "Monte Kristo Kontu" , "Üç Silahşorlar" , "Demir Maskeli Adam" ı aynı heyecanla okumuşsunuzdur. Hele hele Michel Zevaco'nun Paradayanlar serisi (Bende halen 10 cildi var) nefes nefese okuduğum kitaplardır...

Hani derler ya "İyi polisiye İyi Edebiyattır." Bunu aşırıp "İyi tarihi roman Çok iyi edebiyattır." diyebilirim...

Vurgu : Yalnız popüler tarihi romanların zararları da yok değil. Alıyorlar korkak mı korkak , en fazla toprak kaybetmiş , Filistin topraklarını Yahudilere satmış (yerleşime açmış deseler de) birini konu alan dizide bakıyorsunuz ondan mükemmel insan dünyaya gelmemiş , tüm erdemler , üstün özellikler onun bünyesinde toplanmış olarak yansıtılıyor. Biliyoruz bu bir beyin yıkama taktiği ama bu kadar da göz göre göre olmaz ki...

Bu yakında olan bir olayı anlatmadan geçemiyeceğim.
Bir dizi var. Bu dizide "menzil taşı" kullanılıyor. Bunu gören ........ hemen harekete geçiyor. Bunun üzerine "İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu" (ne kadar alengirli , gösterişli uzun mu uzun adı var yahu) işte bu kurul 2025'te bunu
tarihi eser olarak tescilliyor. Bitmedi. Alıyor "İstanbul İslam Eserleri Müzesi"ne kaldırıyor. Ne kadar da konusunda uzmanlar , ne kadar derin alimlere ... Ne kadar da bilgi sahibiler....
Ancak küçük (siz benim küçük diye dalga geçtiğime bakmayın) evet küçük bir sorun var.
1 - Bu menzil taşı ( yani kilometre taşı) tarihi eser değil...
2 - Bu menzil taşı "TAŞ" değil... (yani eline alan her insan onun taş olmadğını anlar da bu uzmanlar kurulu nedense anlamamış. Bence bunu anlamamaları olanaklı değil başka amaç gütmüşlerdir.)
3 - Bu menzil taşı "TAHTA" dan yapılmış....!!!!!!
4 - Bu menzil taşı "TOZKOPARAN" diye uyduruk çocuk dizisinde dekor olarak kullanılmış....
5 -
Yalan üzerine kurulu dünyada doğru öksüz kalır , doğru söyleyen cezalandırılır (eeee "doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar" atasözü de bize ait değil mi?).
Doğruyu söylemek hele hele , hele hele böyle bir ortamda ;
DOĞRUYU SÖYLEMEK , DOĞRUYU SÖYLEYENİ SAVUNMAK , DOĞRU SÖYLEMEK YETMEZ DOĞRUYA UYGUN EYLEMDE BULUNMAK ve TARİHİN DOĞRU TARAFINDA YERİNİ ALMAK DEVRİMCİLİKTİR....


Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...



*Not : Bu kadar uzun olmasına rağmen iki konuya daha değinmesem olmazdı.
@eankara 'nın plastik sanatlar (özellikle resim) konusundaki bilgisine , algıda seçiciliğine hayranım.
@fungu'nun çok yönlülüğünü biliyorum ama (ben de bir fotoğraf sanatçısıyım) fotoğraflarına da hayranım... Anladığım kadarı ile belgesel fotoğraf türüne ağırlık veriyorsun. Ama detaylı inceledim... Fotoğraf sanatının tüm özelliklerini de taşıyor aynı zamanda fotoğrafların...

Havalar düzelince "Soğuk Çeşme Sokağı"na gidip bir de @eankara ve @furgnu'nun gözü ile tekrar, tekrar uzun uzun seyredip düşüneceğim....
Son not : Ankara'da Ulucanların hemen alt tarafında böyle tarihi eserlerin restore edildiği bir mahalle var. İnanılmaz güzelliktedir. Ankara'ya veda ederken bende anısı olan (51 yıl yaşadım) Ankara'yı (aslında anılarımı) fotoğraflamıştım. Bu değindiğim yerin de fotoğraflarını çekmiştim. Şu an bulamadım...








 

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
981
13,878
İstanbul
@fungu'nun çok yönlülüğünü biliyorum ama (ben de bir fotoğraf sanatçısıyım) fotoğraflarına da hayranım... Anladığım kadarı ile belgesel fotoğraf türüne ağırlık veriyorsun. Ama detaylı inceledim... Fotoğraf sanatının tüm özelliklerini de taşıyor aynı zamanda fotoğrafların...

dedo11 üstadım nazik değerlendirmeniz için teşekkür ederim. Uzun yıllar çok kötü fotoğraflar çektim. Kardeşim, eleştirileriyle beni yönlendirdi; öyle öyle biraz aşama kaydedebildim. Belgesel ağırlıklı fotoğraflar çektiğim doğrudur, zaman zaman da denk gelirse, hayvanları da fotoğraflamayı seviyorum.
 
Üst