Taylan Kara - Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
822
11,511
İstanbul








Taylan Kara'nın "Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme" ismini verdiği 4 kitabının içindekiler bölümünün görselleri.
Yazarın youtube kanalı da bulunmaktadır:
 

yeryüzü

Yönetici
3 Eki 2011
17,804
87,475
hiçbiryerde :)
Ya şu Orhan Pamuk konusunda yazılanlara çok şaşırıyorum.
Onu eleştirenlerin, kitaplarının sıkıcı veya kendisinin politik
nedenlerle başarılı olduğunu düşündüklerinden başka
eleştirilerini pek görmedim; Orhan Pamuk'un eserlerinin
zenginliğinden bahsedenleri de eleştiriyorlarmış,
Taylan Kara'nın yaptığı gibi:

"....
O. Pamuk’u eleştiren faşisttir!


Bir başka örnek Boğaziçi Üniversitesi’nden iki akademisyenin yazdığı bir yazıdır:

Orhan Pamuk’un metinlerinin okuyucu nezdinde bir anlam ifade edebilmesi için dünya edebiyatıyla tanışık ve barışık olmak; yazarın Thomas Mann’la, Marcel Proust’la sohbet ettiğini bilmek ve bundan haz almak önkoşul. Uzun lafın kısası, Orhan Pamuk okumak entelektüel bir uğraş.(2)

Özetle yazarlar, O. Pamuk’un metinlerini eleştiriyorsanız dünya edebiyatından bihaber olduğunuzu söylemektedir. Sanki T. Mann ya da Proust’u bir tek bu yazının yazarları okumuş! Bu özgüven karşısında gerçekten saygıyla eğilip şapka çıkarmak lazım!
...."

Resimden anlamak için resimlerle biraz haşır neşir olmak, biraz resimlere bakmak, incelemek gerekir, değil mi: e edebiyat farklı bir şey mi?...

Neyse...


İlk kez dikkatimi çekti bu isim, bu eleştirisini anlamsız buldum, yazısı : Ne anlayacağız şimdi bu eleştiri yazısından, Orhan Pamuk okuyalım mı, okumayalım mı, ya da ne?

Diğer konularda neler düşünüyor bilmiyorum... Sonra, sorumu genişleterek sordum, aldığım cevap:

Taylan Kara
, bu kitaplarında oldukça sert, tavizsiz ve "ezber bozan" bir sistem eleştirisi yürütüyor. Temel derdi, sanatın ve düşüncenin egemen güçler tarafından nasıl birer uyuşturucuya veya manipülasyon aracına dönüştürüldüğünü deşifre etmektir.

İşte bu iki kitabın ana hatlarıyla anlatmak istedikleri:

1. Edebiyatla Ahmaklaştırma​

Bu kitapta Kara, günümüz edebiyat piyasasının estetik kaygılardan ziyade ideolojik bir operasyon yürüttüğünü savunur.

  • Piyasa Edebiyatı Eleştirisi: Yazara göre "çok satan" veya sürekli parlatılan pek çok eser, okuru gerçek dünyadan koparır. Edebiyat, hayatı anlamlandırmak yerine hayatın üzerine bir tül perde çekmek için kullanılır.
  • Bilinçsizleştirme: Kitap, edebiyatın insanları daha duyarlı hale getirmek yerine, onları sahte bir duyarlılıkla oyalayarak siyasetten ve toplumsal gerçeklikten uzaklaştırdığını öne sürer.
  • Ödül ve Tanıtım Mekanizmaları: Edebiyat ödüllerinin ve yayıncılık tekellerinin, "makbul" bir yazar tipi yaratarak muhalif düşüncenin içini boşalttığını iddia eder.

2. Felsefeyle Çökertme​

Burada ise odak noktası akademik ve popüler felsefedir. Kara, felsefenin bir "hakikat arayışı" olmaktan çıkarılıp bir "safsata üretme" aracına dönüştürüldüğünü savunur.

  • Postmodernizm Eleştirisi: Kitabın merkezinde postmodern felsefeye yönelik ağır bir eleştiri vardır. Taylan Kara; nesnelliğin, bilimin ve ortak doğruların inkar edilmesinin insan zihnini savunmasız bıraktığını söyler.
  • Kavram Karmaşası: Anlaşılmaz terimler ve karmaşık cümlelerle felsefenin "fildişi kulesine" hapsedildiğini, böylece halkın ve aydınların gerçek sorunları analiz etme yeteneğinin felç edildiğini savunur.
  • Entelektüel Teslimiyet: Felsefenin, düzeni değiştirmek yerine düzenin saçmalıklarını meşrulaştıran bir kılıf haline getirilmesine karşı çıkar.

Ortak Tema: "Zihinsel İşgal"​

Taylan Kara’nın bu eserlerinde okuyucuya vermek istediği asıl mesaj şudur:

Okuduğunuz her kitap, hayran olduğunuz her yazar sizi özgürleştirmiyor olabilir; aksine, düşünme yetinizi elinizden alıyor olabilir.
Yazar, okuru "ideolojik bir bağışıklık sistemi" geliştirmeye davet eder. Ona göre kültür endüstrisi, bireyi edilgenleştirmek ve sorgulama yeteneğini köreltmek için edebiyatı ve felsefeyi birer silah gibi kullanmaktadır.

Yeni konu için teşekkürler sevgili @funghu .
 

eankara

Onursal Üye
24 May 2010
1,502
9,294
Katıldığım, katılmadığım yanlarıyla tam bir '' zihin egzersizi '' türünden kitaptı, Sn. @funghu . Bazı kitaplar, üzerinde düşünmeye , hatta yorum yapmaya kışkırtıyor. Bu kitap, benim için tam da bu kategoride bulunuyor, tam arşivlik bir kitap ! Kitapta değinilen çeşitli konular, tıpkı bir '' puzzle '' parçaları gibi, günümüz ortamına ( özelde toplumumuza ) sosyolojik bakış açısı sunuyor. Başta da yazdığım gibi, doğal olarak katılmadığım yanları bile, konuları sorgulamayı, yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Bu konular, tek başına bile ele alındığında örneğin; '' Orhan Pamuk '' , '' Düşüncenin dönüşüm mekanizmaları '', '' Dekemalizasyon '',... yok, yok, hemen hepsi için durum aynı !! Hepsi de sonsuz düşünce ve yorum deryası !! En iyisi tekrar okuyayım, yeni notlar çıkarayım !! :) :) :)

Paylaşımlarınızın her biri merak kaynağım. Bu çok ilginç kitap için teşekkürlerimi sunuyorum Sn. @funghu .
 
Son düzenleme:

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
822
11,511
İstanbul
Sevgili @yeryüzü , Sevgili @eankara

Değerli yorum ve katkılarınız için teşekkür ediyorum.

Orhan Pamuk ile ilgili olarak beni sevindiren bir nokta var. Kendisi, Ermeni ve Kürtlerin katlediğini söylemesinden çok önce eleştirilmeye başlanmıştı. Bu eleştirilerden, bir yazar için en tatsız olanı elbette intihal iddiasıydı. İntihal çok barizdi, ancak 'metinlerarasılık' söylemiyle savunuldu. Taylan Kara'dan önce Tahsin Yücel, Ahmet Taner Kışlalı, Oktay Akbal, Cengiz Gündoğdu gibi isimlerin eleştirileri var. Eleştirilerden en kapsamlı olanı sanıyorum Yalçın Küçük'ün Şebeke isimli kitabıdır.

Taylan Kara'nın youtube kanalında söylediği bir cümle var, 68 Kuşağı için söylüyor: Maksim Gorki'nin Ana'sını okuyarak solcu olanlar, Marx'ın Kapital'ini okuyarak solcu olanlardan fazladır... Burada edebiyatın önem ve gücüne vurgu yapıyor.

Kanımca, en az politik reflekslerimiz kadar edebiyat, kültür, sanat alanlarında da reflekslerimiz sağlam olmalı.

Yeni paylaşımlarda buluşmak dileğiyle.
 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,363
6,979

Sayın @funghu , Sayın @ yüryüzü , Sayı @eankara ;

Değerli dostlar ne güzel bir konu açılmış , ne güzel düşünceler kanatlanmış uçuşuyor , çok mutlu oldum. Tümünüzün düşünceleri çok ama çok güzel...

Ben Taylan Kara'nın görüşlerini "YENİ GELEN" dergisinde tanıdım... Hani @eankara'nın dediği gibi düşüncelerinin bir kısmına (hatta bence tümüne bile katılmasanız bile) sizi düşünmeye davet ediyor , kışkırtıyor.... Bu da çok önemli bir durum.

Gelelim Orhan Pamuk'a ; ben de neredeyse tüm kitaplarını çok dikkatli okudum. (Sevgili @yeryüzü düşüncelerine katılmadığımız kişilerin kitaplarını da okuyoruz elbette. Hatta daha dikkatle okuyoruz.) Burada Orhan Pamuk'un intihali'ne , edebi değeri de elbette ki tartışılır.
Ancak bunların dışında da Orhan Pamuk ve çevresinin düşünce ve tutumlarını (siyasi , toplumsal) elbette ki ; 2. Cumhuriyetçiler olarak , neoliberal olarak , yetmez ama evetçi olarak , ermeni soykırımcılığı ile bizleri suçlamasını , kürtleri soykırıma uğrattığımız ile bizi suçlamasını da eleştirisiz bırakacak halimiz yok.

Küçük Bir örnek :
* Yetmez ve evet diyerek tek kişilik yönetim şeklini yerleştirmede suçları varken , onlar hiç oralı olmuyor , tek bir öz eleştiri vermedikleri gibi Avrupa'da bir panelde bu konu sorulunca soruyu soranı azarlayıp "siz hala oradamısınız (çok önceki tarihlerde bilinen bir ANAP lı da siz hala orada mı otluyorsunuz diye bizi suçlamışlığı vardır.)

* Atatürk'ü koruma kanunu çok saçma diye buna savaş açanlar (ki bu yasayı CHEP değil Demokrat Parti çıkarmıştır.) bugüne dek iki bin küsür dava açılmışken , şu an da cumhurbaşkanlığına hakaret dava sayısı 350-380 BİN ( evet bin) dava açılmışken liboşların bir tekinin bu konuda ağzını açtığını duydunuz mu?

* Nobel ödülünü çok dost göründüğü Yaşar Kemal almasın diye neler yaptı neler ne ispiyonculuk , jurnalcilik (örneğin çok koyu bir sosyalist olduğunu Nobel komitesine ulaştırmak gibi) ...

* Gerek ermeni soykırımı , gerek kürt soykırımı SUÇLAMASINI-İFTİRASINI da (nobel için , Avrupaya yaranmak için) atmasına girmek bile istemiyorum. Çünkü soykırım nedir , ne değildir , nasıl çarpıtılır , ermeniler , kürtler neler yapmışta o olaylar olmuş , o olayları bizi suçlayan ülkelerde yapsalardı neler olurdu , gibi konular çok uzun konular...

* Yıllar yılı ASKERİ VESAYET diye diye milleti aptala çevirenler sonradan gördü ki FETÖ ile birlikte imişler (malum onlar askeri darbeye uçağı bile alet ettiler).
Ayrıca şimdi askeri vesayet yok mu (biat mı demek gerekir) neden şimdi ağızlarını açmıyorlar.
( Biz de askeri vesayete ömrümüzce karşı çıkmadık mı? Ama bizim karşı çıkışımız şimdi Atatürkçü görünen komutanlar bile NATO'nun askeri değiller miydi, Amerikan Emperyalizminin askerleri değiller miydi , onun çıkarlarını savunmuyorlar mıydı, 12 Mart Askeri darbesi (muhtırası ile başlayan) , 12 Eylül Askeri darbesi bile Amerika uşaklığı değil miydi? Ama onlar bu açıda değil başka açıdan karşı çıkıyorlar. )

* Siyaset bilimi ile ilgilenen ve tarih bilgisine (belleğine) sahip insanlar şu saptamada bulunuyorlar : NEOLİBERALİZM ; KAPİTALİZMİN , EMPERYALİZMİN , FAŞİZMİN , DİKTA REJİMLERİN BUZKIRAN GEMİSİDİR.
Hitleri iktidara getirmek için canhıraş uğraşanlar (sebep olanlar) sonra anti-faşist mücadeleye hiçbir şekilde katılmadan buharlaşmışlardır...

* Şimdilerde tek birinin bile ağzını açıp eleştiri yaptığını gören var mı? Yani her şey birden bire güllük gülistanlık mı oldu?...


Yani biz bu siyasi tutumun , davranışın eleştirisin yapmayalım mı ? Burada sadece Orhan Pamuk söz konusu da değildir. Bütün neoliberaller vb. leridir..



Aslında buraya düşüncelerini aktaran siz dostlara selam gönderip gidecektim. Her zamanki gibi yine uzattım. Hoşgörüle....

BEYNİNİZE SAĞLIK yoldaşlar....
 
Üst