Taylan Kara - Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
819
11,455
İstanbul








Taylan Kara'nın "Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme" ismini verdiği 4 kitabının içindekiler bölümünün görselleri.
Yazarın youtube kanalı da bulunmaktadır:
 

yeryüzü

Yönetici
3 Eki 2011
17,802
87,447
hiçbiryerde :)
Ya şu Orhan Pamuk konusunda yazılanlara çok şaşırıyorum.
Onu eleştirenlerin, kitaplarının sıkıcı veya kendisinin politik
nedenlerle başarılı olduğunu düşündüklerinden başka
eleştirilerini pek görmedim; Orhan Pamuk'un eserlerinin
zenginliğinden bahsedenleri de eleştiriyorlarmış,
Taylan Kara'nın yaptığı gibi:

"....
O. Pamuk’u eleştiren faşisttir!


Bir başka örnek Boğaziçi Üniversitesi’nden iki akademisyenin yazdığı bir yazıdır:

Orhan Pamuk’un metinlerinin okuyucu nezdinde bir anlam ifade edebilmesi için dünya edebiyatıyla tanışık ve barışık olmak; yazarın Thomas Mann’la, Marcel Proust’la sohbet ettiğini bilmek ve bundan haz almak önkoşul. Uzun lafın kısası, Orhan Pamuk okumak entelektüel bir uğraş.(2)

Özetle yazarlar, O. Pamuk’un metinlerini eleştiriyorsanız dünya edebiyatından bihaber olduğunuzu söylemektedir. Sanki T. Mann ya da Proust’u bir tek bu yazının yazarları okumuş! Bu özgüven karşısında gerçekten saygıyla eğilip şapka çıkarmak lazım!
...."

Resimden anlamak için resimlerle biraz haşır neşir olmak, biraz resimlere bakmak, incelemek gerekir, değil mi: e edebiyat farklı bir şey mi?...

Neyse...


İlk kez dikkatimi çekti bu isim, bu eleştirisini anlamsız buldum, yazısı : Ne anlayacağız şimdi bu eleştiri yazısından, Orhan Pamuk okuyalım mı, okumayalım mı, ya da ne?

Diğer konularda neler düşünüyor bilmiyorum... Sonra, sorumu genişleterek sordum, aldığım cevap:

Taylan Kara
, bu kitaplarında oldukça sert, tavizsiz ve "ezber bozan" bir sistem eleştirisi yürütüyor. Temel derdi, sanatın ve düşüncenin egemen güçler tarafından nasıl birer uyuşturucuya veya manipülasyon aracına dönüştürüldüğünü deşifre etmektir.

İşte bu iki kitabın ana hatlarıyla anlatmak istedikleri:

1. Edebiyatla Ahmaklaştırma​

Bu kitapta Kara, günümüz edebiyat piyasasının estetik kaygılardan ziyade ideolojik bir operasyon yürüttüğünü savunur.

  • Piyasa Edebiyatı Eleştirisi: Yazara göre "çok satan" veya sürekli parlatılan pek çok eser, okuru gerçek dünyadan koparır. Edebiyat, hayatı anlamlandırmak yerine hayatın üzerine bir tül perde çekmek için kullanılır.
  • Bilinçsizleştirme: Kitap, edebiyatın insanları daha duyarlı hale getirmek yerine, onları sahte bir duyarlılıkla oyalayarak siyasetten ve toplumsal gerçeklikten uzaklaştırdığını öne sürer.
  • Ödül ve Tanıtım Mekanizmaları: Edebiyat ödüllerinin ve yayıncılık tekellerinin, "makbul" bir yazar tipi yaratarak muhalif düşüncenin içini boşalttığını iddia eder.

2. Felsefeyle Çökertme​

Burada ise odak noktası akademik ve popüler felsefedir. Kara, felsefenin bir "hakikat arayışı" olmaktan çıkarılıp bir "safsata üretme" aracına dönüştürüldüğünü savunur.

  • Postmodernizm Eleştirisi: Kitabın merkezinde postmodern felsefeye yönelik ağır bir eleştiri vardır. Taylan Kara; nesnelliğin, bilimin ve ortak doğruların inkar edilmesinin insan zihnini savunmasız bıraktığını söyler.
  • Kavram Karmaşası: Anlaşılmaz terimler ve karmaşık cümlelerle felsefenin "fildişi kulesine" hapsedildiğini, böylece halkın ve aydınların gerçek sorunları analiz etme yeteneğinin felç edildiğini savunur.
  • Entelektüel Teslimiyet: Felsefenin, düzeni değiştirmek yerine düzenin saçmalıklarını meşrulaştıran bir kılıf haline getirilmesine karşı çıkar.

Ortak Tema: "Zihinsel İşgal"​

Taylan Kara’nın bu eserlerinde okuyucuya vermek istediği asıl mesaj şudur:

Okuduğunuz her kitap, hayran olduğunuz her yazar sizi özgürleştirmiyor olabilir; aksine, düşünme yetinizi elinizden alıyor olabilir.
Yazar, okuru "ideolojik bir bağışıklık sistemi" geliştirmeye davet eder. Ona göre kültür endüstrisi, bireyi edilgenleştirmek ve sorgulama yeteneğini köreltmek için edebiyatı ve felsefeyi birer silah gibi kullanmaktadır.

Yeni konu için teşekkürler sevgili @funghu .
 

eankara

Onursal Üye
24 May 2010
1,499
9,268
Katıldığım, katılmadığım yanlarıyla tam bir '' zihin egzersizi '' türünden kitaptı, Sn. @funghu . Bazı kitaplar, üzerinde düşünmeye , hatta yorum yapmaya kışkırtıyor. Bu kitap, benim için tam da bu kategoride bulunuyor, tam arşivlik bir kitap ! Kitapta değinilen çeşitli konular, tıpkı bir '' puzzle '' parçaları gibi, günümüz ortamına ( özelde toplumumuza ) sosyolojik bakış açısı sunuyor. Başta da yazdığım gibi, doğal olarak katılmadığım yanları bile, konuları sorgulamayı, yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Bu konular, tek başına bile ele alındığında örneğin; '' Orhan Pamuk '' , '' Düşüncenin dönüşüm mekanizmaları '', '' Dekemalizasyon '',... yok, yok, hemen hepsi için durum aynı !! Hepsi de sonsuz düşünce ve yorum deryası !! En iyisi tekrar okuyayım, yeni notlar çıkarayım !! :) :) :)

Paylaşımlarınızın her biri merak kaynağım. Bu çok ilginç kitap için teşekkürlerimi sunuyorum Sn. @funghu .
 
Son düzenleme:

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
819
11,455
İstanbul
Sevgili @yeryüzü , Sevgili @eankara

Değerli yorum ve katkılarınız için teşekkür ediyorum.

Orhan Pamuk ile ilgili olarak beni sevindiren bir nokta var. Kendisi, Ermeni ve Kürtlerin katlediğini söylemesinden çok önce eleştirilmeye başlanmıştı. Bu eleştirilerden, bir yazar için en tatsız olanı elbette intihal iddiasıydı. İntihal çok barizdi, ancak 'metinlerarasılık' söylemiyle savunuldu. Taylan Kara'dan önce Tahsin Yücel, Ahmet Taner Kışlalı, Oktay Akbal, Cengiz Gündoğdu gibi isimlerin eleştirileri var. Eleştirilerden en kapsamlı olanı sanıyorum Yalçın Küçük'ün Şebeke isimli kitabıdır.

Taylan Kara'nın youtube kanalında söylediği bir cümle var, 68 Kuşağı için söylüyor: Maksim Gorki'nin Ana'sını okuyarak solcu olanlar, Marx'ın Kapital'ini okuyarak solcu olanlardan fazladır... Burada edebiyatın önem ve gücüne vurgu yapıyor.

Kanımca, en az politik reflekslerimiz kadar edebiyat, kültür, sanat alanlarında da reflekslerimiz sağlam olmalı.

Yeni paylaşımlarda buluşmak dileğiyle.
 
Üst