Sermaye Kültüründen Kopuş - 8 (1995 Temmuz)

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
774
10,780
İstanbul
f2wfsdk.png
8pz8ul4.png


 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,278
6,688

Sayın funghu ;

"Kopuş, yıldönümü fetişizmine karşı bilinçli bir mücadele içindedir. Bizim yolaçıcı yazarlarımız, ölüm ya da doğum yıldönümlerine sıkıştırılarak anılmazlar. Sürekli yürüyüşümüzün içindedirler. Tarihsel süreci gündeme getirmek için yıldönümlerine ihtiyacımız yoktur. Bu nedenle dergimizin sayfalarını mezarlık ziyaretlerine çevirmekten özenle kaçınırız. O sayfalar yaşayan tarih bilincimizin daha da geliştirilmesi için kullanılır.
Eğer bir sanatçıyı, düşünürü gündeme getireceksek bunu ihtiyaçlarımız belirler. Bu sayıda da görüleceği gibi, Marx'ı, Chirstopher Caudwell'i gündeme getirirken bu fetişzimkırıcı anlaş geçerlidir. Asım Bezirci'yi, Orhan Kemal'i, Sabahattin Ali'yi, Walter Benjamin'i, Brecht'i liste uzayıp gider, hiç unutmadık ki, hatırlamak için yıldönümlerine ihtiyacımız olsun. Sivaş'ta iki yıl önce katledilen 34 aydını hiç unutmadık ki hatırlayalım."

Bu satırlar hemen 1. sayfadaki "Hiç unutmadık ki hatırlayalım" başlıklı giriş yazısından...

Vargı : Yukarıdaki görüş te bir görüş. Tamam. Ama ben katılmıyorum bu görüşe. Onlar karşımda olsa şunları derdim :
"Tamam kardeşim unutmuyorsun sadece bir tarihte anmakla yetinmiyorsun. Doğru. Ama kardeşim sana ilgili tarihte anınca başka tarihlerde anma , değinme demiyoruz ki. Gerek duydukça bir kişiyi , konuyu an ama ilgili tarihte de tekrar an, değin. Örnek Sivas katliamını gerek gördüğünüzce andını. Güzel unutulacak bir tarihte değinilecek bir konu kesinlikle değil. Ancak yani diyelim ki Ocak ayında değindin diye (2 Temmuz 1993) 2 Temmuz tarihinde susarak mı geçirmek gerekir. Hem ocakta , şubatta , martta.... an hem 2 Temmuz nedeniyle Temmuz da değin sonrasında da değin... Kaleminizi tutan , tuşlarınızı engelleyen mi var...
Farklı olmak için böyle garip tarzlara , savlara gerek yoktur..." derdim.

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...

 

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
774
10,780
İstanbul
Sayın funghu ;

"Sivaş'ta iki yıl önce katledilen 34 aydını hiç unutmadık ki hatırlayalım."

Vargı : Yukarıdaki görüş te bir görüş. Tamam. Ama ben katılmıyorum bu görüşe. Onlar karşımda olsa şunları derdim :
"Tamam kardeşim unutmuyorsun sadece bir tarihte anmakla yetinmiyorsun. Doğru. Ama kardeşim sana ilgili tarihte anınca başka tarihlerde anma , değinme demiyoruz ki. Gerek duydukça bir kişiyi , konuyu an ama ilgili tarihte de tekrar an, değin. Örnek Sivas katliamını gerek gördüğünüzce andını. Güzel unutulacak bir tarihte değinilecek bir konu kesinlikle değil. Ancak yani diyelim ki Ocak ayında değindin diye (2 Temmuz 1993) 2 Temmuz tarihinde susarak mı geçirmek gerekir. Hem ocakta , şubatta , martta.... an hem 2 Temmuz nedeniyle Temmuz da değin sonrasında da değin... Kaleminizi tutan , tuşlarınızı engelleyen mi var...
Farklı olmak için böyle garip tarzlara , savlara gerek yoktur..." derdim.
Sayın dedo11,

Dergide 34 aydının katledilmesinden bahsediliyor ki; sık yapılan bir hatadır. Kimi yerlerde bu sayı 37'dir, bazısında 35'tir.
Doğrusu şudur: Misafir olarak gelenlerden 33 kişi öldürülmüştür. Ölenlerden ikisi otel görevlisidir. Kalan iki kişi ise, saldırganlardandır.

Yıldönümlerinde anmanın benim için hiçbir sakıncası yoktur. Anmalarla ilgili olarak hoşlanmadığım bazı yönler var.
Birincisi, kimi değerlerimizin içi boşaltılarak anılmasıdır. Bu tür anmalarda, anılan kişinin hayatını adadığı idealler bir yana bırakılır, daha önemsiz yönleri öne çıkartılır.
İkincisi, ölen ya da öldürülen değerlerimizin Aziz mertebesine çıkartılmasıdır. Bu tür abartmalardan da kaçınmamız gerektiğini düşünüyorum.
 
Son düzenleme:
Üst