Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Milliyet Sanat - Yeni Dizi Sayı 22 - 15 Nisan 1981
MİLLİYET SANAT.......
.....1980-1981 yıllarına ait 23 dergi....sanatla ilgili konular, güzel bir dergi... emeklerinize, ellerinize sağlık çok teşekkürler........
".... Descartes ve Locke ve Newton'un soyut düzeyde koordinatlarını çizdikleri yeni dünyada, olayların belirli nedenleri vardır. Dolayısıyla romandaki olayların da belirli nedenleri vardır. Dolayısıyla romandaki olayların da belirli nedenleri olmasını bekleriz. Doğaüstü veya doğaötesi varlıklar, güçler romanın akışına karışır, olayları ekilemeye başlarsa, yadırgarız bunu. Böyle şeyler okumak için elimize almamışızdır romanı. "Gerçekliğe aykırı" mekanizmalar işliyorsa, "romandan" beklediğimize uymaz bu durum. Gerçi her zaman, klasik denebilecek roman yapısına aykırı eserler yazılmıştır. Emily Bronte'nin kitabında bir hayalet çıkar karşımıza. Neo-klasik çağdan romantik döneme geçilirken "Gotik" roman türü belirir. Burada da, zincirlerini şakırdatan hortlaklar ve benzerleri, korku türünün ilk örneklerini verir. Ama bunlar, romanın biçimini sömüren, roman da gerçeklik yanılsaması uyandıran teknikleri kullanarak kendi fantastik dünyalarına inandırıcılık kazandıran kitaplardır ve onları her zaman geleneğin, ana akışın kıyısında istisnalar olarak görürüz. Roman, hatt abugüne kadar, kökeninin "ampirik gerçeklik" gereğine uymaya devam eder."
Bu satırlar Murat Belge'nin "Marquez ve romanda yenilik" başlıklı yazıdan... Vargı : Neden bu satırları aktardım? Basit bir konuyu bilgi dağarcığındaki bazı doğrularla allayıp pullamakla kargaşa , kurgaşa çıkarmağa örnek olsun diye...
Bunlar sade anlatım yapamazlar , çünkü kafalarının içindeki dünya da karman çormandır.. Onun için Murat Belge ve benzerleri Türkiye'de Marksizm gerçek kaynaklarından öğrenilirken tutup "Birikim" dergisi çıkarıp millete Marksizm diye Althussercilik pompalamaya başladılar. 2000 li yıllarda ise makyajları dökülmeye başladı. Bu kez kendilerine "Liberal Marksist" demeye başladılar ancak bu halk bunlara kendince ad koydu. Bunlara "Yetmez ama evetçiler" dedi. Bunlar da özeleştiri vereceğine o da sadece bir "biz kullanışlı aptallardık" dedi... Bu yeterli mi?
"Dostlar Tiyatrosu'nun Galatasaray'daki yeni salonunda "Her Gün Yeni Baştan" adlı, çeşitli oyunlardan bölümler ve şiirlerden oluşan tek kişilik bir oyun sergilemekte olan Genco Erkal, Sıkıyönetim Komutanlığı'nca önce tutuklandı, daha sonra oyunda suç sayılabilecek bölümler bulunmaması üzerine serbest bırakıldı."
Bu satırlar 57. sayfadaki "Genco Erkal önce tutuklandı, daha sonra serbest bırakıldı" başlıklı haberden.
Vargı : Yıl 1981 düşünün 12 Eylül 1980 de ABD uşağı Kenan Evren ve şürakası askeri darbe yapmış ve sıkıyönetimin en baskıcı günleri. Düşünün Askeri darbe günleri ve mahkeme tutuklanıp yargılanmasını istediği Genco Erkal'ı SUÇSUZ BULUYOR serbest bırakıyor. SUÇSUZ BULABİLİYOR VE SERBEST BIRAKABİLİYOR. YANİ TÜRKİYEDE YARGIÇLAR VAR... ( Bundan o dönem her alınan karar bu kadar özgür ve doğrudur anlamı çıkmasın sakın. )