Milliyet Sanat - Yeni Dizi Sayı 14 - 15 Aralık 1980

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
954
13,456
İstanbul
5jbvvtl.png
2aqo2sb.png

 

eankara

Onursal Üye
24 May 2010
1,539
9,572
Afiş sanatı önem verdiğim sanat konularından. Sanat Tarihi'nde resim sanatının nasıl farklı dönemleri varsa, afiş sanatının da farklı dönemleri bulunuyor. Daha çok Art Nouveau ve Art Deco dönemleriyle başlayan bu sanat dalına tutkum, sonraları Polonya, Rus, Çin hatta Nazi propaganda posterleriyle sürdü. Sanat tarihinde yeri olan bu posterlerin her biri tıpkı tablolar gibi, meraklısı için seyir zevki vermekte. Bu sanatın '' Başlangıç Dönemi ''ndeki sanatçı olarak Jules Cheret gösterilir, afişlerindeki renk armonisi müthişti. Ama bence başlangıç için, çok daha gerilere gitmek gerekir. Tabii bizden de önemli sanatçılarımız var. Her biri Grafik Tasarım sanatımızın kilometre taşları. Başta İhap Hulusi ( Sümerbank ve çeşitli kamu kurumları için yaptığı çalışmalar ) olmak üzere Bülent Erkmen, Erkal Yavi, Mengü Ertel ( '' Keşanlı Ali Destanı '' afişi klasikler arasında. Ertel'in bu afişi bana her zaman Turhan Selçuk çizimlerini hatırlatmıştır ) gibi unutulmaz sanatçılarımız, ilk aklıma gelenler. Yıllar önce, sanat dergileri içinde ilk okuduğum sanat dergisi olan Milliyet Sanat dergisinde bu konunun işlenmesini burada görmek sevindirdi beni. Belki bu sayıyı zamanında okudum, unutmuşum. Çeşitli ülkelerden '' Graphis Posters 80 '' için seçilen yapıtları konu edinmiş, arşivlememe yol açtı. Teşekkürler @funghu.
 
Son düzenleme:

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,424
7,183


Sayın funghu :

Afiş sanatı anlatılıyor. Benim değineceğim ;
"Cirdue Afred / Adam & Eve" afişi. Bir başka dilde olana kendi dilinde karşılık bulunca sanki kendinin miş gibi davranan ülkeleri hiç sevmem. Bunlardan biri de "Adam & Eve" almışlar "Adam" ı "Adem" yapmışlar. "Eve" i "Havva" yapmışlar sanki kendilerine aitmiş gibi yaşayıp gidiyor tüm arap ülkeleri ve bizler... Neyse asıl değinmek istediğim iki ayrı cinsten kişiler birbirine koşuyor ve tepelerinden elma düşüyor. Afiş başarılı elbet ama. Bize anlatılanlara göre önce elmayı yiyecekler ondan sonra birbirine doğru koşacaklar :) :) :)
Diğer afiş (aslında inanın afişteki fotoğrafa-resme dikkat çekmiyorum. Bana inanın.) 4. sayfanın en alt sağındaki afişin yazısı : "
Gerçeği söylemek gerekirse, gerçek yoktur." sözü ilk anda gerçekten de vurucu. Bunun nedeni PARADOKS aslında. Ancak bilen bilir kapitalizm-emperyalizm'in felsefesinin asıl derdi "GERÇEK" tir ve ille de bunun olmadığını toplumun şuur altına işlemek ister. Yani bu bir gerici felsefedir. Bu derginin tarihi 1981 ama anımsanırsa 2000'li yıllarda bu daha görünür hale geldi ve "Postmodern" , "Posttruth" benzerleri kavramları sunup bütün milleti bunun peşine takarak ( kuantum'daki belirsizlikten de yararlanıp kötü niyetli kullanımını kullanarak ta topluma enjekte edilen gerici ve tükenmiş-çürümüş kapitalizm ve emperyalizmin felsefesinin işlevini yerine getirmişlerdir.

Gerçek-hakikat-doğru kavramına biz nasıl bakıyoruz. Elbette ki bizim dışımızda , hatta biz olmasak bile dış dünya (nesnel dünya) vardır. Bakınız Marx bu konuda şu sonuca varmıştır : "DOĞRU vardır. Ancak MUTLAK DOĞRU yoktur." Bu söylendiği dönem (diyalektik ve tarihsel materyalizm) pek anlaşılmamış ve ancak daha sonraki dönemlerde bilim de aynı sonuca varmıştır. Bilimin yaptığı da budur...

PARADOKS (= mantıksal çelişki) barındıran tümceler vurucudur , elbet. Ancak yukarıda değindiğim gibi bazen gerici , yanlış iletiler barındırabilir. En sevdiğim iki paradoks barındıran tümceyi aşağıya alıyorum...
"Tüm Giritliler yalancıdır."
Bu sözde ne var diyenler olabilir (çoğunuz bilirsiniz elbet) . Bu sözü Knossoslu Epimenides söylüyor. Paradoksu yaratan ise kendisinin de M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış bir GİRİTLİ olması...

Şimdi asıl söze gelelim. Buradaki paradoks aslında varmış gibi görünen ama paradoks olmayacak bir slogandır.
"
Soyez realistes, demandez I'impossible" bu söz 1968 öğrenci hareketlerindeki bir duvar yazısından alınmış gösterilse de ben (belki öyle olsun istediğim için. Kesin bilemiyorum.) Che Guevara'nın söylediğini kabul ediyorum.
"
GERÇEKÇİ OLUN, İMKANSIZI İSTEYİN!"

Sizlerin de yaşamınızın sloganı ve yön göstericisi olsun dileğimle....

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim.... ]]

*Not : Dergiyi okumaya başlarken ben Althusser'e değineyim demiştim kendi kendime... Konu beni nereye sürükledi..... Ayrıca Cavit Orhan Tütengil hocam ve A. Kadir beni affetsin (onlara da değinemedim.) ...




 
Üst