Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

murtaza5

Yönetici
15 Tem 2009
15,031
436,995
VEDA BUSESİ ŞARKISININ HÜZÜNLÜ HİKAYESİ .… !!!!

1937 YILINDA YAZILAN 1951 YILINDA BESTELENEN



Yusun NALKESEN’in 5 Eylül 1951 tarihinde muhayyer Kürdi makamında bestelediği VEDA BUSESİ,
Şair Orhan Seyfi ORHON'un kanserden vefat eden kızı için yazdığı''VEDA''isimli şiirdir...

*
Bu şiir sözleri itibarıyla iki aşığın birbirine yazığı şiir olarak algılanmıştır hep.
Hatta aynı isimle çekilen Yeşilçam filminde bile iki aşık arasında geçen hikaye anlatılmıştır.

Bu şarkı ve şiir hakkında yorum yapanlar hep aşıkların birbirlerine söylediği sözler olarak
, kendi aşklarına ithaf etmişlerdir bu şarkıyı.


Hatta en ünlü yorumcular sözlerini bile yanlış söylemekten çekinmemişlerdir bu şarkının.

Bu şarkı ve şiir hakkında yorum yapanlar hep aşıkların birbirlerine söylediği sözler olarak algılayıp, kendi aşklarına ithaf etmişlerdir bu şarkıyı.
*
Hatta en ünlü yorumcular sözlerini bile yanlış söylemekten çekinmemişlerdir bu şarkının.

Şiirin ilk dörtlüğünün son iki mısraı çoğu zaman yanlış söylenmekte; "buseni" yerine "busemi", "yüzüne" yerine "yüzüme" denmektedir.
Halbuki buradaki o sözleri şair karşısındakine değil kendi kendine söylemekte ve kendi gönlüne kahretmektedir.

Tabii her zaman olduğu gibi en doğrusunu şiirin gerçek sözlerinin hakkını vererek Zeki Müren söylemiştir.
***

ŞARKININ GERÇEK HİKAYESİ;

Babası odanın kapısını açarken biraz duraksadı.
Sessizce kapının kolunu aşağıya indirdi.
Bugün daha iyi olması için dua etti. İnşallah hali vakti yerinde olur yüzü güler diye iç çekti.
Tüm gün boyunca doyasıya ona sarılmayı düşünüyordu.
*
O yüzden bütün işlerini iptal etmiş, akşama kadar onun yanında oturmayı planlamıştı.
Eğer her şey iyi olursa belki birlikte bahçeye çıkıp, o en sevdiği ağacın altında bile oturabilirlerdi.

Bunun için sabahın erken saatlerinde bakıcısıyla birlikte masa ve sandalyeleri ağacın altına taşımışlardı bile.
*
İçeriye girdiğinde odanın kalın perdesi boydan boya kapalı haldeydi. Karanlıktan hiçbir şey tam olarak seçilemiyordu.
Uyuyup uyumadığını anlamak için biraz gözünün alışması için kapının ağzında bekledi, biraz alışınca da usulca yatağın üstüne eğildi.
Sanki tüm gece boyunca uyku girmemiş yanağının kıvrımlarından gözyaşı dökülmüş, kısık iki gözle karşılaştı.

Altın sarısı uzun saçları, ensesi açık kalacak şekilde yastığın üstüne çıkmıştı.
Eliyle kıyafetinin boyun kısmını elledi.
Sırılsıklamdı.
Kızı perişan halde gözüküyordu.
Gözleri hemen yaşaran baba, kızının bu halini görmesini istemeyerek usulca eğildi ve dudaklarını alnına koydu.


Ölümünden hemen önce kızı, babasından "gidişine ağlamaması" konusunda söz istemiş, babasıda bu sözü hemen verir.
Ama baba kalbi, o anda verdiği sözü tutamaz ve kızı ile arasında geçen o son anları şiire dökmekten kendini alamaz.

Öpmedi. Çünkü öpmek çok kısa bir andı.
O bu anın hiç bitmesini istemiyordu.
Dudakları kızının alnında öylece bekledi.
Derin derin nefeslerle kokusunu içine çekti.
*
Bu aralar hep aklına gelen anıları tekrar gözlerinin önünde canlandı.
İlk kızlarını daha bebekken havaleden kaybetmişlerdi.
Eşiyle birlikte bu üzüntüyü atlatamamışlar, neredeyse yıllarca birbirleriyle konuşmamışlardı.
Sanki her ikisi de bu ölümden kendilerini suçluyor, birbirlerine karşı suçluluk duyuyorlardı.
*
Acılarını büyütmemek için sessizce yaşayıp gidiyorlardı.
Ta ki yeniden çok sahibi olmak istemelerine kadar.
Kız eliyle babasının kolunu tuttu.
Ancak babası dudaklarını kızının alnından ayırmadı.
Ama biraz daha öyle durursa gözyaşları kızının alnına düşecek ve ağladığı anlaşılacaktı.
*
Başını kaldırmadan boştaki elinin parmaklarıyla gözyaşlarını sildi.
Yatağın yanındaki sandalyeye otururken kızının elini alıp yanağına koydu.
Elleri alev alev yanıyordu.
Belli ki tüm gece kimseyi uyandırmadan ateşler içinde yatakta kıvranmıştı.
O kadar bitkin düşmüştü ki gülümsemek isterken bile yanakları bu isteğine cevap veremiyordu.

Çok kısık bir sesle,
“Dün gece annemi rüyamda gördüm baba.” diyebildi.
Babası ses çıkarmadan bir iç çekti ve gözlerini yerden kaldırmadı. Kızı devam etti.
“İlk kez bu kadar çok güldüğünü gördüm. Gel sana sarılayım diyordu.”
*
Babasının iç ağlayışı hıçkırıklara dönüştü.
Eşini bir yıl önce, kızı henüz yeni hastalandığında kaybetmişlerdi.
Aniden ateşli bir hastalığa tutulmuş ancak tüm ısrarlara rağmen tedavi olmayı reddetmiş adeta ölümü beklemişti.
*
Kızı güçlükle konuştu.
“Annemin öldüğü günü hatırlıyorum. Günlerce ağlamıştın.
" Babasının hıçkırıkları daha da arttı. "

Şu son anlarımda senden bir şey istiyorum babacığım.” diye devam etti kız.
Babası ne istersen iste yeter ki sana bir şey olmasın dere gibi başını salladı.
“Ben öldükten sonra ağlamayacaksın.
Gözünden bir damla yaş bile düşmeyecek anlaştık mı? Bunu benim için yapabilir misin?”
dedi.

Babası imkansızı isteyen kızına baktı,
ağlamaklı halini bastırarak ve dudağına düşen göz yaşlarını dudağını içe kıvırarak saklamaya çalışarak hafifçe yine başını salladı.
*
Cebinden çıkardığı mendille önce yüzündeki yaşları sonra da henüz yeni yeni gözyaşlarından boşalmaya devam eden gözlerini sildi.
Bak sana söz veriyorum asla ağlamayacağım der gibi kızının yüzüne baktı.

Kız çok zor nefes alıyordu.
Adete soluğu durmak üzereydi.
Birkaç saniye içinde de nefes alış verişleri kesildi.


Başı yana düştü.
*
Baba hıçkırıklar içinde kızını kucağına aldı.
Kızın cansız bedeni halen daha ateşler içerisindeydi.
Buna rağmen kızını battaniyeye sardı.
Dışarıda üşümesinden korkuyordu.

Evin kapısını dirseğiyle açıp bahçeye çıktı.
Kızını sandalyeye oturtup, üstünü sıkıca battaniyeyle örttü.
Yanı başında yere çöktü.

Başını kızının kucağına yatırdı ve hıçkırıklarla ağlamaya başladı.

Başını kaldırıp kızının o güzel yüzüne bir kez daha baktı.
O zaman dillerinden bu sözler döküldü .... !!!!

*
VEDA BUSESİ

Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüne bu türlü bakmayacaktın?

Hani ey gözlerim bu son vedada,
Yolunu kaybeden yolcunun dağda
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın

Gelse de en acı sözler dilime
Uçacak sanırdım birkaç kelime...
Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

***
 

mfyrat

Yeni Üye
21 Ağu 2010
44
88
Sayın murtaza5, daha önce internette başka kaynaklardan da okuduğum gibi sizin yazınızı da okudum. O zaman da, bunu okurken de çok duygulandım ve beğendim. İlk okuduğumda konuyu detaylandırmak isterken detaylar için ChatGBT'yi kullanmak istedim ve bilinen bu meşhur ve duygulu hikaye konusunda beni tereddüte düşüren açıklamalar yaptı. Şaiirin kanserden ölen, ki öyle bir kızının olmadığını söylüyor, yavrusu için yazılmadığını açıkladı. Çok şaşırdım ama göz ardı da edemedim. Aşağıda sohbeti paylaşıyorum, umarım daha geniş bir çalışmaya vesile olur. Tüm güzel paylaşımlarınız için yeri gelmişken teşekkürlerimi sunarım.

Veda Busesi” hem çok sevilen bir şiir hem de bu şiirin bestelenmiş haliyle bilinen bir şarkıdır. Şimdi sana bu eser hakkında açıklama, yazılış hikâyesi ve bilgi vereyim 👇

📜 Şiirin Adı / Kökeni

Aslında bu eser klasik olarak “Veda Busesi” adıyla anılsa da şiirin gerçek başlığı “Veda”’dır. Şiirin sözleri Orhan Seyfi Orhon adlı Türk şaire aittir. Orhon, Cumhuriyet döneminin önemli isimlerinden biridir (şair, gazeteci, yazar ve siyasetçi).

🖋️ Orhan Seyfi Orhon Kimdir?

  • Doğum – Ölüm: 1890 – 1972
  • Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında Beş Hececiler akımının temsilcilerindendir.
  • Eserlerinde sade bir dil ve halk şiiri geleneğine yakın hece ölçüsü kullanmıştır.

💔 “Veda” Şiirinin Yazılış Hikâyesi

Bu şiir, genellikle aşağıdaki duygusal anlatımla ilişkilendirilir:
  • Bazı kaynaklarda şiirin, Orhan Seyfi Orhon’un çok sevdiği birini kaybetmenin hüznünü anlattığı söylenir.
  • İnternette çok yayılan bir anlatı da şudur: Şair, kanserden ölen kızına veda ederken bu şiiri yazmıştır.
    🙋‍♂️ Ancak bu özel hikâye edebiyat tarihçileri tarafından kesin doğrulanmış değildir ve bir tür halk arasında anlatılan efsane olarak kabul edilir — yani bu yazılış hikâyesi kesin belgeyle desteklenmez.
Bu yüzden şiir, aşk, ayrılık, gözyaşı ve vedanın genel hüznünü dile getiren bir eser olarak değerlendirilir.

🎶 Şiirin Şarkı Olarak Bestelenmesi

“Veda” şiiri daha sonra Yusuf Nalkesen tarafından bestelenmiştir. Bu beste, klasik Türk müziğine özgü Muhayyerkürdî makamı ile yapılmış ve birçok ünlü sanatçı tarafından farklı dönemlerde seslendirilmiştir.
🎤 Bazı bilinen versiyonlar:
  • Nesrin Sipahi gibi klasik sanat müziği sanatçıları
  • Cem Adrian gibi çağdaş yorumcular
  • Pamela Spence gibi pop/film müziği tarzında yorumlar
  • Muazzez Ersoy gibi nostaljik yorumlar
Her yorumda şiirin duygusal derinliği farklı bir müzikal ifadeyle sunulmuştur.

✨ Şiirin / Şarkının Teması

“Veda Busesi” / “Veda” şiiri şu temaları işler:
  • Ayrılık ve veda
  • Gözyaşı, hasret ve duygu yoğunluğu
  • Kayıp ve hüzün
    Şiirde “veda busesi” (veda öpücüğü) ifadesi, ayrılmanın son anının sembolü olarak kullanılır — bir sevilenle son bakışın ve vedanın şiirsel tasviridir.

📌 Kısaca Özet

  • Şiir: “Veda” — Söz yazarı Orhan Seyfi Orhon.
  • Şarkı olarak yaygın adı: “Veda Busesi”.
  • Besteleyen: Yusuf Nalkesen.
  • Çok sayıda sanatçı tarafından yorumlanmıştır.
  • Yazılış hikâyesi ile ilgili popüler anlatılar olsa da tarihi olarak net belge yoktur.

İstersen sana bu şiirin tam metnini (orijinal Türkçe hali) de paylaşabilirim 🎼 — ister misin?

''Şair, kanserden ölen kızına veda ederken bu şiiri yazmıştır. '' yaygın bir kannat olmasına rağmen doğru olmadığının gerekçelerini yazar mısın

Elbette. Bu iddianın yaygın olmasına rağmen neden doğru kabul edilmediğini, açık ve gerekçeli biçimde maddeler hâlinde yazıyorum:

“Orhan Seyfi Orhon, Veda (Veda Busesi) şiirini kanserden ölen kızına yazmıştır”​

❌ Neden doğru kabul edilmiyor?

1️⃣ Biyografik verilerle uyuşmuyor

Orhan Seyfi Orhon’un:
  • Kanserden ölen bir kızına dair resmî biyografilerde,
  • Kendi yazılarında,
  • Yakın çevresinin tanıklıklarında
herhangi bir kayıt yoktur.
Cumhuriyet dönemi edebiyatçılarının hayatları görece iyi belgelenmiştir. Böyle travmatik bir olay (evlat kaybı) yaşanmış olsaydı, bu durum:
  • Hatıratlarda,
  • Röportajlarda,
  • Akademik biyografilerde
    mutlaka yer alırdı.

2️⃣ Şairin kendisinden böyle bir beyan yok

Orhan Seyfi Orhon:
  • Şiirleri üzerine konuşmuş,
  • Edebiyat anlayışını anlatmış,
  • Döneminin basınında sıkça yer almış bir isimdir.
Ancak:
“Bu şiiri kızım için yazdım”
şeklinde tek bir doğrudan beyanı yoktur.
Edebiyat tarihinde bir metnin yazılış gerekçesi, şairin açık beyanı yoksa kesin hüküm sayılmaz.

3️⃣ Şiirin içeriği “evlat ağıtı” ile örtüşmez

Şiirin dili ve imge dünyası:
  • Romantik,
  • Sevgiliye seslenen,
  • Aşk ve ayrılık temalıdır.
Bir baba–evlat ilişkisine özgü:
  • Koruyucu ton,
  • Kader isyanı,
  • “Evladım” hitabı,
  • Ölüm karşısındaki metafizik sorgulama
şiirde yoktur.
Aksine şiir:
bir sevgiliye edilen son veda hissi verir.
Bu da şiiri, aşk/ayrılık şiiri kategorisine yerleştirir.

4️⃣ İddia geç ortaya çıkmıştır (sonradan üretilmiştir)

Bu anlatı:
  • Şairin yaşadığı dönemde değil,
  • Şiirin yazılmasından çok sonra,
  • Özellikle internet çağında yaygınlaşmıştır.
Bu durum edebiyatta iyi bilinen bir fenomendir:
“duygusal efsaneleştirme”
Yani eser, daha etkileyici olsun diye:
  • Trajik bir hayat hikâyesiyle sonradan ilişkilendirilir.

5️⃣ Akademik ve eleştirel kaynaklar iddiayı reddeder

Edebiyat araştırmaları ve doğrulama platformları:
  • Bu anlatının belgesiz olduğunu,
  • “şehir efsanesi” niteliği taşıdığını açıkça belirtir.
Bilimsel yaklaşım şudur:
Belge yoksa, iddia edebî yorumdur — tarihsel gerçek değil.

📌 Sonuç (net ifade ile):

  • “Veda / Veda Busesi” şiirinin kanserden ölen bir kıza yazıldığına dair güvenilir kanıt yoktur.
  • Bu anlatı, sonradan üretilmiş, duygusal bir yakıştırmadır.
  • Şiir, Orhan Seyfi Orhon’un genel poetikasıyla uyumlu biçimde aşk ve ayrılık temalı bir metindir.
 

kuriboh

Süper Üye
23 Ağu 2018
529
1,202
şu an dünya'da
Sayın murtaza5, daha önce internette başka kaynaklardan da okuduğum gibi sizin yazınızı da okudum. O zaman da, bunu okurken de çok duygulandım ve beğendim. İlk okuduğumda konuyu detaylandırmak isterken detaylar için ChatGBT'yi kullanmak istedim ve bilinen bu meşhur ve duygulu hikaye konusunda beni tereddüte düşüren açıklamalar yaptı. Şaiirin kanserden ölen, ki öyle bir kızının olmadığını söylüyor, yavrusu için yazılmadığını açıkladı. Çok şaşırdım ama göz ardı da edemedim. Aşağıda sohbeti paylaşıyorum, umarım daha geniş bir çalışmaya vesile olur. Tüm güzel paylaşımlarınız için yeri gelmişken teşekkürlerimi sunarım.

Veda Busesi” hem çok sevilen bir şiir hem de bu şiirin bestelenmiş haliyle bilinen bir şarkıdır. Şimdi sana bu eser hakkında açıklama, yazılış hikâyesi ve bilgi vereyim 👇

📜 Şiirin Adı / Kökeni

Aslında bu eser klasik olarak “Veda Busesi” adıyla anılsa da şiirin gerçek başlığı “Veda”’dır. Şiirin sözleri Orhan Seyfi Orhon adlı Türk şaire aittir. Orhon, Cumhuriyet döneminin önemli isimlerinden biridir (şair, gazeteci, yazar ve siyasetçi).

🖋️ Orhan Seyfi Orhon Kimdir?

  • Doğum – Ölüm: 1890 – 1972
  • Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında Beş Hececiler akımının temsilcilerindendir.
  • Eserlerinde sade bir dil ve halk şiiri geleneğine yakın hece ölçüsü kullanmıştır.

💔 “Veda” Şiirinin Yazılış Hikâyesi

Bu şiir, genellikle aşağıdaki duygusal anlatımla ilişkilendirilir:
  • Bazı kaynaklarda şiirin, Orhan Seyfi Orhon’un çok sevdiği birini kaybetmenin hüznünü anlattığı söylenir.
  • İnternette çok yayılan bir anlatı da şudur: Şair, kanserden ölen kızına veda ederken bu şiiri yazmıştır.
    🙋‍♂️ Ancak bu özel hikâye edebiyat tarihçileri tarafından kesin doğrulanmış değildir ve bir tür halk arasında anlatılan efsane olarak kabul edilir — yani bu yazılış hikâyesi kesin belgeyle desteklenmez.
Bu yüzden şiir, aşk, ayrılık, gözyaşı ve vedanın genel hüznünü dile getiren bir eser olarak değerlendirilir.

🎶 Şiirin Şarkı Olarak Bestelenmesi

“Veda” şiiri daha sonra Yusuf Nalkesen tarafından bestelenmiştir. Bu beste, klasik Türk müziğine özgü Muhayyerkürdî makamı ile yapılmış ve birçok ünlü sanatçı tarafından farklı dönemlerde seslendirilmiştir.
🎤 Bazı bilinen versiyonlar:
  • Nesrin Sipahi gibi klasik sanat müziği sanatçıları
  • Cem Adrian gibi çağdaş yorumcular
  • Pamela Spence gibi pop/film müziği tarzında yorumlar
  • Muazzez Ersoy gibi nostaljik yorumlar
Her yorumda şiirin duygusal derinliği farklı bir müzikal ifadeyle sunulmuştur.

✨ Şiirin / Şarkının Teması

“Veda Busesi” / “Veda” şiiri şu temaları işler:
  • Ayrılık ve veda
  • Gözyaşı, hasret ve duygu yoğunluğu
  • Kayıp ve hüzün
    Şiirde “veda busesi” (veda öpücüğü) ifadesi, ayrılmanın son anının sembolü olarak kullanılır — bir sevilenle son bakışın ve vedanın şiirsel tasviridir.

📌 Kısaca Özet

  • Şiir: “Veda” — Söz yazarı Orhan Seyfi Orhon.
  • Şarkı olarak yaygın adı: “Veda Busesi”.
  • Besteleyen: Yusuf Nalkesen.
  • Çok sayıda sanatçı tarafından yorumlanmıştır.
  • Yazılış hikâyesi ile ilgili popüler anlatılar olsa da tarihi olarak net belge yoktur.

İstersen sana bu şiirin tam metnini (orijinal Türkçe hali) de paylaşabilirim 🎼 — ister misin?

''Şair, kanserden ölen kızına veda ederken bu şiiri yazmıştır. '' yaygın bir kannat olmasına rağmen doğru olmadığının gerekçelerini yazar mısın

Elbette. Bu iddianın yaygın olmasına rağmen neden doğru kabul edilmediğini, açık ve gerekçeli biçimde maddeler hâlinde yazıyorum:

“Orhan Seyfi Orhon, Veda (Veda Busesi) şiirini kanserden ölen kızına yazmıştır”​

❌ Neden doğru kabul edilmiyor?

1️⃣ Biyografik verilerle uyuşmuyor

Orhan Seyfi Orhon’un:
  • Kanserden ölen bir kızına dair resmî biyografilerde,
  • Kendi yazılarında,
  • Yakın çevresinin tanıklıklarında
herhangi bir kayıt yoktur.
Cumhuriyet dönemi edebiyatçılarının hayatları görece iyi belgelenmiştir. Böyle travmatik bir olay (evlat kaybı) yaşanmış olsaydı, bu durum:
  • Hatıratlarda,
  • Röportajlarda,
  • Akademik biyografilerde
    mutlaka yer alırdı.

2️⃣ Şairin kendisinden böyle bir beyan yok

Orhan Seyfi Orhon:
  • Şiirleri üzerine konuşmuş,
  • Edebiyat anlayışını anlatmış,
  • Döneminin basınında sıkça yer almış bir isimdir.
Ancak:

Edebiyat tarihinde bir metnin yazılış gerekçesi, şairin açık beyanı yoksa kesin hüküm sayılmaz.

3️⃣ Şiirin içeriği “evlat ağıtı” ile örtüşmez

Şiirin dili ve imge dünyası:
  • Romantik,
  • Sevgiliye seslenen,
  • Aşk ve ayrılık temalıdır.
Bir baba–evlat ilişkisine özgü:
  • Koruyucu ton,
  • Kader isyanı,
  • “Evladım” hitabı,
  • Ölüm karşısındaki metafizik sorgulama
şiirde yoktur.
Aksine şiir:

Bu da şiiri, aşk/ayrılık şiiri kategorisine yerleştirir.

4️⃣ İddia geç ortaya çıkmıştır (sonradan üretilmiştir)

Bu anlatı:
  • Şairin yaşadığı dönemde değil,
  • Şiirin yazılmasından çok sonra,
  • Özellikle internet çağında yaygınlaşmıştır.
Bu durum edebiyatta iyi bilinen bir fenomendir:

Yani eser, daha etkileyici olsun diye:
  • Trajik bir hayat hikâyesiyle sonradan ilişkilendirilir.

5️⃣ Akademik ve eleştirel kaynaklar iddiayı reddeder

Edebiyat araştırmaları ve doğrulama platformları:
  • Bu anlatının belgesiz olduğunu,
  • “şehir efsanesi” niteliği taşıdığını açıkça belirtir.
Bilimsel yaklaşım şudur:


📌 Sonuç (net ifade ile):

  • “Veda / Veda Busesi” şiirinin kanserden ölen bir kıza yazıldığına dair güvenilir kanıt yoktur.
  • Bu anlatı, sonradan üretilmiş, duygusal bir yakıştırmadır.
  • Şiir, Orhan Seyfi Orhon’un genel poetikasıyla uyumlu biçimde aşk ve ayrılık temalı bir metindir.
Şehir efsanesi gibi bir şey.
 
Üst