Bir Üyenin Saygısızlığı hakkında.

MİKA

Yeni Üye
7 Mar 2015
65
970
Temel isimli üye bunu neden yaptığını bir türlü anlayamadım... Yanlış indirme, hatalı laylaşım vb. de yapılabilir ve bunlarda düzeltilir... Ki böyle bir şeyde yok... Temel nick'li dinlemek isterdim... Fakat yaptığı terbiyesizlik...."daltaş" bu paylaşımlar için para mı kazanıyor ki böyle bir tafra'ya maruz kalıyor...
 

sipru

Yeni Üye
4 Ara 2018
107
317
Saygıdeğer üstadımız Sayın Daltas'ın paylaşımlarına karşı yazılan o argo kelimeler ve kullanılan üslup hiç ama hiç hoş olmamıştır.

Gerçi sonrasında kırılan kalp için özür dilenmiş ve helallik de istenmiştir.
Dolayısıyla yapılan bu emeğe saygısızlığı bir anlık parlamaya veya yanlış anlaşılmaya yorup bu işi tatlıya bağlamak en doğrusudur.

Tüm forumdaşlara ve site yöneticilerine saygılar...
 
Son düzenleme:

zihni

Yeni Üye
11 Şub 2018
3
3
Temel isimli kullanıcı, muhtemelen beni kızdırmak için yalan söylüyor, hakaret ediyor ve üstelik tehdit de ediyor. Yönetimden gerekeni yapmasını rica ediyorum!

827pc620dxf6qia9g.jpg


lypbq0d2b7cebjs9g.jpg


ct5rr4jgmerqu6i9g.jpg
Bu terbiyesizler çoğaldı. İlgi manyağı olmak artık moda. Emeğe saygısızlık tipik ZAVALLILIKTIR…
 

Okan Sönmez

Yeni Üye
18 Kas 2017
91
256
Çizgi roman gönül işidir. Karşılık beklenmez. Hatta öyle bir şeydir ki, seneler önce ismini hatırlayamadığım bir üyenin yazdığı gibi, yerde bir karesi olan çizgi roman bantı görsek, kutsal bir metinmiş gibi yerden alıp kaldırası gelir insanın. Emek veren çok bu sayfaya, seneler sonra gelecek maceraları İtalya ile aynı anda takip etmemize olanak sağlayan emekçiler var. Daltas'ta bunlardan biri ve belki de birincisi.. Bende kendimce sayfaya katkıda bulunamıyorum belki ama çizgi romana gönül verdim. Düzenli takip ettiğim seriler ( Zagor, Martin Mystere, Tex ) var. Ama paylaşımları da buradan indiriyorum, yarın öbür gün basılı kitapları koyacak yerim olmadığında dijital kopyaları da arşivimde olsun diye. Ama beleşe indirip ben çizgi roman severim kolaycılığı ile hakaret, tehdit ve ukalalık yapan adamıda bu güzide sayfada görmek istemem. Ha yarın öbürgün başka bir nik ile yeniden gelir tabiki, ama ardından konuşulacak kulaklarını çınlatacak yorumları okumak kaydi ile. Sonuna kadar benden büyük mü küçük mü (55) bilmiyorum ama Daltasın haklı davasında yanında olduğumu bilmesini isterim. Daltas bu sayfanın direği ise, tehditçi temel bu temele dinamit koyan bir gereksizdir. Sevgilerimle...
 

mersan00

Onursal Üye
23 Haz 2011
454
894
Ankara
58 yaşındayım, çok eblehlik gördüm ama yıllardır karşılıksız paylaşım yapan, bize emek veren birisine sanki bunu yapmaya mecburmuş gibi sanıp saldırmayı anlamakta zorlanıyorum. ilginç, gerçekten ilginç. tamam sinirlenip mesaj yazdığım oldu ama sinirlensem bile ısrar etmemeye çalıştım. para mı verdin de eksik hizmet almış gibi davranıyorsun diyeceğim ama insan olan bunu da yapmaz. bir garsona hakaret etmezsiniz... neyse klasik olacak ama MECZUP demekten başka birşey aklıma gelmiyor. (aslında geliyor daaa, haziruna yakışmaz:cool:)
Nacizane modaratörlere bir öneride bulunmak isterim, böyle tiplere engel olamak için IP taramasını kullanabilirsiniz. bir ara forum yönetmişliğim olduğu için çok eskiden bile bunu yapmak mümkündü. tabiki bunu atlatmanın yolları var ama genel olarak işe yarar, bir öneri benimkisi. çünkü bu gibi dengesiz tavırlara müsamaha gösterilirse bizlere karşılıksız hizmet eden insanları kaybetmemiz işten değil ne yazık ki,
 
Son düzenleme:

nisann

Yeni Üye
2 Haz 2024
95
945

Affetmenin Büyüklüğü​

Hayatta insanı en çok yaralayan şeylerden biri, güvendiği ellerden gelen incinmişliklerdir. Bazen bir söz, bazen bir davranış, bazen de bir ihanet kalbimizde derin izler bırakır. Kırılırız, üzülürüz, öfkeleniriz. İçimizde taşıdığımız acı günler, aylar hatta yıllar boyunca bizimle birlikte yürür. İşte tam da bu noktada insanın karşısına çok zor bir tercih çıkar: Kin tutmak mı, affetmek mi?

Affetmek, çoğu zaman sanıldığı gibi yapılan yanlışı yok saymak değildir. Affetmek, yaşanan acıyı inkâr etmek de değildir. Affetmek, haksızlığı haklı görmek hiç değildir. Affetmek; yaşananların ağırlığına rağmen ruhunu esir almamayı seçmektir. Seni yaralayan olayın, hayatının geri kalanını yönetmesine izin vermemektir.

Kin, ilk bakışta güçlü görünür. İnsan bazen öfkesine sarılarak ayakta kaldığını zanneder. Oysa kin, sahibini yavaş yavaş tüketen görünmez bir yüktür. İnsan, karşısındaki kişiyi cezalandırdığını düşünürken aslında kendi huzurunu hapseder. Her hatırlayışta yeniden üzülür, yeniden kırılır. Geçmişin zincirleri bugünün mutluluğunu bağlar.

Affetmek ise o zincirleri kırabilme cesaretidir.

Çünkü affetmek güçsüzlerin değil, güçlülerin gösterebildiği bir erdemdir. İntikam almak bazen bir anlık öfkenin sonucudur; fakat affetmek, olgunlaşmış bir yüreğin eseridir. Herkes karşılık verebilir, herkes öfkesini kusabilir; ama herkes merhamet gösterecek kadar büyük olamaz.

İnsan hayatına dönüp baktığında, kendisinin de hatalar yaptığını görür. Kimi zaman istemeden kalpler kırmış, kimi zaman yanlış kararlar vermiştir. Hepimiz eksik, hepimiz kusurluyuz. Bu yüzden affedilmeyi beklediğimiz bir dünyada, affetmeyi öğrenmek insan olmanın en güzel yanlarından biridir.

Affeden insan geçmişi silmez; geçmişin geleceğini zehirlemesine izin vermez. Yaralarının varlığını kabul eder ama o yaraları kimliğinin merkezi hâline getirmez. Çünkü bilir ki acılar insanı olgunlaştırabilir; ancak kin insanı küçültür.

Bazı insanlar affetmeyi unutmak sanır. Oysa affetmek unutmak değildir. İnsan yaşadıklarını hatırlayabilir, dersini alabilir, sınırlarını koruyabilir. Fakat bütün bunları yaparken kalbinde nefret taşımayabilir. İşte gerçek affediş burada başlar. Çünkü affetmek, hafızayı değil, kalbi özgür bırakmaktır.

Tarih boyunca en büyük insanların ortak özelliklerinden biri merhamet olmuştur. Güç ellerindeyken bile bağışlamayı seçmişlerdir. Çünkü gerçek büyüklük, cezalandırabilme gücüne sahipken affedebilme olgunluğunu gösterebilmektir. İnsan ancak o zaman kendi nefsinin üzerine çıkabilir.

Affetmek bazen karşımızdaki insan için değil, kendimiz için gereklidir. Çünkü ruhumuzun huzura ihtiyacı vardır. Sürekli geçmişin karanlığında yaşayan bir kalp, geleceğin ışığını göremez. Affediş, insanın kendi iç dünyasına verdiği bir hediyedir. Yıllardır taşıdığı yükleri yere bırakmasıdır. Derin bir nefes alıp yeniden yaşamaya başlamasıdır.

Belki affetmek kolay değildir. Bazı yaralar çok derindir. Bazı kırgınlıklar kelimelerle anlatılamayacak kadar ağırdır. Ancak unutulmamalıdır ki affetmek bir anda gerçekleşen bir olay değil, çoğu zaman uzun bir yolculuktur. İnsan bazen adım adım iyileşir. Her gün biraz daha yükünü bırakır. Ve bir gün dönüp baktığında, kalbindeki öfkenin yerini huzurun aldığını fark eder.

Çünkü affetmek, karşıdakine verilen en büyük armağandan önce, insanın kendisine sunduğu özgürlüktür.

Hayat kısa; kırgınlıklar uzun, zaman ise sınırlıdır. Kalplerimizi öfkenin karanlığında değil, merhametin aydınlığında büyütebildiğimiz ölçüde insan oluruz. Ve belki de insanı gerçekten yücelten şey; ne kadar güçlü olduğu değil, ne kadar affedebildiğidir.

Affetmek bazen sessiz bir kahramanlıktır. Kimsenin alkışlamadığı, kimsenin görmediği bir iç zaferdir. Fakat insanın kendi vicdanında kazandığı en büyük savaşlardan biridir. Çünkü affeden kişi, yalnızca bir insanı değil; öfkeyi, nefreti ve geçmişin yükünü de geride bırakır.

İşte bu yüzden affetmek bir erdemden çok daha fazlasıdır. Affetmek, kalbin büyüklüğüdür. İnsan ruhunun ulaşabileceği en yüksek mertebelerden biridir.

NOT: Yazı bana ait değildir, Üstat hazırladı ben paylaştım. DALTAS Üstat'ın, şahsında bilerek veya bilmeyerek yorumlar sonucu bir şekilde kırılan, incinen, üzülen paylaşımcılar adına, kişiyi affedeceğini ve konunun artık kapanacağını düşünmek istiyorum.
 

hüseyin aksakal

Onursal Üye
Çeviri & Balonlama
7 Eyl 2010
819
6,231
Kdz. Ereğli
Şahsen istavritismail ile aynı fikirdeyim... Burada dünyaya sığmayan iki hükümdar gibi değil, aynı postta oturan otuz derviş gibi davranmak daha münasip diye düşünüyorum.
 
Üst