1956-AKBABA-sayı-250 ( 26 Aralık 1956 )

caretta

Onursal Üye
24 Ağu 2011
3,064
25,954
Kıbrıs
Bu ilginç kapak için biraz araştırma yaptım.1956 sonu Türkiye,Abd,İsrail,Lübnan ve Ürdün(Batı bloku)Suriye,Sovyetler Birliği ve Bulgaristan arasında bir siyasi kriz meydana geldi.Suriye Devlet Başkanı Şükri El-Kuvvetli ordu komutanlığına Sovyetler yanlısı birisini atadı.Komşu ülkeler de Suriye'de sanki askeri darbe olmuş gibi algıya kapıldı.Türkiye,Suriye sınırına binlerce asker yığdı.Kapakta gördüğünüz Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçef"eğer Türkiye Suriye'ye müdahale ederse füze atarım"tehdidini savurdu.Yoğun diplomatik temaslar sonucu kriz çözüldü.1950'li yılların tipik bir "soğuk savaş"olayı.Aradan 70 yıl geçti yine aynı sorunlar.Suriye,Filistin,İsrail,Rusya,Çin hepsi aynı sahnede!
 

yeryüzü

Yönetici
3 Eki 2011
17,941
90,023
hiçbiryerde :)
Bu ilginç kapak için biraz araştırma yaptım.1956 sonu Türkiye,Abd,İsrail,Lübnan ve Ürdün(Batı bloku)Suriye,Sovyetler Birliği ve Bulgaristan arasında bir siyasi kriz meydana geldi.Suriye Devlet Başkanı Şükri El-Kuvvetli ordu komutanlığına Sovyetler yanlısı birisini atadı.Komşu ülkeler de Suriye'de sanki askeri darbe olmuş gibi algıya kapıldı.Türkiye,Suriye sınırına binlerce asker yığdı.Kapakta gördüğünüz Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçef"eğer Türkiye Suriye'ye müdahale ederse füze atarım"tehdidini savurdu.Yoğun diplomatik temaslar sonucu kriz çözüldü.1950'li yılların tipik bir "soğuk savaş"olayı.Aradan 70 yıl geçti yine aynı sorunlar.Suriye,Filistin,İsrail,Rusya,Çin hepsi aynı sahnede!
Daha kaç 70 yıl geçse de aynı olacak ne yazık ki @caretta üstadım.
Çoğumuzun malumu bir iyi kitap var, "Tüfek, mikrop ve çelik" adında.

Onun sadece ilk 50-60 sayfasını okudum, diyor du ki mealen, hala yaşayan
en ilkel kabilelere baktığımızda barışçı olan kabilelerin daha eşitlikçi;
saldırgan olanların ise kabile reisi, büyücü vb devam eden bir hiyerarşik
düzen içinde olduklarını tespit ediyoruz.

Benim de çıkarımım, "uygarlık" başladığından beri adaletsizlik ve savaşlar var
ve maalesef bitmeyecek gibi...

Mesela şimdi Rusya, sınırındaki köylere her gün dronlarla ve bazen daha tahrip gücü
yüksek bombalarla saldırıyor, her gün, o köylüleri göçe zorluyor, haber aldığım bir köyün
insanları her gün birer ikişer ömürleri boyunca yaşadıkları "evlerini" kaybediyorlar!
vatanlarını terk etmek zorunda kalıyorlar. Yaşlılar, başka yere gitmek istemiyor ama
son zamanlarda neredeyse hareket eden her şeye saldırı başladığında ya da fiziki işgal
başladığında, emir gereği öldürülecek kalanlar! Savaş, mantığın bittiği yer ama
günümüzde artarak sürecek ve kimbilir biz de bir gün içinde olabiliriz, maalesef...
 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,439
7,225


Sayın murtaza5 ;

"Edebiyatımızın güleryüzü ne kadar ağlasa azdır. Bir mizah yazarı değil, pirimiz öldü!

Ercümend, her çeşit mizah yazısının ustası idi : Hikaye, roman, fıkra... Çizdiği tipler, o öldükten yıllarca sonra da yaşıyacak : Meşhedi Cafer, Torik Necmi, Papeloğlu bunlardan bir kaçıdır.
Kalemi, taklidin her çeşidini, aslını yadırgatmayacak bir ustalıkla yapardı. Kelime oyunlarının en zarif örneklerini de Ercümend Ekrem vermiştir.
Dili durmazdı. Harp içinde, Hitler'den bahsedilirken : (Bizimkilerden bir "H" si fazla!) demesi ona rahat bir koltuk kaybettirmişti.
Hele İstiklal Mahkemesinin öfkeli günlerinde, Akbaba'da çıkan :

Alim Alim gül Alim,
Gül dibine gel Alim!

Manisi, rahmetli Kel Ali'nin kafasını nasıl kızdırmadı, hala şaşarım!"


Bu satırlar "Ercümend Ekrem" başlıklı başyazıdan...

Vargı :
1 - Ercümend Ekrem Talu gazeteci , yazar , şair , siyasetçi biri... Hani "Hababam Sınıfı"nda da adı geçen Recaizade Mahmud Ekrem'in oğludur.

2 - Sözcüklerden bazı harfleri silmek veya bazı harflerin yerine başka harf getirmek çok önemli bir dil oyunudur. Ercümend Ekrem Talu'nun "(H)İTLER" sözcüğündeki yaptığı da budur...


Ek : "@caretta" ve "@yeryüzü" nün yorumsal katkılarından her zaman yararlanıyor ve taktirle karşılıyorum.


SORU : Sizce SSCB halen var olsaydı Obama denilen adam , bunak başkan (Biden) , deli başkan (Trump) bunları dünyaya bunları yapabilir miydi? Bunları yapsaydı "Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinde" yargılanmaz mıydı?
Dilerim olmaz ama İran'a atom bombası atılsa sadece oraya mı atılmış olur? Nükleer kalıntılar komşu ülkeleri de yıllarca etkilemez mi?


Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....

***NOT : Başınız sağolusun. Toprağı bol olsun ışıklar içinde yatsın. Sizlere de sabırlar dilerim...




 
Üst