Fidel Castro - Resimlerle Küba Devrimi - Reinhard Kleist

cagan73

Onursal Üye
17 Kas 2013
544
10,011
Yılsonu hesapları sebebiyle bir süre paylaşım yapamadım, açıkları kapamaya başlayalım :)

Son yüzyılda emperyalizme karşı kazanılmış çok az başarı söz konusu, birkaç tanesine ise "binlerce yıl anılacak bir destan" diyebiliriz. İşte bu destanlardan birini de hiç kuşkusuz hayatta iken efsane olmuş Fidel ve yoldaşı ölümsüz Che yarattı.
Fidel Castro'nun hayatı, Latin Amerika romanlarında karşılaştığımız kahramanların hayatına benziyor. Tek farkı onun hayat öyküsünün bir kurgu değil, gerçek oluşudur. İnsanın hayal bile edemeyeceği gerçek bir hayat. Günümüzün en ilginç ve hakkında en çok konuşulan kişisi, Küba'nın devrimci lideri Fidel Castro.
0, ABD'nin acımasız ekonomik ambargosuna ve komplolarına karşı ülkesinin bağımsızlığından ödün vermeyen, yaklaşık kırk yıllık iktidarından sonra halkının hâlâ vazgeçilmez “Büyük (Maximo) Lider”i olmayı başarmış bir devlet adamıdır. Hayatı boyunca ABD'nin yüzlerce suikast girişiminden sağ olarak kurtulduktan sonra, “Elbette bir gün başarmaları mümkün: Eğer ben bunlar hakkında gülmekten ölmezsem, diyecek kadar da devrime ve halkına güvenen büyük bir devrimcidir.
Reinhard Kleist, devrimi ve Küba halkının hayatta kalma mücadelesini büyük bir özenle çizgilere aktarıyor.

01ydx2bnl8y0x2j7g.jpg


Konu, eserin tanıtımını yapmak için açılmış olup link içermemektedir.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,127
6,246

Sayın cagan ;

Adı anıldığında saygı duymayana pek rastlamadım. Che ve Castro yüzyılımızın en önemli devrimcilerinden ikisi diyecektim ki bu eksik kalır bu Herşeye sonuna dek direnen Küba Halkını da eklemeden olmazdı... Bu cümlede sanki tutarsızlık varmış gibi değil mi? İki kişiden bahsedip üçüncü kişiyi sayacağımı bekleyenler birden kişi değil de bir halkı saydım üçüncü kişi olarak... Evet ama bir yanlışlık yok. Üçüncü kişi "Küba Halkı" yüzbinlerce insanın birleşmesinden bir kişi oluşturmuş ta ondan.

Önlerinde sevgi-saygı ile eğiliyorum...

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...



 

yeryüzü

Yönetici
3 Eki 2011
17,672
85,899
hiçbiryerde :)
Bir kaç yıl önce okumuştum. Aklımda kalan en çarpıcı şey,
bir devrim yaptıktan sonra onu korumak gerektiğini ve
bunun çok zor olduğunu, büyük bedeller verilmesi
gerektiğini anlatmasıydı Castro'nun. Karşı devrimcilerin
hiç boş durmadığını, aslında hayatın bir mücadeleden
ibaret olduğunu anlatan bir çok örnekten biri bu kitap.
Harika işleriniz için teşekkür ederim sevgili "cagan73"
iyi ki varsınız.
 

kemalettin

Onursal Üye
13 Eyl 2011
590
3,258
Yılsonu hesapları sebebiyle bir süre paylaşım yapamadım, açıkları kapamaya başlayalım :)
Paylaşımlarınızın hepsi muhteşem.
Açıkları kapatmak deyince, öyle düşünmeyin bence
Örneğin ben takipte bile her harika paylaşıma yetişemiyorum.

Zaten her harika paylaşımın da okunabilme sınırı çok kısıtlı

Japonların bu konuyla ilişkili bir güzel kelimesi var, sanırım bazılarımız duymuştur:



Tsundoku kelimesi Türkçe'ye “bir kitabı satın aldıktan sonra okumadan bırakma, genellikle böyle okunmamış diğer kitaplarla birlikte yığma eylemi” şeklinde çevrilebilir.



Kendi adıma konuşmak istersem,
benim yaptığım Tsundoku nin dijital versiyonu mu onu hep sorgulamak isterim
 

Calligrapher

Onursal Üye
5 Nis 2021
1,341
8,271
Paylaşımlarınızın hepsi muhteşem.
Açıkları kapatmak deyince, öyle düşünmeyin bence
Örneğin ben takipte bile her harika paylaşıma yetişemiyorum.

Zaten her harika paylaşımın da okunabilme sınırı çok kısıtlı

Japonların bu konuyla ilişkili bir güzel kelimesi var, sanırım bazılarımız duymuştur:



Tsundoku kelimesi Türkçe'ye “bir kitabı satın aldıktan sonra okumadan bırakma, genellikle böyle okunmamış diğer kitaplarla birlikte yığma eylemi” şeklinde çevrilebilir.



Kendi adıma konuşmak istersem,
benim yaptığım Tsundoku nin dijital versiyonu mu onu hep sorgulamak isterim
Sayenizde çok güzel bir Japonca terim öğrenmiş olduk değerli @kemalettin , çok teşekkürler... Bu hastalıktan maalesef ben de muzdaribim! Bugüne kadar derdimin "bibliomania" olduğunu sanırdım, değilmiş! Harddiskler dolusu dijital kitap ve dergiler bir yana (ki onlar en azından evde fiziksel olarak fazla bir yer kaplamıyorlar), fakat bir de basılı kitap ve dergiler var ki, artık koyacak yer de kalmadı. Zaman zaman kitaplıkta kitapları karıştırırken "ah, bunu hala okumamış mıyım" deyip kimi kitapları oradan alıp başucuma koyuyorum, fakat aylar sonra kapağını dahi açamamış olduğumu görünce üzüntüye kapılıyorum. Eskiden herşey azdı, çocukken oyuncağımız azdı, kitap azdı, kıyafetlerimiz azdı... Şimdi ise herşey çok, ama eski değeri yok...
 
Üst