abboritta
Süper Üye
- 12 Ara 2020
- 1,178
- 11,431
Birisi için iyi olarak tanımlanan diğeri için kötü olabilir.
Örneğin birisi için porno film izlemek iyi olabilir, ama porno filmini izlemenin zorunluluğu olarak porno filminde rol almak kötüdür.
∃x ∃y (G(x, y) ∧ K(z, y))
G(x, P) ∧ K(x, R)
Şöyle düşünelim. Öğrenilmiş dini zorunluluktan ötürü şişe cini diye varlıkların olduğuna dair kanıtlar arasında özellikle köpeklerin boşluğa havlamaları dini sebeple iyi, ama aptal ve zararlı da bir yaratık olan köpeğin doğası ile kötü olabilir mi ve hatta olmayana kanıt bulmak için yararlanılan bu yaratık kötü ise dini sebebi de kötüleştirebilir mi?
D ∧ B → (D ↔ K(D, B)) ∨ (B ↔ K(B, D))
I(Z) → (Z_v ∧ ¬Z_g)
Çünkü bir şeyi mutlak olarak tanımlamak antagonist kavramından kaynaklanır.
I ↔ ∀x (G(x, I) → K(x, ¬I))
I(Z) → ∀x (K(x, ¬Z))
Peki, gerçekten Zagor olmazsa kötülük olur mu? Yani Zagor’un iyi olması onun kurgusal varlığıyla anlamlıdır.
I(Z) → (Z_v ∨ K(gerçek dünya, Z_g))
İki alternatif var, Zagor hayranları ve çizgi roman açısından için Zagor vardır veya çizgi romanlara uzak kişiler ve gerçek dünya açısından Zagor’un varlığı Zagor’u ancak kurgusal açıdan var edebilir.
Mutlak iyide anlamlı olarak tanımlanan kurgusal her varlık zorunluluk belirtmektedir ve dallandırılsa da iki uçta ilerlemektedir.
Yani:
(Z_v ∨ Z_g) ∧ ¬(Z_v ∧ Z_g)
Sonsuz güç veya dünya dışı gözlerden ışın çıkarma veya her sesi duyma gibi mutlak iyilik kurgusallık içinde anlamlıdır ve mutlak iyilik gerçek dünya açısından kötülük belirtir.
I(K_v) → ∃x (G(x, K_v) ∧ K(y, ¬K_v))
I(K_v) → (K_v ↔ G(x, K_v)) ∧ (¬K_v ↔ K(y, ¬K_v))
G(x, K_v) ∧ R(¬K_v) ∧ (K_r ⊨ ¬K(K_r → ¬K_f))
Yani kurgusal sebep ve doğal sebep bir arada tutarlı olamaz.
(D ∧ B) → (D ↔ ~B) ∨ (B ↔ ~D)
Dikkat edersek, kurgusal karakterler beraberlerinde orantılı değil orantısız sayıda kurgusal karakterler ortaya çıkartmaktadır. Örneğin Zagor’un kurgusallığını gerçek gibi zanneden birisi Buda’nın varlığına inanabilir ya da UFO söylentilerine dair kanıtları şartsız kabul edebilir veya Masonlar veya Tapınakçılara ait masalsı anlatımları sıklıkla tekrarlayıp, onları kendilerine kıyasla mutlak kötü olarak tanımlarlar.
Z → (B ∨ U ∨ M)
Z → (Z ∧ (B ∨ U ∨ M))
Z → (Z ∧ (B ∨ U ∨ M)) <-> Z
Z → K(M)
Z → (Z ∧ K(M))
Z → ∃x ∈ K (x ∧ K(x)) ~ Z → (Z ∧ ∃x ∈ K (x ∧ K(x)))
Dolayısıyla saçaklanmalar kurgusal dünyada belirgindir. Bunu gidermenin yolu:
1 – Süperman’de olduğu gibi Zagor’un içinde hem iyilik vardır hem de kötülük
2 – Zagor’un içinde ne iyilik olmadığı gibi kötülük de yoktur.
3 – Zagor iyi içeriklidir.
4 – Zagor kötü içeriklidir.
Mutlak olarak tanımlanmayan her unsurda olgular karışık nitelikte olduğundan kanıtlanmaz niteliktedir. Yani delinin biri kuyuya taş atıp, Ejderha olabilir de olmayabilir de Ortaçağ’da görmüşler ki çizmişler, bu kadar alimden daha iyi mi bilecksin demesi kanıtlamaz nitelik belirtir, aynı pira yuvası köpeklerin insanların göremediği sözde varlıkları görmeleri tanımlaması gibi.
Peki, yalnız olmayan Zagor varsa ona dair bilgimizin öncesi de olmalıdır. Yani zorunlu ilk neden.
Zagor Kuzeydoğu Kızılderilileri tarafından ailesi öldürülen bir kahramandır, bilgisini Fitzy’e borçlu olması bir yana intikam almaya yemin etmesinin aslında değer taşımadığını öğrenmiştir. Çünkü Fitzy, insanların zihinlerini esir alan tutku, duygulardan arınmıştır ve böylece Zagor gerçeği görmüştür. Aslında Zagor, Odisseus gibi klasik bir kahraman değil daha çok revize edilmiş bir kahramandır ve bu çerçevede gerçek ve gerçekdışılığı içinde barındırmaktadır.
Zagor kötülükle karşılaşmıştır, Kızılderililer kötülükle karşılaşmışlardır...ve klasik bağlamada yapması gereken bunun başlarına geldiğini sorgulama ve bir nedene bağlamadır. Fitzy ise omnibenevolence ve omniscient birlikteliğinde ona yol gösterir. Bu anlamda insan başına bir şey gelmeyeceğini bildiğinde, yapacağı kötülüğün sınırlarının olmamasında çerçevesinde Fitzy, Zagor’u şablonlaştırandır veya fikirlerini yenileyen figürdür.
Dikkat edelim, Cennet’ten kovulanlar: İblis ve insan. Dolayısıyla İblis ne kadar kötüyse insan da o kadar kötüdür. Leibniz’in fikirleri ile değer almıştır.
Zorunlu kutupları metafizik olarak ele alırsak, eytişimsel özdekçilik çerçevesinde Zagor’un asıl nedeni onu çizenlerin, senaryolaştıranların maddi kazanç beklentisidir. Bu kazançtan ziyade insanların olumlama beklentisi de olabilir. Zagor olmadığı için var olanlara dair sayısız yorum yapılabilir.
Zagor’u sadece gerçek olarak ele almak, bu yorumları etkisizleştirmektedir ve ideolojik çerçeve bu açıdan anlamlıdır.
Zagor o kadar iyidir ki çizgi romanlar içinde en iyisi yaratılmıştır. O zaman onu okuyanlar yapacakları sonsuz olan Zagor’a kıyasla yapacakları sınırlı olandır. Kötülük tümel bir kahramanlık ideali olan Zagor’u zaman içinde terbiye etmiştir, ama onu okuyanlar bu terbiyeden uzaktır.
Tümel bir ideal olan Zagor ile tikel bir gerçeklik olarak kabul edilen okuyucu arasındaki uyumsuzluk, mantıksal ve felsefi bir gerilim yaratır.
Şöyle düşünelim, Zagor’daki gibi harika bir kadın bir gölette çıplak iken bir erkeğin ve Zagor’un yapacakları nedir?
Zagor’un kurmaca dünyasındaki “mutlak iyilik” ve “adalet” idealleri, gerçek dünyadaki tikel ahlaki ve ideolojik çatışmalar ile karşılaştırıldığında, mantıksal tutarlılığın sınırlarını gösterir.
İdeolojik olarak ele alındığında, Zagor’u aslında bilinen Zagor yapan Fitzy olduğu için Zagor’un adil ve mutlak iyiliği sorguya açıklık kazanır. Mutlakiyet taşımayan mutlaklaşmıştır, yani zamana göre farklı değer almıştır, Zagor’un ahlaki değerleri içsel bir dönüşümle kazanılmıştır.
P ∧ (P ∨ Q) ≡ P
Örneğin, Sovyet emperyalizmi farklı vaadlerle toplumları etkilemeye çalışmıştır, ancak iktidarı ele geçirdikten sonra toplumlar milli bilinçlerini kaybetmiş, kişiler ideoloji ile yaşamaya zorlanmıştır. Bu nedenledir ki bugün Sovyetlere veya Rus emperyalizmine sempati besleyenler veya tikellerdeki tümeller ile Zagor okuyucuları arasında fark yoktur, zamansal farkındalık yaşamamaktadırlar.
İdeolojiler, idealler, diktatörler, otokratlar...insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini dikte ederlerken uygulanan baskı sınırlı olmaktadır.
Venezula'daki diktatörlüğün sloganı: Şüphe İhanettir
Örneğin günümüzde halkına inanılmaz baskı uygulayan İran’daki rejim, baskı ile varlığını sürdüreceğini düşünmektedir; aynı Dara’da katliamlar, sürgünler, muhbirlere kazanç sağlama gibi uygulamalarla varlığını sürdüreceğini düşünen Suriye’deki eski diktatör gibi.