Yeşilçam'ın fazla bilinmeyen fotoları..

Otacı

Süper Üye
5 Tem 2016
810
12,434
Türk Sinemasının Kralı Ayhan Işık ile Zengin ve Yufka yürekli Tonton Babası Hulusi Kentmen 1962 yapımı "Zorlu Damat" filminin setinde, içten bir poz vermişler...

65419962-2475464682506417-3698702488149426176-n1.jpg
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Otacı

Süper Üye
5 Tem 2016
810
12,434
Ayla Algan, Fatma Girik ve Esmeray Balıkçı Güzeli Zilli Nazife Filminde

Ayla Algan, Fatma Girik ve Esmeray "Balıkçı Güzeli Zilli Nazife" filminin bir sahnesinde. Anadoluhisarı... 1967 yılı.​

Ayla-Algan-Fatma-Girik-ve-Esmeray-Zilli-Zarife-filminin-bir-s.jpg


Ayla-Algan-Fatma-Girik-ve-Esmeray-Zilli-Zarife-filminin-bir-s.jpg


Kuzey-Varg-n-Fatma-Girik.jpg

Bahriyeli Ahmet’le aşk yaşayan balıkçı Nazife kayıkta geleceklerini tartışırken

Film, Bahriyeli Ahmet’le aşk yaşayan balıkçı Nazife’nin hikâyesini anlatır. Nazife balık pişirip satarak ailesini geçindirmektedir. Ahmet’le Nazife birbirlerini sever, fakat yoksulluk yüzünden evlenemez. Nazife’nin annesi haftada üç gün gündeliğe gitmekte, babası ise çalışmayıp içmektedir. Bir gün Nazife’nin annesi ayağını kırar. Annesinin yerine Feridun Beylerin evine Nazife gitmek zorunda kalır. Bu eve gidiş gelişler beklemedikleri gelişmelere yol açar.

Yönetmen: Memduh Ün
Senaryo: Bülent Oran,Memduh Ün
Yapımcı: Kadri Yurdatap
Görüntü Yönetmeni: Cahit Engin

Oyuncular: Fatma Girik, Kuzey Vargın, Ayla Algan, Semih Sezerli, Müjdat Gezen, Esmeray, Feridun Çölgeçen, Güzin Özipek, Eşref Vural, Diclehan Baban, Handan Adalı, Osman Türkoğlu, Talia Saltı, Metin Pişkin, Enver Dönmez, Enver Dönmez, Araksi Hebo, Toygan Sezerli, Zeki Sezer, Faik Coşkun

Filmde Anadoluhisarı ve Küçüksu çayırını bol bol görmek mümkün... İstanbul sevdalılarına duyurulur.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Otacı

Süper Üye
5 Tem 2016
810
12,434
Yeşilçam'ın tonton dedesi Nubar Terziyan'ı böyle genç görmüş müydünüz?

Yeşilçam'ın tonton dedesi Nubar Terziyan'ı böyle genç görmüş müydünüz?

colorized-image-14.jpg

Nubar Terziyan (Nubar Alyanakziya) ve kız kardeşi Vartanuş Alyanak. Vartanuş Alyanak ise Fedon'un annesidir...

Bu toprağın insanı, bizden biri... Herkesin filmlerini izleyip kendinden bir şeyler bulduğu, çocukluğumuzun tonton dedesi mekanı cennet olsun.

Ayhan Işık vefat ettikten sonra Nubar Terziyan bu ölümden çok etkilenir ve gazeteye ilan vermek ister.

“Oğlum Ayhan, dünya fanidir. Ölüm herkese nasip ama sen ölmedin zira geride bıraktığın bizlerin ve milyonların kalbinde yaşıyorsun. Ne mutlu sana… Amcan Nubar Terziyan” şeklinde oldukça zarif bir ilan yayınlatır.

Bu ilanın yayımlanmasından sonra ailesi Ayhan Işık’ın gayrimüslim olarak algılanmasından endişe ederek bir düzeltme yayımlarlar.

“Önemli bir düzeltme. ‘Amcan Nubar Terziyan’ imzasıyla çıkan ilanla sevgili varlığımız Ayhan Işık’ın hiçbir ilişkisi yoktur. Görülen lüzum üzerine üzüntüyle duyururuz. Ailesi.” Ayhan Işık’ın ailesinin yayımladığı bu ilanı gören Terziyan, evde hüngür hüngür ağlamış ve daha önce yayınladığı ilanı tekzip eden başka bir ilan yayınlamak zorunda kalmıştır.

Ayhan Işık Ermeni değildir ama gerçek soyadı "Işıyan" olduğundan bence gereksiz de olsa böyle bir tavır sergilemişler.

1955 yılanda, 6-7 Eylül talanın da tam içinde bulur kendini. Anılarında bütün detaylarıyla anlatır yaşadıklarını. Osmanbey’de zemin kattaki evinde oturmuş keyifle gazete okurken, gözü dönmüş bir güruhun sesleriyle irkildiğini anlatır.

Çığırından çıkmış kalabalığın bayrak asmayan evlerin, dükkanların camlarını kepenklerini yere indirip her yeri talan ettiğini anlatır. Kapıcı kendi apartmanlarına bayrak çektiği için kendi evlerindeki bayrağı kaparak karşıdaki kırtasiyeci arkadaşının dükkanına astığını, sonra aklına Balıkpazarı’nda oturan kız kardeşinin geldiğini, bir bayrak daha bulup onun evine asmak için yola çıktığını, yolda gözü dönmüş kalabalığın ortasında kaldığını, adını vermeden bir ‘ibadethane’ diye söz ettiği Aya Triada kilisesinin yakılmasını küçük kurnazlıklarla engellediğini, sonra sabun, sigara, makyaj malzemesi ne buldularsa çuvallara doldurmuş, yeni kıyafetleri üst üste giymiş talancı güruhla birlikte gözaltına alınıp nezarethaneye götürüldüğünü, bir müddet sonra yandan çarklı bir vapura doldurularak Selimiye Kışlası’na doğru yola çıkarıldıklarını, denize atlayıp kaçmak istediğini ama son anda fark edildiğini, vapur iskeleye yanaşınca makine dairesine saklandığını, ortalık sakinleşince kendisini filmlerinden tanıyan bir gemi çalışanıyla birlikte vapurdan çıkarak kurtulduğunu tüm detaylarıyla anlatır.

Anlatır ama bu yaşadıklarının azınlıkları hedef alan 6-7 Eylül olaylarının bir parçası olduğundan hiç söz etmez. yaşadığı sıradan bir maceraymışçasına anlatır geçer.

Soyadanı al yanaklarından aldığını anlatır.
Tüm bunlara rağmen şikayet etmeden yaşamıştır. “Doğduğum memlekette kendimi sizlere sevdirdim, paradan ziyade sempatinizi kazandım” der. Mutluluğu ise şöyle tanımlar: “Şu oturduğum kat ve öldükten sonra gömülmek için bir mezar. Bir katım var oturuyorum, gömüleceğim yeri de biliyorum. Bundan daha büyük mutluluk olur mu?”

Polis de olsa patron da, bahçıvan da manav da hep şefkatli, hep sevimli, hep anlayışlı, nur yüzlü bir insan olarak görünür perdede.

Yavuz Turgul’un 1990 tarihli Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’nde yine kısa bir sahnesi vardır. Bu kez kendini oynar. Musalla taşının üstünde bir tabut… Cenaze namazında onunla birlikte sadece 5 kişi vardır. Gider o da saf tutar herkesle birlikte ellerini açarak dua etmeye başlar. Bu sırada Şener Şen ona döner:
-Nubar.
-Ne?
-Sen Ermeni değil misin?
-Ermeniyim?
-Namazda ne işin var?
-Napıyım, cemaat o kadar az ki adama ayıp olacak…
Ardından sahne değişir ve perdeye tabutu omuzlarında taşıyan Sami Hazinses ile Cevat Kurtuluş’un gölgesi düşer…

https://www.youtube.com/watch?v=ijt6WIQyQY4&feature=youtu.be&fbclid=IwAR16aWNpCIcSAVViSx9DhSGUQpj1gEIjXzPqzXUeoezpzUJBSw8FIhzzBHY
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Ray Luca

Aktif Üye
11 Tem 2016
356
1,353
Çengelköy
Yavuz Turgul’un 1990 tarihli Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’nde yine kısa bir sahnesi vardır. Bu kez kendini oynar. Musalla taşının üstünde bir tabut… Cenaze namazında onunla birlikte sadece 5 kişi vardır. Gider o da saf tutar herkesle birlikte ellerini açarak dua etmeye başlar. Bu sırada Şener Şen ona döner:
-Nubar.
-Ne?
-Sen Ermeni değil misin?
-Ermeniyim?
-Namazda ne işin var?
-Napıyım, cemaat o kadar az ki adama ayıp olacak…
Ardından sahne değişir ve perdeye tabutu omuzlarında taşıyan Sami Hazinses ile Cevat Kurtuluş’un gölgesi düşer…

Bu arada Sami Hazinses de Ermeni'dir.
 
Son düzenleme:

Dedecan 61

Süper Üye
25 Şub 2019
1,781
4,509
Hangi memleketten ve hangi dine mensup olursa olsun hepsi de bu camiaya ve Yeşilçam'a hizmet etmiş GERÇEK SANATÇILARDI.. Hepsi bizdendir, benimsemiştik neticede... Nur içinde yatsın..
Hürmetlerimle..
+Nette yanılmıyorsam daha genç resmi de olacaktı veya arşivimde olsa gerek, bulursam onu da yollarım dostlar, kısmet.. :) Şimdilik bunu buldum..


0
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Otacı

Süper Üye
5 Tem 2016
810
12,434
2dd8952a-d76f-430d-9e98-79634991eaa4.jpg
Cengiz Semercioğlu'na konuşan Işık ilanı kendilerinin vermediğini açıkladı.

Ayhan Işık’ın vefatının ardından bir ölüm ilanı veren Ermeni asıllı oyuncu Nubar Terziyan’a, Işık ailesinin yine bir gazete ilanıyla yanıt verdiğini yazmıştım cumartesi günü.

Nubar Terziyan, çok sevdiği Ayhan Işık’a ‘oğlum’ diye sesleniyor ve ilanı “Amcan Nubar Terziyan” diye bitiriyordu.

Aile ise karşı ilanda “Bizim Nubar Terziyan diye bir akrabamız yoktur” diyordu.
Işık ailesinin Ermeni asıllı olduğu zannedilmesin diye...

Bu yazım üzerine rahmetli Ayhan Işık’ın eşi Gülşen Işık aradı.
“O zaman da bugün de bizim ırkçılık yapmamız mümkün değil” dedi ve anlatmaya başladı:

“Zaten beni bilenler bilir, annem Ortodoks’tur ve Rusya’dan gelmiş bir aileyiz biz.

Rusya’dan gelen ailenin burada doğan tek ferdiyim ben.
Dolayısıyla ayrımcılık yapmak, azınlıklar hakkında ırkçılık yapmak bizim yapacağımız şeyler değil.

Ben de kızım da böyle bir yakıştırmayı kendimize zül sayarız.”
“Peki o ilanı aile adına veren kim?” diye sordum.
“Evet, o dönem bizi de üzen o ilan verildi. Ancak Ayhan öldüğü zaman kraldan çok kralcılar ortaya çıkmıştı.

O ilanı da veren Ayhan’ın ailesinden birileri olmalı. Ama benim ve kızım tarafımdan verilmiş bir ilan değildi. Hatta sonrasında bunu da açıklamıştık” yanıtını verdi.

Ayhan Işık’ın ailesinin Makedonya göçmeni olduğunu ancak Işıyan soyadını neden değiştirdiklerini bilmediğini söyledi Gülşen Hanım.

“Ben Ayhan’la tanıştığımda Işıyan değildi, ünlü Ayhan Işık’tı zaten, tanıştık ve evlendik” dedi.
 

Otacı

Süper Üye
5 Tem 2016
810
12,434
Hangi memleketten ve hangi dine mensup olursa olsun hepsi de bu camiaya ve Yeşilçam'a hizmet etmiş GERÇEK SANATÇILARDI.. Hepsi bizdendir, benimsemiştik neticede... Nur içinde yatsın..
Hürmetlerimle..
+Nette yanılmıyorsam daha genç resmi de olacaktı veya arşivimde olsa gerek, bulursam onu da yollarım dostlar, kısmet.. :) Şimdilik bunu buldum..


0

Siyah beyaz resmi ben renklendirmiştim, sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı... daha genç bir resmi varsa paylaşırsan çok mutlu olurum...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Dedecan 61

Süper Üye
25 Şub 2019
1,781
4,509
Siyah beyaz resmi ben renklendirmiştim, sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı... daha genç bir resmi varsa paylaşırsan çok mutlu olurum...
Arşivimde bulamadım ama nette var diye hatırlıyorum, senin için boş bir vaktimde arayacağım merak etme... :24: :67:
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst