Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
" 'Alternatif' bir dergicilik anlayışıyla yola çıkan bizler, yayın faaliyetinin tüm süreçlerine katılan genç insanlar, derginin yönlendirilmesine yönelik bilgi, beceri ve insiyatif elde etmelerini sağlamak; dahası 'doğrudan' bir katılımın ön koşullarını varetmek hedefini sürekli geliştirmekle yükümlüyüz."
Bu satırlar "Yayın Faaliyetinde Gençlik" başlıklı ilk sayının ilk sayfasında derginin çıkış amacını anlatan yazıdan.
"Summerhill'de genel kanı bir çocuğun isterse bir şeyler öğrenebileceğidir. Hiç bir zaman öğrenmek ön plana geçmez, öğrenci bunu istemedikçe. OYUN İSE HEP ÖNEMLİLİDİR VE ASLA DERSELERE ALET EDİLEMEZ. OYNAYARAK ÖĞRENMEK YERİNE İSTENDİĞİ İÇİN ÖĞRENMEK VARDIR. " (Bu satırlar asıl metinde büyük dizilmiştir.)
Bu satırlar Gül Atay'ın "Bir Eğitim Mucizesi" başlıklı yazısından.
Derginin bu ilk sayısının DOSYA Konusu : "Tunalı Gençliği"
Vargı : Ben yazılardan veya söyleşilerden alıntı yapmayacağım. Bunun yerine gözlem, duygu ve düşüncelerimi özetin özeti aktarmaya çalışacağım. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu Parkı ile başlayıp Küçük Esat Dörtyol da biten bir cadde. Ama caddeden çok daha fazlasıdır. Neden bu caddeye bu ad verilmiş. Nedeni Cadde açılırken kendi şahsına ait arsanın tümünü karşılıksız olarak bağışlayan kurtuluş ve Kuruluş döneminin ilk kuşağından Tunalı Hilmi olduğundan onun anısına bu caddenin adı verilmiş. Lise yıllarım hariç 1974 yılından itibaren ömrüm bu bölgede geçti. Önce çalıştığım işyeri , sonra da evim bu bölgeye neredeyse komşu idi. Her soluk almak istediğimizde Kuğulu Parkına gitmek , bu caddede yürüyüş yapmak (ailece) yaşamımızın bir parçası idi. Vedat Dalokay'ın belediye başkanı iken (ilk dönemi-devrimci olduğu dönem) ABD büyükelçiliği ile kavgası sonucu onun çoook büyük olan bahçesinin bir kısmına el koyarak orayı bir parka dönüştürdü. Kuğulu Park böyle oluşturuldu. Yaaaa... Bir zamanlar Türkiye böyle bir Cumhuriyetti. ABD ile bir belediye başkanı bile mücadele edebiliyordu. Türkiye Cumhuriyeti böyle şerefli , onurlu ve güçlü bir ülke idi. Sonraki yıllarda Murat Karayalçın Tunalı Hilmi'yi bazı dönemler (hafta sonları) trafiğe kapatıyordu. Yaya bölgesi oluyordu. O zaman bu cadde tam bir şölen alanı oluyordu. Sonra ....... Melih Gökçek geldi..... Tek yönlü trafik canavarını (Küçükesat caddesinde de aynı şeyi yaptı) böyle yarattı. (Gençlik Parkı'nı da mezbeleliğe Melih Gökçek çevirecekti.) Gençlik Parkı nasıl denizi olmayan Ankara'ya deniz kenarı olmayan sahil hayatı yaşatıyor (özellikle ailelere) ise de Tunalı Hilmi Caddesi de modern , çağdaş , Avrupai bir Ankara'nın PODYUMU olmuştu...