Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
1981 den 1987 ye kadar 75 sayısını (68-71. sayıları bende yok) edinip o tarihlerde okuduğum bir dergi. İlk başlarda çok büyük boyutlu (en ve boy boyutu) bir dergi idi sonraları biraz küçüldü... 1. Sayısın tarihi : 1 Eylül 1981 , Bendeki son sayı olan 75. Sayısının tarihi : Kasım 1987
Prof. Dr. Nusret Fişek : Çağımızın en önemli özelliği insanlar arasında eşitliği , olanaklardan yararlanma eşitliği kabul etmesidir.
............ Gerçek anlamda tarafsız, insan haklarının bulunması yalnız bu çağın değil, geçmiş çağların da en önemli kaygısı idi. Bu bakımdan insanların haklarının korunması için adalet kurumunun tarafsız ve çağın anlayışına uygun bir biçimde işlemesini sağlamak gerekir."
Bu satırlar hayranı olduğum Nusret Fişek hocam ile yapılan söyleşiden...
"Sözlük, gelenek kavramını şöyle açıklıyor: "Bir toplumda, bir toplulukta, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen kültürel kalıntılar, alışkanlıklar , bilgi , töre ve davranışlar." Bu betimlemenin adını koyalım. Bunun adı, bal gibi "Tutuculuk"tur. Bu anlam gericiliğe dek uzanır. Bu tür gelenekten, olsa olsa, yemek yapımı, konukseverlik , öbür yaşantı ayrıntıları gibi alanlarda yararlanılabilir. ........ Örnek vermek gerekirse, Mehmet Çınarlı adlı bir gerici ve yeteneksiz ozanın şiirleri öykünmedir. Şiirlerini çok sevdiğim Attila İlhan'ın "Tutuklunun Günlüğü"deki Rubai(!) ler ise özenti niteliğindedir. Bir de Nazım'ın Şeyh Bedrettin'i var. İşte, özenti de , öykünme de olmayan, kendi geleneğini kendisi yaratan bir gelenek yansımasına iyi bir örnek."
Bu satırlar CAHİT KÜLEBİ'ye ait..
Vargı : Lütfen birkez daha okuyunuz , bu satırları....