Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
" "Kemal Sülker öldü." Bu başlığın altındaki haberi okumak istemedim bir an. İçimde bir koşu durmuş gibi oldu. Bir araştırmacı-incelemecinin artık yazamayacak oluşu muydu beni sarsan, yoksa onun o şakacı üslubuyla basın, edebiyat anılarını dinlemeyecek olmak mı? Ölenin dostlardan biri oluşu mu , yazarlığının önemi mi?" .................
"Şimdi masamın üstünde, onun kimisi imzalı, kimisi imzasız kitaplarına bakıyorum : Tükriye'de Sendikacılık, Dünya'da ve Bizde Sendikacılık, Nazim Hikmet'in Polemikleri, Sabahattin Ali Dosyası, 100 Soruda Türkiye'de İşçi Hareketleri, Sendikacılık ve Siyaset, Türkiye'de Grev Hakkı ve Grevler, Şair Nazım Hikmet, Nazım Hikmet'in Gerçek Yaşamı (6 cilt) , Nazım Hikmet'in Sahte Dostları, Türkiye'yi Sarsan İki Uzun Gün, Nazım Hikmet'in Bilinmeyen İki Şiir Defteri, Anılara Yolculuk, Nazım Hikmet Dosyası, Savaş Yıllarında Bir Sürgün..."
.......... Kemal Sülker Okur Soyadı Okur'du. Soyadı yasası 1934'te çıkmıştı. Doğduğu şehir Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmasıysa 5 yıl sonra : 1939. 1939 yılında lise son sınıftaydı. Sınıfın baştemsilcisiydi. Küçük sınıflardan iki öğrenci arasındaki fikir tartışmasının sonunda "faşist/komünist" suçlamalarına dönüşmesi, Kemal Sülker'in araya girip barıştırma girişimde bulunması, başöğretmenin olayı Emniyet'e duyurmasına yol açacaktı. Emniyet de, tartışan öğrencileri sıkıştırarak Hatay'da komünist örgüt araştıracaktı. Olay, aralarında Hatay Devleti Yüksek Mahkemesi üyesi bir avukatın da bulunduğu, öğretmen ve öğrencilerden oluşan bir grubun yargılanmasına varmış, yargılananların çoğunluğu berat etmişti. Kemal Sülker de okuluna dönmüştü. Sınıf arkadaşları arasında sonradan ünlü bir avukat olacak , Halit Çelenk de vardı."
Bu satırları bize aktaran Sennur Sezer. Bunu "Kemal Sülker'in Anımsattıkları" başlıklı yazısından aktardım.
Daha önce de Kemal Sülker üzerine uzun uzun yazmıştım. Burada da yazmaktan çekinmedim. Nerde Kemal Sülker adını duysam tüm dikkatimle oraya yönelirim. Üstelik şu satırlara bakınız :
"Kemal Sülker öldü." Bu başlığın altındaki haberi okumak istemedim bir an. İçimde bir koşu durmuş gibi oldu."
Bu satırlar size de bir acının şiir dizelerine aktarılışı gibi değil mi? Bu doğal elbet. Çünkü bu satırların yazarı Türkiye'nin bizlerin kuşağının en iyi şairlerinden biri olan Sennur Sezer'e ait.
Kemal Sülker'in burada da adları sıralanıyor. Baktım birkaçı hariç tüm eserlerini okumuş olduğumu gördüm. Bu eserlerdir ki benim Kemal Sülker'e hayranlığım , saygımın kaynağı.