Varlık Dergisi - Sayı 1014 - Mart 1992

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
880
12,329
İstanbul
momyjh3.png
9gx2a1b.png


 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,384
7,070


Sayın funghu ;

"Sanırım, Haluk Şahin kimi üçüncü kişiler toplamının düşüncesine parmak basıyor. Yoksa, dostum Haluk Şahin, Sovyet komünizminin komünizmlerden biri olduğunu ve bir bilimsel (felsefe, ekonomi, vb.) yöntem olan Marksizm'le bire bir oranda özdeşleşmeyeceğini, ayrıca, Nazım'ın ideolojisinin Sovyet komünizminden değil Marksizm'den temellendiğini bilir.
Nazım başından sonuna kadar tipik bir hümanisttir; Nazım'ı Marksizm'le buluşturan, ister bireyci, ister ütopyacı, ister toplumcu olsun hümanizmadır, yani eskilerin diliyle muhabeti insaniye mezhebi'dir. Adalet, merhamet, iyilikseverlik, insan sevgisi, eşitlik, demokrasi, özgürlük duygusu gibi erdemler bu mezhebin ilkeleri arasında yer alırlar. Nazım, yoksulluğun ortadan kalkması gerektiğine inandığı, insanın insan tarafından, emeğin sermaye (ister özel sermaye, ister devlet sermayesi olsun) tarafından sömürülmesine karşı olduğu, demokrasiye, özgürlüğe ve insanlararası eşitliğe inandığı için Marksist olmuş ve komünist rejim uygulamasını benimsemiştir."

Bu satırlar Özdemir İnce'nin "nazım hikmet öldü mü? acun ıssız kaldı mı?" başlıklı (Haluk Şahin'in yazısı üzerine) yazıdan...

Vargı : Paris komünü 70 gün yaşadı , Sovyetler Birliği 70 yaşada..... İnsanlığın sömürüsü varoldukça , insanlar arasında eşitsizlik varoldukça , insanları yöneten iktidarlar varoldukça , üretimin biçimi-amacı-yöntemi-hedefi vb. değişmedikçe ... insanların ÜTOPYASI varoldukça ... bu mücadele bitmez , bitmeyecek Haluk Şahin hocam...
Ayrıca bir sistem , yönetim biçimi yıkıldıkça o sistemde yetişen sanatçıların yapıtlarının değeri , etkisi, özelliği yok olmaz. Bunu tarihin derinliklerinden bize ulaşan sanat eserlerine ve yaratıcılarına baksaydın anlardın be Haluk Şahin hocam...

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...


 
Üst