Sporda Asra Damgasını Vuranlar

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
1,025
14,442
İstanbul
Sporda Asra Damgasını Vuranlar

Roma'da Türk aslanları
Türk Güreşi, Roma Olimpiyat Oyunları'nda 20. yüzyılın en büyük başarısını elde etti. Londra 1948'de 6 altın, 4 gümüş, 2 bronz madalya kazanan güreşçilerimizin göz kamaştıran başarılarından sonra Roma minderlerinde gerçek bir güç gösterisi sergilendi.

Grekoromende Müzahir Sille (62), Mithat Bayrak (73), Tevfik Kış (87) üç altın madalya kazandılar. Serbestte ise Ahmet Bilek (52), Mustafa Dağıstanlı (63), Hasan Güngör (79), İsmet Atlı (87) şampiyon oldular. İsmail Ogan ve Hamit Kaplan da gümüş madalyalarıyla gurur tablosunu tamamladılar. Toplam yedi altın, iki gümüşle Türkiye madalya tablosunda altıncı sırayı elde etti.

Bu müsabakalardan kısa bir süre önce Roma'da apandisit krizi geçirerek hastaneye kaldırılan Müzahir Sille, doktorların tüm ısrarlarına rağmen mindere çıktı ve özverisiyle herkesi duygulandırdı.

1970 Şeref kürsüsünde üç Türk​

6 Nisan 1970'de koşulan Atina Maratonu, Türk Sporu'nun en önemli başarılarından biriyle sonuçlandı.

Maraton'la Averof Stadı arasındaki 42.195 metrelik zorlu parkurda koşan İsmail Akçay birinci, Hüseyin Aktaş ikinci, Hamza Canavar üçüncü, Yılmaz Sakallı ise dördüncü oldu. Tarihte Atinalıların Perslere karşı zaferini Maraton'dan Atina'ya kadar koşarak müjdeleyen ve ölen askerin anısına Yunanlılar tarafından düzenlenen bu yarışı dört Türk atletinin en ön sırada bitirmesi, hayret ve hayranlık yarattı. Organizatörler üçüncü ve dördüncü gelen Hamza Canavar ile Yılmaz Sakallı'nın hatalı koştuğunu öne sürerek şeref kürsüsüne çıkışını engellemek istediler. Ancak hakem kurulu bu engellemeye izin vermedi. Bir spor dalında ilk kez üç Türk sporcusu şeref kürsüsünün tüm basamaklarını işgal etti, üç göndere de Türk bayrağı çekildi.

1950: FUTBOLCULARIMIZ İTALYA'DA
Türk futbolcularının Avrupa'da tanınmaya başlaması, onlara Avrupa takımlarının kapılarını da açmaya başladı. İtalyan kulüpleri, gözlerini Türk futbolcularını çevirdiler. Önce Beşiktaşlı Şükrü Gülesin Lazio'ya gitti, ardından Palermo, G.Saray'ın ünlü futbolcusu Bülent Eken'i transfer etti. Bir yıl sonra da F.Bahçe'nin büyük yıldızı Lefter, Fiorentina'ya geçti. Yeni bir dönem böylece başlamış oldu.

1951: ALİ SAMİ YEN'İ KAYBETTİK
Galatasaray'ın kurucusu ve bir numaralı üyesi, Türk sporunun unutulmaz ismi Ali Sami Yen, 1951'de aramızdan ayrıldı. Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kuruluşunda büyük emekleri geçen, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanlığı'nı da yürüten Yen'in cenazesi törenle toprağa verildi.

1951: DÜNYA ŞAMPİYONUYUZ
Türk güreşçileri, 1946 ve 49 Avrupa ile 1948 Londra Olimpiyatları'ndan sonra, bu kez Helsinki'deki Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda zirveye çıktı. Ali Yücel, Nasuh Akar, Nureddin Zafer, Celal Atik, Haydar Zafer, Yaşar Doğu, Muharrem Candaş altın madalyayı boyunlarına taktılar. Doğu, 66, 73 ve 79 kilolardan sonra 87 kiloda da minderden şampiyon indi.

1951: BERLİN ZAFERİ
17 Haziran, Türk futbol tarihine, F.Almanya galibiyeti nedeniyle Berlin Zaferi olarak geçti. Olimpiyat Stadı'nda 100 bin kişi önünde 5. dakikada Recep Adanır'ın golü, Almanlar'ı şoka uğratmıştı. Millilerimiz'in yürekli oyunu karşısında paniğe kapılar Almanya, ancak 70. dakikada Haferkamph ile beraberliği bulabildi. Son 20 dakikada kalede devleşen Turgay Şeren, kurtarışlarıyla "Berlin Panteri" unvanını kazanırken, Millilerimiz Muzaffer'in bitime iki dakika kala attığı golle sahadan 2 - 1 galip ayrılarak Almanlar'a büyük bir hezimet yaşattı.

1952: EVA PERON KUPASI
Arjantin Devlet Başkanı Peron'un eşi Eva Peron, hastalığı sırasında iyileşmesi için adına Mevlit bile okutan Türk halkının sevgisinden duygulandığı için Türkiye'yi ziyaret eden Arjantin kulübü Athletico Lanus ile birlikte bir de gümüş kupa göndermişti. Beşiktaş ve Galatasaray ile oynayan Lanus, son maçını yaptığı Fenerbahçe'ye 3 - 2 yenilince, kupa da Fenerbahçe'nin müzesine gitti.

1952: HELSİNKİ KARMAŞASI
Helsin Olimpiyatları, Türk sporu için tatsız başlayan ve tatsız biten bir serüven oldu. Halil Kaya, Nasuh Akar, Gazanfer Bilge, Yaşar Doğu ve Ruhi Sarıalp, amatörlükleri onaylanmadığı için yarışamadılar. Güreşte iki altın ve bir bronzda kaldık. Atletizm, basketbol ve futbolda klasmana giremedik.

1953: VOLEYBOLDA MİLLİ MAÇ
Türkiye, voleybolda ilk milli maçını 30 Mayıs 1953'te Yugoslavya'ya karşı oynadı. Takımımızda yer alan Ayhan Demir ve Sacit Seldüz, bu maçla basketboldan sonra voleybolda da Ay - Yıldızlı formayı giydiler. Milli Takım, güçlü rakibine 3 - 0 yenilmekten kurtulamadı.

1954: KOÇAK, PİSTLERDE ESTİ
Belgrad'taki Balkan Oyunları'nda Ekrem Koçak, 1953'ten sonra 800 metrede ikinci kez şampiyonluğa ulaştı. Bu mesafenin en büyüğü olduğunu kanıtlayan Koçak'ın başarısına, toplam 15 madalya kazanan diğer atletlerimiz de eklendi. Ekrem Koçak 1955'te de Akdeniz Oyunları'nda 800 ve 1500 metrelerde altın madalyanın sahibi oldu.

1954: TÜRKİYE DÜNYA KUPASI'NDA
Dünya Kupası elemelerinde İspanya ile eşleşen Milli Takımımız, ilk maçı deplasmanda 4 - 1 kaybetti, rövanşı ise Burhan'ın golüyle 1 - 0 galip bitirdi. Statü gereği tarafsız sahadaki üçüncü maç 17 Mart'ta Roma'da oynandı. Tarihi karşılaşmada Burhan ve Suat'ın gollerine rağmen İspanya ile 2 - 2 berabere kaldık. Finallere giden takımı kura belirleyecekti. İspanya Devlet Başkanı Franco'nun adını taşıyan bir küçük çocuk, kurada Türkiye'yi çekince, Milli Takımımız ilk ve son kez finallerin yolunu tuttu.

1955: ORDU TAKIMI ŞAMPİYON
Birçok ünlü futbolcunun askere gitmesiyle adeta A Milli Takım kimliğine bürünen Ordu Milli Takımı, önce Fransa'yı 4 - 2 yenerek finallere kaldı. İtalya'daki finallerde ise Hollanda'yı 3 - 0 yendikten sonra Mısır'a şanssız bir maç sonunda 2 - 1 mağlup oldu. Son maçında evsahibi İtalya'yı 2 - 1'lik yenilgiden 3 - 2'lik galibiyete ulaşarak mağlup eden Türk Ordu Takımı, ilk Dünya şampiyonluğuna ulaştı. 1961'de bu başarıyı tekrar etti.

1956: GÖNENLİ'NİN AZMİ
Avustralya'ya at girişinin yasak olması nedeniyle ilk ve son kez Stockholm'de yapılan Altı Olimpiyat'ta Yüzbaşı Nail Gönenli'nin azmi, büyük takdir topladı. Yarışma sırasında engele takılan atının üzerinden düşen ve bacağı kırılan binicimizin herşeye rağmen atına binerek yarışı tamamlaması büyük bir takdir kazanmasına neden oldu. Kraliçe ve İsveç Kralı, hastaneye kaldırılan binicimize çiçeklerle birlikte geçmiş olsun telgrafları gönderdiler.

1956: GÜREŞÇİLER MELBOURNE'DE
Avustralya'nın Melbourne kentindeki olimpiyatlara yolun uzaklığı ve masrafın fazlalığı nedeniyle sadece güreşçilerimiz katıldı. Oyunlarda güreşçilerimiz üç altın, iki gümüş, iki bronz kazandı. Mustafa Dağıstanlı, Hamit Kaplan ve Mithat Bayrak olimpiyat şampiyonu oldular.

1957: ALTIN SOL CAN
Basketbolda parlayan ve futbolda yıldızlaşan Can Bartu, 25 Ocak günü önce Fenerbahçe - Beyoğluspor futbol maçında Sarı - Lacivertli formayı giydi, akşam da Fenerbahçe - Galatasaray basketbol maçında oynadı. Futbol maçında iki gol kaydeden Bartu, basketbol karşılaşmasında da bitime 3 saniye kala attığı basketle Fenerbahçe'yi 44 - 43'lük galibiyete taşıdı. Bartu daha sonra İtalya'ya transfer oldu.

1957: İSTANBUL'DA GÜREŞ ŞOV
Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'na 1957 yılında İstanbul evsahipliği yaptı. İnönü Stadı'ndaki müsabakalar sonunda seyircimizden de büyük destek gören güreşçilerimiz, dört altın, iki gümüş, iki bronz madalya kazanarak takım halinde şampiyonluğa ulaştılar. Mehmet Kartal, Hüseyin Akbaş, Mustafa Dağıstanlı ve Hamit Kaplan, Dünya şampiyonu oldular.

1959: ALTIN KIZLAR
Çamlıca Kız Lisesi'nden 1955'te toplu olarak Fenerbahçe'ye geçen bir avuç voleybolcu kız, sadece voleybolda değil basketbol, kürek ve atletizmde de Sarı - Lacivertli kulübe yıllar boyu sayısız başarılar kazandırdı. 1955 - 59 yılları arasında voleybol ve basketbolda İstanbul ve Türkiye şampiyonu olan Ayten Salih kaptanlığında 12 altın kız, Türk spor tarihine renk kattı.

1961: ŞAHİN MANŞ'I GEÇTİ
Manş'ı geçen ilk Türk yüzücüsü 1954'te Murat Güler olmuştu. Bu başarıyı iki kez denemesine rağmen tekrarlayamayan uzun mesafe yüzücümüz Doğan Şahin, 3 Ekim'de 14 saat 25 dakika yüzerek Fransa'dan İngiltere sahillerine vardı. Şahin, Güler'in derecesinden de 2 saat 15 dakika daha iyi bir zamanda yüzdü.

1961: METİN OKTAY PALERMO'DA
Türk futbolunun Taçsız Kral'ı Metin Oktay, İtalya'nın Palermo kulübüne transfer oldu. Ünlü golcü, ülkemiz futbolunu İtalya'da da başarıyla temsil etti ancak vatan hasretine dayanamayarak bir yıl sonra G.Saray'a döndü. İki yıl üst üste rekor kırarak gol kralı oldu.

1962: OKÇULARIN BAŞARISI
Türk okçuları, Avrupa Şampiyonası'nda ilk kez iki büyük başarı kazandılar. Okçuluğa henüz bir yıl önce başlayan 14 yaşındaki Yücel Cavkaytar, Paris'teki şampiyonada gençlerde altın madalya kazanırken, Cemal Değirmenciler de büyükler uzun mesafe atışlarında Avrupa şampiyonu oldu.

1963: DALKILIÇ'IN ÇIKIŞI
Balkan Oyunları'nda bir yıl önce 800 metrede şampiyon olan atlet Muharrem Dalkılıç, 1963'te de 5 bin metrede kürsünün en üst basamağına çıktı. Dalkılıç aynı yıl seçildiği Balkan Karması'nın İskandinav Karması ile yaptığı müsabakalarda da 5 bin metrede Türkiye rekoru kırarak birinci oldu.

1964: TOKYO MİNDERİNDE ESTİK
Japonya'nın başkenti Tokyo'da olimpiyat oyunlarına atletizm, halter, güreş ve yelken sporlarında toplam 41 kişi ile katıldık. Madalyalarımız ise iki altın, üç gümüş ve bir bronz kazanan güreş minderinden geldi. İsmail Ogan ve Kazım Ayvaz olimpiyat şampiyonu oldular.

1964: LEFTER VEDA ETTİ
Türk futbolunun ordinaryusu lakaplı Lefter Küçükandonyadis, 3 Haziran'daki jübileyle 41 yaşında sahalara veda etti. Fiorentina ve Nice formalarını da giyen Fenerbahçeli golcü futbolcu, 605 maçta 407 gol attı. Milli takımda da 50 kez forma giydi.

1966: TRABZONSPOR DOĞDU
Trabzon'da daha sonra Türk futbolunda dördüncü büyük olarak anılacak Trabzonspor'un tohumları atıldı. İdman Gücü, Martıspor ve Karadeniz Gücü kulüpleri bir araya gelerek 21 Temmuz 1966'da Trabzonspor kulübünü kurdu. Bordo - Mavili takım 1967'den itibaren de liglerde mücadele etmeye başladı.

1967: İSTANBUL'DA AYIK RÜZGARI
İstanbul'da yapılan Avrupa Serbest Güreş Şampiyonası'nda güreşçilerimiz adeta şahlanarak dört altın, bir gümüş madalya kazandılar. Minderde eski günleri hatırlatan bu başarıda Mehmet Esenceli, Hasan Sevinç, Nihat Kabanlı ve iki rakibini tuşlayan Ahmet Ayık şeref kürsüsünün en üst basamağına çıktılar. Takım klasmanında da Türkiye, ilk sırayı aldı. Aynı yıl Ahmet Ayık, ikinci kez Dünya şampiyonu da oldu.

1968: GÜREŞ VE MARATONDA GÜLDÜK
Meksika'daki Olimpiyatlarda yüzümüzü yine güreş güdrdü. Atıcılık, atletizm, boks ve güreş dallarında 33 sporcuyla katıldığımız oyunlarda serbest güreşte Mahmut Atalay ve Ahmet Ayık Olimpiyat şampiyonluğu'na ulaştılar. maratonda ise İsmail Akçay'ın dördüncülüğü, atletizm adına önemli bir başarı olarak tarihe geçti.

1968: BORO TURU TAMAMLADI
Yanında eşi Oda ile birlikte Kısmet adlı yelkenlisiyle 22 Ağustos 1965'te Dünya turu'na çıkan ünlü yelkencimiz Sadun Boro, 15 Haziran 1968 günü İstanbul'a vardı. Boro çifti 30 bin millik büyük macerayı 2 yıl 9 ay va 3 haftada tamamladı.

1971: AKDENİZ OYUNLARI İZMİR'DE
Türkiye 6.Akdeniz Oyunları'na İzmir'de ev sahipliği yaptı. 70 bin kişilik Atatürk Stadı ve 2 bin kişilik Olimpiyat Köyü bu amaçla inşa edildi. 14 ülkenin katıldığı oyunlarda Türkiye, 18 altın, 12 gümüş ve 15 brozla 4. oldu.

1972: KAMACI AVRUPA ŞAMPİYONU
Ünlü boksörümüz Cemal Kamacı, profesyonel ringlerde ülkemize ilk Avrupa Şampiyonluğu'nu kazandırdı. 29 Eylül 1972'de Ali Sami Yen Stadı'nda kurulan ringde Fransız şampiyon Roger Zaim ile karşılaşan Kamacı, 12 raundluk mücadele boyunca kanayan kaşına rağmen üstün bir mücadele sergileyerek şampiyonluğa ulaştı.

1972: ALTINIMIZ YOK
Türkiye, 1928 Amsterdam Olimpiyatları'ndan sonra ilk kez 1972 Münih'i altın madalyasız kapadı. İsrailliler'e yapılan kanlı saldırıyla tarihe geçen bu olimpiyatta tek gümüş madalyamızı serbest güreşte Vehbi Akdağ kazandı.

1974: EŞSİZ REKOR
Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük kule ve tramplen atlayıcılarından Mahir Canbakan, 1940 ile 1974 yılları arasında tam 34 yıl rakipsiz şampiyon olarak bu spora veda etti. 18 kez Türkiye şampiyonu olan Canbakan'ın 1955'te tramplen atlamada elde ettiği derece kırılamamış bir rekor olarak tarihteki yerini aldı.

1975: AHMET ENÜNLÜ RAKİPSİZ
İtalya'nın Verona kentindeki Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonası'nda Ahmet Enünlü, orta boyda 19 sporcu arasında altın madalyaya ulaştı. Böylece bu sporda ilk kez dünyanın zirvesine bir Türk sporcusu çıkmış oldu.

1980: TERZİ'Lİ YILLAR
Türk atletizminde 1980'li yıllar, iki yetenekli Mehmet'in alkışlandığı dönem olarak tarihe geçti. Uzun mesafede önce Mehmet Yurdadön, ardından Mehmet Terzi adını duyurdu. Terzi, Balkan şampiyonaları, Akdeniz oyunlarında altına ulaştı, olimpiyatlarda koştu.

1981: EFE KARMADA
Avrupa basketbolunun zirvesi olan Avrupa Karması'na ilk giren Türk sporcusu Efe Aydan oldu. İspanya'da 9 Eylül 1981'de, Santilliana'nın jubilesi için toplanan karmaya çağırılan Aydan, Avrupa'nın devleriyle aynı takımda oynama onurunu yaşadı.

1984: CAN'DAN MADALYA
Los Angeles'taki olimpiyatta 36 yıl aradan sonra ilk kez güreş dışında madalya kazandık. Boksta Eyüp Can, 51 kiloda bronz madalyanın sahibi oldu. Bir yıl sonra Dünya üçüncülüğüne ulaştı ve profesyonelliğe geçtikten sonra da Avrupa'nın zirvesine çıktı. Oyunlarda yine boksta Turgut Aykaç, güreşte de Ayhan Taşkın, bronz madalya aldılar.

1988: KUNTER'İN REKORU
Basketbolda Erman Kunter, Guiness rekorlar kitabına geçen bir başarıya imnza attı. Hilalspor ile oynanan lig maçında Fenerbahçeli Erman, rakip potaya tam 153 sayı attı. Maçı Fenerbahçe, 175 - 101 kazandı.

1989: G.SARAY MUCİZESİ
Avrupa kupalarında başarılı sonuçlar almaya başlayan Galatasaray, unutulmaz bir başarıya 1989 yılındaki Şampiyon Kulüpler Kupası'nda imza attı. İkinci turda İsviçre'nin Neuchatel Xamax takımı ile eşleşen temsilcimiz, deplasmanda 3 - 0 kaybettiği maçın rövanşını İstanbul'da 5 - 0 alarak bir mucizeyi gerçekleştirdi. Sarı - Kırmızılılar, sahada kazandıkları bu zaferden sonra, bir de UEFA'ya karşı masa başında hakkını savunmak zorunda kaldı.

1989: TANJU'YA ALTIN AYAKKABI
Galatasaraylı Tanju Çolak, ligde bir sezonda attığı 39 golle Avrupa'da da zirveye çıktı ve altın ayakkabı ödülünün sahibi oldu. Monaco'da düzenlenen törende ödülünü alan Tanju, iki sezon önce Samsun'da oynadığı dönemde de 35 golle bronz ayakkabıyı elde etmişti.

1989: EN ACI KAZA
Türk spor tarihinin en büyük kazası 29 Ocak 1989'da meydana geldi. Malatya deplasmanına gitmekte olan Samsunspor kafilesini taşıyan otobüsün, Havza yakınlarında şarampole yuvarlanması sonucu futbolculardan Mete, Muzaffer ve Tomiç ile teknik direktör Nuri Asan hayatını kaybetti.

1992: KIZLARIMIZ KÜRSÜDE
1992 Barcelona'da ilk kez bir bayan sporcumuz olimpiyat kürsüsüne çıktı. Judoda Hülya Şenyurt, bronz madalya kazanırken, gösteri sporu olan tekvandoda da Ayşegül Ergin gümüş, Arzu Tan bronz madalyayı boyunlarına taktılar. Türkiye, oyunlarda 2 altın, 3 gümüş ve 3 bronz madalya topladı.

1992: GENÇLER ŞAMPİYON
Genç Milli Futbol Takımımız'ın Avrupa şampiyonluğu ile gururlandık. Gençlerimiz, finallerde Macaristan, Norveç ve Portekiz'i geçerek mutlu sona ulaştılar.

1992: KIZILSU'DAN REKOR
Atıcılıkta Alp Kızılsu, double trap müsabakalarında 200 üzerinden 177 puan toplayarak bu alandaki dünya rekorunu kırdı. Kızılsu, aynı başarıyı olimpiyatta tekrarlayamadı. Milli Takımımız da double - trap dalında Avrupa şampiyonluğuna ulaştı.

1993: İSTANBUL 2000 HÜSRANI
Olimpiyatları İstanbul'da düzenlemek için 2000 oyunlarına aday olan Türkiye, ilk hüsranı 1993'te aşadı. Monte Carlo'daki seçimde iyi bir kulis çalışması yapılmasına rağmen İstanbul, ilk turda elendi, Sidney mutlu sona ulaştı. İstanbul, 2004'te de aday olduğu olimpiyatı bu kez de Atina'ya kaptırdı.

1993: ASRIN GÜREŞÇİSİ HAMZA
17 yaşında bir Türk genci, dünya minderini kasıp kavurdu. Dünya Şampiyonası'nda şampiyonluğa ulaşan en genç sporcu olan Hamza Yerlikaya, 1995'te de ziryeve çıktı. 1996 Atlanta'da olimpiyat şampiyonluğuna imza attı, dört kez üst üste Avrupa şampiyonluğunu kazanan ilk güreşçimiz oldu. Bu başarılarıyla da asrın güreşçisi unvanını hak etti.

1994: 28 YILLIK HASRET BİTTİ
Güreşte son yıllarda yaşanan hareketlilik en büyük meyvesini 1994'te verdi. İstanbul'daki Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Turan Ceylan ve Mahmut Demir altın madalya kazanırken, Türkiye, 1966'dan beri ilk kez takım halinde Dünya şampiyonluğuna ulaştı.

1994: HALTER ŞOV
İstanbul'da yapılan Dünya Halter Şampiyonası'nda Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu, üçer altın madalya ve rekorlarıya adeta şov yaptılar. Fedail Güler de iki altın kazandı. Türkiye, tarihinde ilk kez takım halinde Dünya ikincisi oldu.

1995:FUTBOLUMUZ FİNALDE
A Milli Futbol Takımımız, İsveç, İsviçre, Macaristan ve İzlanda'nın yer aldığı gruptan Avrupa Şampiyonası finallerine yükseldi. Bu başarı ülkede büyük sevinç yaşatırken, futbol terörü 10 can aldı. Türkiye, dört yıl sonra finallere ard arda ikinci kez katılma hakkını da kazandı.

1996: MUTLU ZİRVEDE
Atlanta 1996 olimpiyatlarında Türk sporu, 36 yıl sonra ilk kez dört altın madalyaya ulaştı. Naim üçüncü kez zirveye çıkarken, halterin yeni küçük devi Halil Mutlu da ilk olimpiyat zaferine ulaştı. Hamza Yerlikaya ve Mahmut Demir diğer şampiyonlarımız oldular. Boksta Malik Beyleroğlu ile gümüş, güreşte M.Akif Prim ile bronz aldık.

1996: EFES, KUPAYI KALDIRDI
Basketbolda Avrupa'daki başarılı temsilcimiz Efes Pilsen, finalde Stefanel Milano'yu geçerek Koraç Kupası'nı kazandı. 1990'da çeyrek final oynadığı bu kupada sonunda şampiyonluğu kazanan Efes, takım sporlarında Avrupa şampiyonu olan ilk Türk takımı unvanını da elde etti.

1997: HAKAN DEVLER ARASINDA
Galatasaray'ın golcü futbolcusu Hakan Şükür, İsa, Rıdvan, Tanju, Cüneyt, Rıza ve Oğuz'dan sonra Dünya Karması'na seçilen yedinci Türk futbolcusu oldu. Dünya Karması'nın, Asya Karması'nı 5 - 3 yendiği maçta forma giyen Hakan, bir gol attı, bir de gol pası verdi.

1998: ALTIN ISTAKA SAYGINER
Bilardoda dünyaca ünlü sporcumuz Semih Saygıner, Antalya'daki Dünya Üç Bant Şampiyonası'nda zirveye çıktı. Finalde Hollandalı Valentijn'i 3 - 1 mağlup eden Saygıner, Dünya Şampiyonu oldu.

1998: ALAGAŞ İKİLEDİ
Karatedeki gururumuz Haldun Alagaş, 1990'da kazandığı şampiyonluktan sekiz yıl sonra bu kez Rio'da bir kez daha Dünya şampiyonu oldu. Bireysel olarak dört kez de Avrupa şampiyonluğu bulunan Alagaş, milli ve kulüp takımlarında da birçok uluslararası başarıya imza attı.

1999: SAM, DÜNYA ŞAMPİYONU
Türk boks tarihinde ilk dünya şampiyonluğuna Sinan Şamil Sam ulaştı. ABD'nin Houston kentindeki şampiyonada Sam, finalde Kazak rakibini sayı üstünlüğü ile yenip, kürsünün en üst basamağına çıkarak bir ilki gerçekleştirdi. Sam daha sonra profesyonel boksa geçti.

1999: ECZACIBAŞI'NIN BAŞARISI
Türkiye'de üst üste 17 yıl şampiyon olarak tarihe geçen Eczacıbaşı Bayan Voleybol Takımı, Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nı de kazandı. Bursa'daki final - four'da güçlü rakiplerini mağlup etmeyi başaran bayan voleybolcularımız, Avrupa'nın zirvesine çıktı.

1999: YASEMİN EN DERİNDE
Türk sporu 1900'lü yıllara sualtında gelen önemli bir başarıyla veda etti. Milli sporcumuz Yasemin Dalkılıç, Bodrum'da tüpsüz gerçekleştirdiği 68 metrelik dalışıyla, sabit ağırlıkla serbest dalış dünya rekorunu eline geçirdi.

Milliyet / 2000
 
Üst