Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Hakikaten pek hoşsunuz... Şimdiye kadar kimse benden böyle bir şey istemedi. Durun diğer okuyucularım da duysun. Efendim Şişliden cici bir hanım okuyucum, "Ne olur beyefendi," diye "Ben artist adresi veya herkesten bucak bucak sakladığım aşkıma çare filan istemiyorum. Ben arıları pek severim. Arılara ait ne kadar şiir, manzume varsa hepsini topladım. Bir de sizden 'Arı' başlıklı bir manzume yazmanızı rica ediyorum. Beni kırmazsanız bahtiyar olurfm!" Kendimi birdenbire evde durmadan alıyan bir yaşındaki trunu ile yalnız kalmış, çaresiz büyük babaya benzettim. Büyük baba nasıl torununu susturmak için türlü komiklikler, şaklabanlıklar yaparsa, ben de, sevgili okuyucumu memnun etmek için, hayatımda yapmadığım bir şeye, manzume yazmaya kalktım. Arka arkaya dizdiğim kelimeler topluluğuna, şayet manzume denebilire, tüyleriniz ürpermeden okumaya çalışın :
ARI
Tavanda kocaman bir arı
Rengi kanaryadan sarı.
Korkudan büzülmüşüm kanapeye,
Arı beni sokacak diye...
Ama o kocaman sarı arı,
Belki de beni kendisinden kocaman buldu.
Yahut kendisine dokunmadım da ondan oldu.
Yanımdan vınlıyarak geçti. Gitti, uzaktaki minicik menekşeleri seçti. "
Bu satırlar "Merak Ettikleriniz" başlıklı bölümden...
"Ben Ses'in kapak yıldızı olarak çıktım. Ve bu sayede Türk film piyasasında kendime bir yer sağladım. Oysa bazı şahıslar, bana yaklaşııp 'Tek bir yayın organına dayanırsan yeter derecede yükselemezsin' dediler. ......... Pencereden dışarı baktı. Bir tasmalı köpek, sahibinin elinde yoldan geçen çocuklara havlıyordu; "işte" dedi, "O havlıyor da dünya değişiyor mu?"
Bu satırlar 6. Sayfadaki Ajda Pekkan'ın sözleri...