Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Tevfik Fikret'e saldırmak yeni bir moda değil. Yıllardır çeşitli karalamalarla gözden düşürmeye, yok saymaya çalışılmakta. Burjuvazi'nin üniversitelerdeki kuklaları şiir tahlili derslerinde Fikret'i yerden yere vuruyorlar. Mehmet Kaplan'ın çömezleri hocalarından öğrendiklerinin üstüne hiçbir şey koymadan hep aynı şarkıyı söylüyorlar. Tevfik Fikret'e karşı 1940'lı yıllarda Yeni Sabah gazetesi tarafından önemli bir saldırı başlatılıyor. Gazete "Şair Tevfik Fikret'in eserlerini yakmak lazım" başlıklı bir yazı yayınlıyor. Yazıda Fikret'in din ve tarih düşmanı olduğu ve Robret Kolej'de öğretmenlik yaparak proteston zangocu kişiliğini kanıtladığı öne sürülüyor. Büyük bir tartışma başlatan bu yazının akıl hocası ise Mehmet Akif'in şu dizeleridir :
Önce Allah'a söver, sonra biraz bol para ver Hiç utanmaz Protestanlara zangoçluk eder. "
Yalçın Küçük, "Aydın Üzerine Tezler"in 2. kitabında Tevfik Fikret üzerine yaptığı incelemede bu tartışmaya değinirken, kavganın kökeninde Fikret'in "Tarih-i Kadim" şiirinin yattığını belirtiyor. Bilim adamı kılıklı faşistleri hala kin kusmaya yönelten bu şiirin bir bölüm şöyle :
Çok sürmez köhne kitap
fikri gömen sayfaların
bugün olmazsa yarın yırtılacak. "
Bu satırlar 4. sayfadaki "Tevfik Fikret" başlıklı yazıdan.. Vargı : Buradaki yırtılma olayına ben de karşıyım... Ama şairlerin diline kilit vurulamaz elbette ki... Peki ben bu satırları neden alıntıladım. Nedeni ; edebiyat - siyaset dünyasındaki bir kavganın iç yüzünü bilelim diye...