Sermaye Kültüründen Kopuş - 5 (1995 Mart)

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
1,052
14,796
İstanbul
4uo8njh.png
3kcjm3j.png

 
Son düzenleme:

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,511
7,463


Sayın funghu ;

"Şimdilik, küçük bir örnek ve değinme olsun. Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı 1972 yılında birinci baskısını
yapıyor. 1984 yılına kadar ikinci bir baskısı daha yok: 1984 yılıyla 1993 yılı arasında dokuz baskı yapıyor. Bu ilginç olgunun nedeni ne. Bence çok açık. 1972 yılından 1980 yılına kadar, çoğunluktakiler, tutunanlar'dır. Tutunamayanlar'a itibar etmiyor. Eylül faşizmi, tutunamamayı dayatıyor. Bu dayatış, nesnel bir gerçekliktir. Nesnel gerçekliğin değişmez ... değiştirilemez bir kategori olduğunu sananlar, birer birer tutunamayan oluyor.
Faşizm sürüyor, tutunamayanlar çoğalıyor. Hem raflarda hem de sokaklarda . . . Kitap, yıllar sonra gerçekliğini buluyor ve çok satan oluyor. Atay'ın peygamberliğini ilan etmede de gecikmiyor, tutunamayanlar. "
................
"işte sanat, bu egemenliğin kırılmasında bir silahtır. Bunun için de sağlam bir felsefi temele ve bilimselliğe ihtiyacı var. Felsefesini idealizmden alıp, bakışını bilimselliğin dışına taşıyanlar, sanat eserinde ister istemez öznel gerçekçiliğe düşüyor. Bunu da çoğu zaman natüralist bir tavırla yapıyorlar."


Bu satırlar A. Necmettin Borteçin'in "Öznel gerçekçiliğin kategorisi... natüralizm" başlıklı yazısından...
Vargı : Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar"ına bir de böyle bakmak size de ilginç gelmedi mi?

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....



 
Üst