Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Evet, biz 1950'1erin genç insanları, bir tek gövdeydik. Onat'ın ölümüyle eksildik. bizden, hepimizden bir şey eksildi. Her ölümden sonra dediğimiz gibi, unutmayacağız diyoruz bir daha. Yaşatacağız onu, ondan kalanları. Sürekli bizimle olacak. Her ölümden sonra hepimizin dediği bu. Evet, biz bir gövdeydik. Ölümle eksildik. Eksileni yerine koymamız gerek. Onat'ın direncini direncimize katmakla, Onat'ın yaratıcılığ ını yaratıcılığımıza katmakla olur ancak bu. Onu anacaksak sürekli, eylemini eylemimize katmakla, ölümün susturduğunu konuşturmakla yapabiliriz bunu."
Bu satırlar Kemal Özer'in "Eksileni yerine koymak" başlıklı yazısından.
Vargı : Öldürülen Onat Kutlar sadece Kemal Özer'de değil , sadece onu yakından tanıyanlar değil biz uzaktan tanıyanları da eksik bırakmıştır.
"yeşilçam'ın en sarışın kızıydı
cahide sonku
o kuğu boyunlu kadehlerle
yudumlarken rakısını
biz sarhoş olurduk
bakar bakmaz gözlerine
gülmese de clark gibi
bir kaşı hep yukarıdaydı
biryantinle tarardı saçlarını ayhan ışık gülerdik o ciddi adama da
yanına gelince sadri alışık
siyah file çoraplarıyla
ne güzel soyunurdu
aysel tanju
tutuştururdu delikanlı kanımızı
çıkarıp atınca üzerimize
son parçayı da
sönerdi sahnedeki ışıklar
dövülse de her filmde
iyi adamlara erol taş alır sizi bu yüfke yürekli
koca adam
taze çaylar setine cankurtaran'a
fonda istasyon ve deniz
yeşilçam'ın
taçsız sultanıdır türkan şoray hala heyecanla titriyor etli dudakları
hep ilk filmini çevirir gibi '
bakışları işler içimize
biraz da o büyütmüştür hepimizi
perdenin en yaramazı müjdat gezen komiklik yapar haylaz haylaz
paranı n saltanatı işlemez ona
gözleri çocuk gözleri der ki
- alınan halktan
verilir yine halka
en delikanlı arkadaşımızdı yılmaz güney sürgün ayaklarında adana'nın tozu
her karede boynu bükük duruşu
acıyla ağıtla umutla
emeğin şiirini çizmesi
ah bizi böyle bı rakıp da gitmesi
ara sıra kopsa da film
kaçmazdı keyfimiz
elimizde ucuz gazozlar içlerinde
leblebi
seyrelemek ne hoştu tahta sıralarında yazlık sinemaların
seyretmek dolunayla beraber kayan yıldızları da"
Bu nostaljik kokan satırlar İdris Atmaca'nın "Yeşilçam'dan" adlı şiirinden...