Ölümünün 51. Yılında Yunus Nadi (28 Haziran 1996)

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
648
8,717
İstanbul
m95s7h8.png


 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,050
5,981
Sayın funghu ;

"Ben İstanbul'dan 1920 Nisanı'nın ikinci günü ayrılmıştım. O zaman burda Yeni Gün yayımlanıyordu. Giderken bir gün İstanbul'a yeniden ve zaferle geleceğimize inanıyorum. Hatta bu inançla gazete idarehanesini iki yıldan uzun bir süre kirada tuttum.
Şimdi ise dönme inancım gerçekleşmiştir. Fakat görüldüğü gibi bugün gazete olarak İstanbul'dan okurlarıma Yeni Gün'ü değil, Cumhuriyet'i sunuyorum. Demek ki arada büyük devrimler meydana gelmiştir. İtiraf etmeye mecburum ki bu devrimlerin büyüklüğü ve yüceliğini kendim bile şimdi daha iyi anlamış ve daha çok hayrete düşmüş durumdayım. O kadar ki zaman zaman kendimi gerçeğin ve hayalin büyük savaşına bırakmadan alamıyorum. Özellikle olayların içinde yüzmüş olmanın verdiği şaşkınlıkla şu yakın geçmişin müthiş ve büyük safhalarına karşı adeta sudan çıkmış balık durumunda buluyorum. Bu kadar az zamana, bu kadar büyük devrimler sığabilir mi?"

Hemen 2. sayadaki "Ömür boyu gazeteci, cumhuriyetçi, Atatürkçü, devrimci" başlıklı yazıda Yunus Nadi'nin söylediklerinden (yazdıklarından).

Şimdi Dedo11 olarak buradaki yazıyı PARÇALI(YORUM) yöntemi ile incelemeye çalışacağım... Bu yöntemi size de öneririm. Bu yöntem (müsade ederseniz) bana ait değil ama ait sayabilirsiniz. Ad babasını da bana verebilirsiniz.... Size kalmış...

1 - "Demek ki arada büyük devrimler meydana gelmiştir."
Devrimin büyüklüğü küçüklüğü ;
a) Ne yaptığına
b) Hangi koşullarda
c) Ne kadar sürede
.......
yapıldığına bağlıdır.....

a şıkkı açısından : DEVRİMLE NELER YAPILMIŞ , DEVRİM İLE NELER DEVRİLMİŞ , NELER DEĞİŞTİRİLMİŞ , YERİNE NELERİ GETİRMİŞ , bunlar DEVRiMiN niteliğini belirler. Devrimin büyüklüğünü belirleyen birincil etkenleri budur.
b şıkkı açısından : Yani aynı özelliklere sahip devrimi uygun koşullara sahip bir ortamda (ülkede) yaparsanız bu büyük devrim sayılmayabilir. Ancak aynı özelliklere sahip devrimi hiç te uygun olmayan koşullara sahip bir ortamda (ülkede) yaparsanız büyük devrim sayılır. İşte Türkiye'de gerçekleşen Anadolu Devrimi bu nedenlerle büyük devrim sayılır. O günkü koşulları incelerseniz bana hak verirsiniz.
Şimdi gelelim ANADOLU DEVRİMİ'NE ... daha birçok şık sayılabilir ama benim öncelediğim a ve b şıkkı açısından da gerçekten de BÜYÜK DEVRİMDİR.

2 - "İtiraf etmeye mecburum ki bu devrimlerin büyüklüğü ve yüceliğini kendim bile şimdi daha iyi anlamış ve daha çok hayrete düşmüş durumdayım."
Bilinen gerçektir ; bütünü görebilmek için belli bir mesafe uzaktan bakmak gerekir. İçinde iken bütünü kavramak gerçekten de kolay değil.

3 - "O kadar ki zaman zaman kendimi gerçeğin ve hayalin büyük savaşına bırakmadan alamıyorum."
Size önerim siz hiçbir zaman GERÇEK İLE HAYALİ BARIŞTIRMAYINIZ , HEP SAVAŞTIRINIZ. Yaratıcılık , insan açısından , toplum açısından ilerleyebilmesinin önkoşulu budur.

4 - "Özellikle olayların içinde yüzmüş olmanın verdiği şaşkınlıkla şu yakın geçmişin müthiş ve büyük safhalarına karşı adeta sudan çıkmış balık durumunda buluyorum."
(2) deki yorumum burası için de geçerlidir. Ne derler ; "Balık sudan çıkıncaya kadar suyun değerini (varlığını) anlayamaz."

5 - "Bu kadar az zamana, bu kadar büyük devrimler sığabilir mi?"
İşte bir devrimi büyük yapan bir özellik daha. Batının yüz , iki yüz yılda yapabildiğini ANADOLU DEVRİMİ ile on yıllara sığdırılmıştır. Çünkü DEVRİM de zamanlama ve süre çok önemlidir. Geç kalınırsa (ki birçok devrim kalkışmasında bu yaşanmıştır) o devrim doğmadan ölür...


***SON VARGI : Benim bu konuda vargılarımın doğru ve yanlışlığını belirleyen birçok etmen var.
a) Objektif - Subjektif bakış : Ömrüm boyunca acaba bu ülkede olmam , yetiştiğim ortam nedeniyle nesnel olabilir miyim? diye çok düşünmüş , taşınmış biriyim. Bu konuda yeterince (olabildiği kadar elbette) nesnel olduğumu varsayabilirsiniz.
b) Devrim konusunu ömrüm boyunca incelemiş biriyim. Yüzlerce değil binlerce (sadece Türk değil çoğu yabancı yazarların yazdığı) kitap okumuş biriyim. Yani devrim ve devrimleri bilen biriyim (özür dilerim ben , ben demek için değil vargımın yeterliliği konusu için gerektiği için böyle yazmak durumunda kaldım.)
c) Fidel Castro diyor ki "Atatürk'ün yaptığı devrimler büyük devrimler. Bunları ben bile yapamazdım." Bu konuda sayfalarca yazabilirim. Ancak Fidel Castro'nun sözünün üstüne söz söylemek istemem...


Bu yıl Roman ödülü iki kişi arasında bölüştürülmüş. Biri Mahir Öztaş , diğeri Erhan Bener. Erhan Bener'i sanırım anımsarsınız.
Bu yıl öykü ödülünü Ayla Kutlu "Mekruh Kadınlar Mezarlığı" adlı eserine verilmiş. Yazarla söyleşi var. "MEKRUH" sözcüğüne ve neden KADINLAR için bir tanımlama.. Düşünün derim...


Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...
 
Son düzenleme:

yeryüzü

Yönetici
3 Eki 2011
17,642
85,532
hiçbiryerde :)
Dergi için çok teşekkür ederim sayın @funghu

ve artık eminim, yorumlarını çok sevdiğim ve
bu yüzden tartışmak gereği duyduğum sayın @dedo11 ,
şimdi yine bir sorum olacak. "Devrim" sözcüğünü yazdığımda, vikipedi:


Ben de incelediğimde,
"5 - "Bu kadar az zamana, bu kadar büyük devrimler sığabilir mi?"
İşte bir devrimi büyük yapan bir özellik daha. Batının yüz ,
iki yüz yılda yapabildiğini ANADOLU DEVRİMİ ile on yıllara
sığdırılmıştır. Çünkü DEVRİM de zamanlama ve süre çok önemlidir.
Geç kalınırsa (ki birçok devrim kalkışmasında bu yaşanmıştır) o devrim doğmadan ölür..."

bu maddeye dikkat ettim ve ülkemizde bu devrimin başarıya ulaştığını
kanıtlayan emarelerin bulunduğunu ama ağırlıkla halk tarafından kabul
görmediğini düşünüyorum. Çünkü hala "okuyan", haklarını ve sorumluluklarını
bilen, cumhuriyet rejiminin farkında olan bir çoğunluk yok gibi; çoğunluk tebaa
olduğunu düşünüyor olabilir. Bu subjektif bir durum tespiti sadece. Devrimleri
yapanlar ne yaptı, ne kadar neyi istedi, ne olacağını biliyorlar mıydı,
bu konular ayrı bir tartışma konusu tabii ki...
 
Üst