Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"İşte san'atte 'senbolizm' odur ki size bir deniz tasviri ile ister yalı safasını yaşatır, ister gemi kazasını hissettirir, ve isterse san'ati müphemiyet içinde bırakarak sizi dimağınızın hazırlığına göre herhangi bir heyecan ile tahrik eder. Ve bu 'senbolizm' de sarih remzlerden ziyade müphem ve izafi remzlere müracaat olunur. Senbolizm 'Rümuz ile temsil' demektir."
Bu satırlar Cenap Şahabettin'in "Senbolizm Nedir?" başlıklı yazıdan. Vargı : Eski Akbabalara bakınız. Oradaki öztürkçe sözcükleri niçin savunduğumu , oradaki eski sözcükler ve karşılığı olan özTürkçe karşılıklarını niçin yazdığımı şimdi anladınız mı? Tutucuların eski Türkçeyi savundukları olsa asıl o zaman hiçkimse hiçkimseyi anlayamayacak , okuduklarını da anlamayacaktı. Bitmedi okuduğunuz eski Türkçe beyinizde bilgiye oradan hareketle BİLİNCE hiç ama hiç dönüşmeyecekti. Düşünün toplumu ve geleceğinin ne olacağını. Papağanların toplum ve geleceği ne kadar insanlara yakışıyorsa bizim toplum da o seviyede olacaktı.. Biliyorum sert oldu ama ne yapayım doğrusu bu...
"..... 1811 senesinde Londra cıvarında doğarak daha onbeş yaşında bir delikanlı iken İstanbulu tesadüfen ziyaret etti. Osmanlı hükümetinden kendisine teklif edilen memuriyeti kabul etti ve İstanbul'da (ben yanlış yazmadım o zaman böyle deniliyormuş demek ki) yerleşti. Tophane atelyelerinde ressamlık ederken kendisi büyük bir zevkle Türkçe öğrenmeye başlıyor."
Bu satırlar 44. sayfadan. Anlatılan kişi kim , bilin bakalım? Hepimizin ilgisiz kalamıyacağımız bir ad : James REDHOUSE ......