Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Sovyet zihniyeti her türlü milliyetçiliğe karşı olduğundan, milli kimlikte geliştirilen her şey Sovyet damgası yemekteydi. Bu yüzden Ulusal Sosyalizmi savunmak dahi Moskova merkezli Sovyet(Sosyalist Emperyalizmi) zihniyetinde suçlu olmakla eş değerdi.
Sovyetlerle bir olmak demek milli değerli hiçe saymaksa, alternatifleri desteklemek İran'daki örnekte olduğu gibi, alternatif arayışında olmak demektir. Örneğin Türkiye, Osmanlı mirası ile şekillenmiş bir ülke iken Osmanlı belli bir kesmin aracı iken diğerinin hiç desteklemeyeceği bir '' şey '' olmuştur. Şu sorunun sorulması istenmemektedir: Biz Osmanlı değilsek ne idik?
"Diğer amil ise Marks-Lenin edebiyatıdır. Her iki edebiyat inkılapçıdır, yani mevcut cemiyeti değiştirmek lüzumuna kanidir; yalnız kullanmak istedikleri vasıtalar ayrıdır : Tostoycular barışıkla, Marksistler mücadele ile gayelerinde muvaffak olacaklarını zann ediyorlar. ........ Ak ciğerler kalbe nasıl bağlı ise ilim ile san'at da birbirine öyle bağlıdır; bu iki uzuvdan biri bozuk olursa öbürü de muntazam işleyemez. Hakiki ilim bir cemiyetin muayyen bir safhasında ehemmiyetli görünen hakikatları tetkik eder, onları insanların şuuruna kabul ettirir. San'at ise o hakitları bilgi sahasından duygu sahasına götürür."
Bu satırlar "Tolstoya Göre İlim ve San'at" başlıklı yazıdan.