Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Tabiatın ve hayatın sahneleri önünde dâhilerin bile muhayyilesi aczini itiraf eder. Garp edebiyatının ölmez lirik eserlerinden biri olan Werther bu hakikati teyid eden en kuvvetli bir misaldır . Göthe bu romanda kendi gençliğnin ateşin ve saf bir gönül macerasını tasvir etmiştir, hatta cananının adını bile değiştirmeğe kıyamamış, ona verecek Şarlot tan daha güzel bir isim bulamamıştır."
Bu satırlar Ahmet Cevat'ın
"Romanda Hakikat ve İcat GÖTHE ve WERTHER" başlıklı yazının ilk paragrafından... Vargı : Ben başka türlerde olmasına rağmen genellikle "ANI-ÖYKÜ" türünde yazmaya çalışıyorum. (henüz basılı eserim yok.)
Özellikle Cumhuriyet Kitap ekindeki eleştirmenler bir kitabı eleştirirken "kendi yaşamında yazıyor" diye eleştiriyorlar. Ben o değindikleri eserleri okumadım ama. Benim için yaşamlarından (yaşadıklarından-anılarından-çevrelerinde vb.) yola çıkılarak öykü , roman yazılmasında eleştirilecek bir şey yok. Ben yazılanın sanatsal olarak gereklerini yerine getiriyor mu , bir sanat eseri mi , buna bakarım. Yoksa saydığım özellikler var diye hemen eleştiriye neden olmamalı... Bakınız Gothe burada adı geçen ve bizim "Genç Werther'in Acıları" diye okuduğumuz eserinde kendini anlatıyormuş. Şimdi bu bir sanat eseri olmamış mı , yani?