Muhit Mecmuası Sayı 35 (Eylül 1931)

abboritta

Süper Üye
12 Ara 2020
1,257
12,642
Ms3H094q_o.jpg


Oi3A3XWj_o.jpg


 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,233
6,575

Sayın abboritta ;

"Bedbin etrafında bir ümitsizlik havası yaratır, onun içinde kendisi de boğulur, başkalarını da boğar.

..........
Nikbin kaderin, kısmetin vücuduna inanmaz, tevekkülün ne olduğunu bilmez, boynunu büküp oturmaz. Nikbin hayatta mücadeleyi kabul etmiştir, istediği neticelere varmak için vasıtalarını hazırlamak lazım geldiğini anlamıştır.
.........

Kadercilik her şeydeki değişmezlik seciyesinin doğurduğu akıydedir. Kurunu-Vustada (Orta Çağda) ne tahtı devirmek ne kara sabanı değiştirmek mümkündü; tevekkül bu asırlık ve bin yıllık değişmezliğin ruhta braktığı izdir. Nikbinlik her şeyin insan elile değişirliği ve eyi-olurluğu kanaatinden ruhun kazandığı heyecandır. Tekamülün her an iç yaşayış perdesine aks ettirdiği renkli ve sesli sinemadan ruhta doğan seciyedir."

Bu satırları Ahmet Cevat'ın "Nikbinlik" başlıklı yazısından aldım...
Vargı : Öncelikle iki sözcüğün bugünkü Türkçe karşılığını vereyim :
Nikbinlik : İyimserlik
Bedbin : Karamsar , kötümser.
Sonuç :
Kötümserlik insanı pasifliğe , boyun eğmeğe , tevekküle , kaderciliğe sürükler...
İyimserlik ise aktifliğe , başkaldırıya (değiştirmek , dönüştürmek istenen her şeye) kaynaklık eder , boyun eğmeyi , kaderciliği , vb. reddetmeyi getirir... bireyin , toplumun kendine özgüvenine neden olur.

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....

***Ankara'da (2001 - 2009 yılları arasında) "NİKBİNLİK" adlı bir dergi yayınlanıyordu.


 
Üst