Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Tek fırka sistemi inkılap devreleri için ne derece elzem ise normal iktisadi ve içtimai inkişaf hayatı için o nisbette kifayetsizdir. Bolşevizm ve Faşizm gibi tek fırka sistemlerinin gayesi, Kemalizmin gayelerinden büs bütün başkadır. İki evvelki siyasi rejim ya : 1) İçtimai sınıflardan münhasiren birinin koruyarak yeni bir heyeti-içtimaiye yaratamak, ve yahut :
2) İçtimai sınıflardan birini diğeri üzerine iktisadi ve siyasi tehakküm icrasına mani olmak gibi "serbestii-inkişafa muhalif" bir hedef takib eder ; Kemalizm ise milletin menfaatini bütün içtimai sınıfların normal ve serbest bir inkişafa mazhar olmasında görür.
Kemalizm, yalnız irticai zümrelerin -Orta Çağa mahsus imtiyazlı sınıf, ocak ve hanedanların , derebeyliklerin - düşmanıdır. Saltaneti kaldırması, hanedanı memleketten çıkarması, evkafı hükümetleştirmesi, dini zümrelerin siyasi iktidara tecavüzlerine nihayet vermesi, tarikat tekylerinin serbestisini men'etmesi, toprak dere-beyliklerinin lağvini istihdaf eden bazi kanunların şimdiden çıkmış olması ... içtimai-inkilabi proğramının sınıf mücadelesine tealluk eden kısmını aksettirir. Henüz muhtaç olduğumuz toprak reforması - aşiret reisliklerinin ve toprak derebeyliklerinin tamamen ilgasiyle köylüyle zirai vasıtalar verilmesi - ikmal olunmamış ise şüphesiz iktisadi çaresizlikler sebebiyle olunamamıştır."
Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesi hüsranla sonuçlanıyor... Vargı :
Benim için en büyük önder , gerçek kurucu önder , gerçek devrimci Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bu böyle biline .... Ancak bu demek değildir ki o dönemde yapılanlardaki hataları görmüyorum. Bana göre eksikler ve yanlışlar da var , elbette : 1 - Yukarıda söylenenin aksine tüm koşullar hazırken "Toprak ve Tarım Reformu" yapılmamıştır. Toprak ve tarım reformu yapılmayan hiçbir ülke ortaçağ kalıntılarından , şeyhten , şıhtan , ağadan , feodal düzenin tüm gerçi ve yoz kalıntılarından kurtulamamıştır. Köylüler için , şehirliler için sosyal adalet sağlanamamıştır. 2 - Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasasında "Laik" deniyor ya cumhuriyete. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman tam anlamı ile Laik bir cumhuriyet olmamıştır. Olamazdı da. Çünkü Laikliğin önkoşulları yaratılmamıştır. Sadece bu konuda üst yapıda (üstyapıda bile hatalar yapılmıştır) çabalar gösterilmiş altyapıda hiçbir şey yapılmamıştır. 3 - Hiçbir laik ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı gibi dinişlerinin devlete bağlı bir kurumu olamaz ve ibadethaneler devlete bağlı olamaz. İbadethanelerin (cami) tümü masrafları ve başındaki dini görevlilerin (Hoca, imam , müftü vb.) maaşı dahil devlet tarafından karşılanmaz. 4 - Özellikle İzmir İktisat Kongresinde Türkiye Cumhuriyeti yolunu değiştirip KAPİTALİZMİ seçerek toplumsal halkçılıktan bir ölçüde vazgeçiliyor... Sonra Kamu iktisadi Teşebbüsleri vb. ile dönüş sağlanıyorsa da geçmiş olsun... 5 - İzmir iktisat kongresi sonucu yön değiştirmesi hemen siyasi yansımalarını buluyor. Sol görüşlü insanların toplu tevkifatları başlıyor. 1 Mayıs kutlamaları yasaklanıyor. Tümünü saymayacağım ama birini de anmadan geçemiyeceğim. Faşist görüşlü içişleri bakanı (ki önceden bir iftira ile hakkından geleceğini açık açık söylüyor) Askeri isyana teşvikten tutuklanıp bir geminin atık sularının (sintine) içinde tutulan kişi yargılanıp hapislerde çürütülmeye başlanıyor. Atatürk bile "Takmış kafayı İçişleri Bakanı kafaya bu çocuğa yazık ediliyor. Haksızlık ediliyor." diyor ama o kadar. Başka bir eylemi yok. Yok o dönem Atatürk hastaymış ta ... Falan filan... İstese bir kaş göz işareti ile bile bu haksızlığa son veremez miydi? Bu hapishanelerde çürütülmeye başlanan ( Daha sonra Demokrat Parti döneminde de bu zulüm sürecektir) kişi kim mi ? NAZIM HİKMET... 6 - Yukarıdaki alıntıda da değiniliyor ; bir sınıfın diğerine tahakkümüne karşı çıkılıyor. Yok canım , öyle mi? Bir tarafta köylerin sahibi ağa , diğer tarafta köy ile birlikte alınıp satılan köylü eşit olacakmış hadi canım sende... Bir tarafta kapitalist , diğer tarafta işçi eşit olacakmış hadi canım sende...
..........
.........
Saysam bu maddeler uzayıp gider.. Burada kesiyorum.
Denecek ki ; hani sen övüyordun , savunuyordun , neden eleştiriyorsun ? Yanıt : Ben eleştiremiyeceğim , hatalarını göremiyeceğim görüşü , lideri , yönetimi , düzeni vb. sevmem , savunmam ... Dünyada hiçbir şey eleştirinin dışında olamaz...
Bu eleştiriler Atatürk'ün eşsiz bir lider olduğuna gölge bile düşüremez elbette ... Bu nedenle aşağıya bir dörtlük alıyorum .
"İki yıldız halinde taşıyacak gözlerin Dehanın ziyasını cihan ufuklarına.
Yurdumun her taşına nakşettiğin sözlerin
Derin uğultularla aksedecek yarına... YAŞAR NABİ "