Mizah, Korkunun Şefkatli Yüzü (Mordillo Röportajı)

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
836
11,691
İstanbul
Mizah, Korkunun Şefkatli Yüzü

Guillermo Mordillo, yaşamlarına hayranlık duyduğu hayvanlar gibi çalışmak istediğini vurguluyor

Tıpkı bir hayvan gibi çalışmaya ve yaşamaya çalışıyorum. Çünkü hayvanlar içgüdülerini takip ederler ve yanlış yapmazlar. Dünya, kadın ve erkeğin birbiri ile ilişkisi üzerine kuruludur. Aşk da bu kavramın içine girer. Bence şefkat kelimesi, aşktan çok geniş ve anlamlıdır. Çünkü aşk biter, geriye şefkat kalır.​


Çalışmalarım, benim düşünce biçimimin dışavurumudur. Hayatımda gördüğüm her şey beni çizgiye götürüyor. Aslında karikatürlerim basit bir insanın rüyaları ve hayalleri.
Aydın Doğan Vakfı tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Aydın Doğan Karikatür Yarışması'nın jüri başkanı olan Guillermo Mordillo ile vakfın düzenlediği veda gecesinde sıcak bir röportaj gerçekleştirdik:


- Seçilen üç karikatürde sizi etkileyen unsurlar nelerdi?
MORDİLLO - Ben birinci ödülü gerçekten çok sevdim. Sürrealist, gizemli, müşfik ve bunları tamamlayan unsur olarak grafiği çok başarılı. Komik bir karikatür değil. İkinci ve üçüncü, çok orijinal olmasa bile sanatsal çalışması doğru ve eğlenceli karikatürler. Zaten ikinci ve üçüncü, birinciye göre daha çok mizah içeriyor, ama birincisi birçok açıdan dengeyi oturtmuş bir çalışma. İnsanlar, karikatürün diğer sanatlara göre daha aşağı seviye ve daha basit bir sanat olduğunu düşünüyor. Birincisi gibi çalışmalar, karikatürcülüğün sadece bir espri bulup onu çizmekten farklı olduğunu, karikatürün de bir sanat olabileceğini kanıtlıyor.

- Sizce bir karikatürü sanatsal kılan, mizah ağırlıklı olması mı, yoksa düşündürmesi mi?
MORDİLLO - Grafik, felsefe ve mizah, hepsi bir araya geldiğinde, yani fikir ile sanat birleşince iyi karikatür ortaya çıkıyor. Genellikle birinden biri daha iyi oluyor. Bunun ikisini de birden birbiri içine geçirmek gerçekten güç bir iş. Fikrin iyi bir grafik ile dengelenmesi ve insanlara akıllıca bir şeyler sunabilmesi önemlidir.

- Türk karikatüründe politikanın çok büyük önemi var. Sizinkilerde ise politika biraz gizlice ortaya çıkıyor...
MORDİLLO - Ben komik, sanatsal karikatürler yapmaya çalıştım. Detayları ince ince hesaplanmış ve pek çok ayrıntı içeren karikatürler çizmeyi seviyorum. Aklıma gelen orijinal fikirlerin insanları güldürmesine çalışıyorum. Genellikle hiç alt yazı veya söz kullanmıyorum. Böylece bütün dünyadaki insanlara ulaşabiliyorum. Yabancı bir ülkede iseniz eğer karikatür gördüğünüzde onda yazı yoksa bunu anlarsınız. Tıpkı müzik ve spor gibi. Bir tenis maçı izliyorsanız, Japonya'da bile olsanız onu anlarsınız.

- Ama konu olarak daha çok insan ilişkileri ve hayvanları ön plana alıyorsunuz?
MORDİLLO - Ben her türlü hayvanın yaşantısına hayranlık duyuyorum. Kendim de tıpkı bir hayvan gibi çalışmaya ve yaşamaya çalışıyorum. Çünkü hayvanlar kendi içgüdülerini takip ederler ve yanlış yapmazlar. Bir insan ancak aklıyla ve beyniyle hareket ederse o zaman yaşamında hatalar yapar. Kadın-erkek ilişkisini ele alırsak, dünya kadın ve erkeğin birbiri ile ilişkisi üzerine kuruludur. Aşk da bu kavramın içine girer. Bence şefkat kelimesi, aşktan çok geniş ve anlamlıdır. Çünkü aşk biter, geriye şefkat kalır. Bana her zaman, 'mizahın tarifini yapar mısınız' diye sorarlar ve ben de bunun üzerine düşündüm. Şimdi buldum. Bence mizah, korkunun şefkatli yüzüdür.

- Peki ya spor?
MORDİLLO - Bir konsere, sinemaya veya tiyatroya gittiğiniz zaman sizin aradığınız şey aslında heyecandır. Sporda ben aradığım bu heyecanı yakalayabiliyorum. Bir şey izlerken kalbimin normalden çok daha hızlı çarptığını, kanımın hızlandığını hissediyorum.

- Hangi spor türü sizi daha çok heyecanlandırıyor?
MORDİLLO - Futbol. Çünkü ben çocukken arkadaşlarımla sokaklarda futbol maçları yapardım. Futbol, benim çocukluğumdan kalan en güzel anılarımdan biridir. Çocukken oyun oynamak için spor yaparsınız. Yaşlandığınızda ise çocukluğunuzu oynamak için yaparsınız. Sizin çocukluğunuza açılan bir kapıdır.

- Herkes artık agnostik olduğunuza karar vermenizi konuşuyor...
MORDİLLO - Ben 'agnostik' kavramının ne olduğunu ilk öğrendiğimde 55 yaşındaydım. Katolik bir ailede doğduğum için, kiliseye gittiğimde okuduğum kelimelerin anlamlarını beğenmedim ve o dine inanmadığımı fark ettim. Ama kendimi 'tanrıtanımaz' olarak da tarif edemiyordum. Tanrı yok diyemiyordum. Bir gün bu kavramı keşfettim. Dindar da değilsiniz, ateist değilsiniz; ikisi arası bir şey. Çünkü aslında aklımız Tanrı'yı ne reddedecek ne de ona inanacak kadar gelişmiş değil. Şu anda ben bekliyorum. Ölmeyi bekliyorum, ancak o zaman Tanrı'nın var olup olmadığını anlayacağım.

Agnostisizm ve ideal dünya​


- 55 yaşında agnostik olduğunuza karar verdiğinize göre, bu karikatürlerinize yansıdı mı?
MORDİLLO - Karikatürlerimde benimle ilgili her şey bulunabilir. Politika, din.. bütün soruların cevabı bulunabilir. Çünkü çalışmalarım, benim düşünce biçimimin dışavurumudur. Hayatımda gördüğüm her şey; duyduğum, hissettiğim, anladığım ve anlamadığım her şey beni çizgiye götürüyor. Aslında karikatürlerim basit bir insanın rüyaları ve hayalleri.

Agnostisizm, aslında bütün dünyanın üzerine temellendirilmesi gereken bir kavram. Dünyadaki insan ilişkilerinde ortaya çıkan en büyük problem, insanların Müslüman, Yahudi ya da Hıristiyan olmaları ve birbirlerinin arasına sınırlar yaratmaları. Agnostisizm ideal dünyaya açılış gösterir.

- Hayvanlar gibi mesela...
MORDİLLO - Gerçekten doğru. Hayvanlar kesinlikle agnostiktir. Bu yüzden de hiç savaşmazlar.

- Teknolojik gelişmeler karikatürü nasıl etkileyecek sizce?
MORDİLLO - Teknoloji gelecektir. Yeni tekniklerin gelişmesi yeni imkânların doğmasına yol açacaktır. Önemli olan nasıl kullandığınız. Mesela televizyon da yeni teknoloji; onu yararlı biçimde kullanan da var, kullanmayan da. Demokrasi iyi bir sistemdir, ama onu nasıl kullanacağınıza bağlıdır. Özgürlük de öyle. Bence yaşamdaki en önemli şey ağırbaşlılık ve haysiyettir.

Bu da hayvanlardan öğrenmemiz gereken başka bir değer. Özellikle kedilerden. Çünkü kediler bağımsız ve onurludur. Eğer bir evde yaşıyorlarsa, o evin bir üyesi olmak isterler ve sen ona uymak zorunda kalırsın. Onur ve adaletin olmadığı ne iş, ne özgürlük ve ne demokrasi hiçbir şey ifade etmez. Teknolojiyi onurumuzu ve adalet duygumuzu unutmadan kullanmalıyız. Önemli olan, onun bizi değil bizim onu kullanmamız. Eğer bu kurallara uyarsak, teknoloji sadece karikatürün değil bütün sanatların geleceği olacaktır.

Mordillo, "Eğer kurallara uyarsak, teknoloji sadece karikatürün değil, bütün sanatların geleceği olacaktır" diyor.

AYŞE KÖKSAL
Tarih: 2000


nhvz1kw.png

-Birincilik Ödülü-​
 

eankara

Onursal Üye
24 May 2010
1,504
9,311
Usta karikatürcü ile yapılan söyleşi çok ilgimi çekti. Karikatür sanatına ilgimin başladığı yıllarda, Semih Balcıoğlu, Ferruh Doğan, hatta daha eskilere gidersek Cemal Nadir, Ramiz gibi sanatçılarımızdan haberdardım. Ama benim için iki efsanemiz vardı; Turhan Selçuk ve Bedri Koraman. Ama, yabancı sanatçılardan Mordillio'yu tartışılmaz görüyordum. Halen de sevgim aynıdır. Onun çeşitli konulardaki klasik haline gelmiş tiplemelerinin sempatikliğine diyecek bulamam. Hal böyleyken yayınladığınız söyleşi, çalışma disiplini, mizah ve karikatür hakkında söyledikleri tekrar tekrar okunacak nitelikte.
Teşekkürler Sn. @funghu . Scientific American dergisinin nette dün yayınlanan, " YZ Çağı " ile ilgili yeni sayısını görünce sizi hatırladım. İlginç makale ve yayın paylaşımlarınızı bekliyorum.
 

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
836
11,691
İstanbul
Sayın eankara,

Bilim ve teknolojiye dair haber ve makaleleri, orijinal dilinde takip edebilmek için, ne yazık ki İngilizcem yeterli değil. Birkaç ayda bir BBC ve Sputnik’in Türkçe sayfalarının bilim ve teknoloji haberlerini hızlıca tarıyorum. İlgimi çeken haberleri, ya sık kullanılanlara ya da word dosyasına alıyorum.

Okul sıralarında “Bunlar, gerçek hayatta ne işimize yarayacak?” sorusunu “Bunlar, hayatımızı nasıl etkileyecek?” sorusuna çevirebilseydik ne güzel olurdu. Yapay zeka da, hiç şüphesiz bir şekilde hayatımızı etkileyecek, topluma nüfuz edecek.

Yapay zeka, bugünlerde, müzik, görsel ve video üretme, sağlık tavsiyesi alma gibi yönleriyle çok kullanılıyor.

Farklı amaçlarla kullanıldığı yerler de var. Bir haber başlığı şöyle: “Kardaki kırmızı piksel: Yapay zeka kayıp dağcıyı nasıl buldu? ” ( )

Başka bir haber başlığı ise, “ChatGPT'den yardım isteyenler anlatıyor: 'Tavsiyesi intihar oldu'” ( )

Böyle haberlerle, yapay zeka bizi şaşırtmaya devam edecektir elbette. Bununla beraber, yapay zekanın gitme ihtimali olan yönler konusunda ciddi ciddi düşünmemiz gerekiyor.

Bu yönlerden biri “Martix” olabilir. İnsanları kuvözlere doldurup, zihinlerinde hayal ettikleri hayatı yaşamalarını sağlayabiliriz. Bugün, insanlara sorulacak olsa, yüz milyonlarca insanın Matrix’i seçeceğinden eminim. Kira derdi yok, fatura derdi yok, trafikte saatlerce zaman tüketmek yok, geçim derdi yok... Daha ne olsun!

Yapay zekanın gitme ihtimali olan başka bir yön de var.

“Gawdat, kapitalizmin “emeği düşük maliyetle satın alıp daha yüksek bedelle satma” mantığı üzerine kurulu olduğunu ifade ederek, makinelerin insan emeğinin yerini almasının bu modeli geçersiz kılabileceğini söyledi. Gawdat’a göre yapay zeka yalnızca görevleri otomatikleştirmiyor; aynı zamanda insan emeğine ve karar alma süreçlerine duyulan ihtiyacı da azaltıyor. Bu durumun ücretler, istihdam ve tüketim gibi ekonomik sistemin temel unsurlarını zayıflatabileceğini dile getirdi.” Google X yöneticisi Mo Gawdat, bunları söylüyor. Haberin başlığıysa şöyle: Yapay zeka kapitalizmi bitirebilir. ( )

Ülkemizin, bu gelişmeleri seyreden değil, gelişmelere dahil olan bir ülke olması dileğiyle...

Son söz olarak şöyle bir sahneyle bitireyim:

- İnsan: Gemini Gemini güzel Gemini, söyle bana benden daha güzeli/yakışıklısı var mı Dünyada?
  • : 3.345.249.073 sonuç bulundu! Sonuçtan memnun olmadığını anlıyorum. İstersen, soruyu en güzel gözlü olarak daraltabilirim...
  • İnsan: İstemem kalsın...
 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,372
7,022

Sayın funghu ;



MORDİLLO - Ben komik, sanatsal karikatürler yapmaya çalıştım. Detayları ince ince hesaplanmış ve pek çok ayrıntı içeren karikatürler çizmeyi seviyorum. Aklıma gelen orijinal fikirlerin insanları güldürmesine çalışıyorum. Genellikle hiç alt yazı veya söz kullanmıyorum. Böylece bütün dünyadaki insanlara ulaşabiliyorum. Yabancı bir ülkede iseniz eğer karikatür gördüğünüzde onda yazı yoksa bunu anlarsınız. Tıpkı müzik ve spor gibi. Bir tenis maçı izliyorsanız, Japonya'da bile olsanız onu anlarsınız.



Vargı : Mordillo “Yazısız Karikatür”ün evrenselliğini vurguluyor. Bence doğru… Mordillo’yu karikatürcü olarak çok severim ancak aşağıdaki görüşlerini yanlış buluyorum.





MORDİLLO - Ben her türlü hayvanın yaşantısına hayranlık duyuyorum. Kendim de tıpkı bir hayvan gibi çalışmaya ve yaşamaya çalışıyorum. Çünkü hayvanlar kendi içgüdülerini takip ederler ve yanlış yapmazlar. Bir insan ancak aklıyla ve beyniyle hareket ederse o zaman yaşamında hatalar yapar.



Vargı : Bu kadar yanlışı nasıl o güzel yaratıcı beynine toplamış, şaşmamak elde deği… Mordillo ne hayvanı tanıyor , ne de içgüdü nedir biliyor…

Aşk ve şefkat konusunda da yanılıyor (eğer çeviride yanlış yoksa) . Aşk elbette ki uzun ömürlü değildir. Bitince (veya sönümlenince) aşk öznesi kişiye duygular olumlu olarak (aksi de olabilir) devam ediyor ise bu şefkat değil “SEVGİ” dir. Sevgi elbette ki aşk’tan daha geniş anlamlı ve daha uzun ömürlü bir duygu durumudur.



Mordilloagnostizm” konusunu da bilmiyor (çeviriler doğru ise) ;



Agnosti(k)izm : Bilinemezcilik , bilinemezcidir.

Eninde sonunda yeri materyalizme (maddecilik) karşı idealizmdir. Din-Tanrı konusundaki örnek te yanlış. “Metefizik” yoktur NOKTA.



Hayvanlar agnostik değildir. Çünkü agnostik belli düzeyde düşünce , bilgi edinme düzeyindeki insan denen yaratıklar tarafında kaçamak döğüşme (ne ondanım ne ondan tavrı) sanatıdır. Oysa hayvanlar BİLİNEMEZCİ değil BİLEMEYENLERDİR

Bence hayvanları da iyi tanımıyor. Çünkü içgüdüsü ile hareket eden agnostik hayvanların barış içinde yaşadıklarını sanıyor

Hayvanların onurlu ve adil olduğunu savlıyor. Bu kavramların insanlara ait olduğunu ; hatta insanların bile bu kavramlara milyonlarca (evet milyonlarca) yıl sonra toplumsal yaşama geçilmesi ve toplumsal yaşamın da belli bir düzeye geçmesinden sonra ortaya çıkmıştır (halen de birçok toplumda sadece kavram olarak vardır. Gerçekte yokturlar)







Bitirirken ; Sayın @eankara nın “Ama benim için iki efsanemiz vardı; Turhan Selçuk ve Bedri Koraman.” Beğenisine “Ben de …. Ben de…” diyorum.





Diğer konulara değinmiyorum bile çünkü kitap olur yazdıklarım… Burası için bu kadar…





Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim….



 

yeryüzü

Yönetici
3 Eki 2011
17,818
87,610
hiçbiryerde :)
Sayın funghu ;



MORDİLLO - Ben komik, sanatsal karikatürler yapmaya çalıştım. Detayları ince ince hesaplanmış ve pek çok ayrıntı içeren karikatürler çizmeyi seviyorum. Aklıma gelen orijinal fikirlerin insanları güldürmesine çalışıyorum. Genellikle hiç alt yazı veya söz kullanmıyorum. Böylece bütün dünyadaki insanlara ulaşabiliyorum. Yabancı bir ülkede iseniz eğer karikatür gördüğünüzde onda yazı yoksa bunu anlarsınız. Tıpkı müzik ve spor gibi. Bir tenis maçı izliyorsanız, Japonya'da bile olsanız onu anlarsınız.



Vargı : Mordillo “Yazısız Karikatür”ün evrenselliğini vurguluyor. Bence doğru… Mordillo’yu karikatürcü olarak çok severim ancak aşağıdaki görüşlerini yanlış buluyorum.





MORDİLLO - Ben her türlü hayvanın yaşantısına hayranlık duyuyorum. Kendim de tıpkı bir hayvan gibi çalışmaya ve yaşamaya çalışıyorum. Çünkü hayvanlar kendi içgüdülerini takip ederler ve yanlış yapmazlar. Bir insan ancak aklıyla ve beyniyle hareket ederse o zaman yaşamında hatalar yapar.



Vargı : Bu kadar yanlışı nasıl o güzel yaratıcı beynine toplamış, şaşmamak elde deği… Mordillo ne hayvanı tanıyor , ne de içgüdü nedir biliyor…

Aşk ve şefkat konusunda da yanılıyor (eğer çeviride yanlış yoksa) . Aşk elbette ki uzun ömürlü değildir. Bitince (veya sönümlenince) aşk öznesi kişiye duygular olumlu olarak (aksi de olabilir) devam ediyor ise bu şefkat değil “SEVGİ” dir. Sevgi elbette ki aşk’tan daha geniş anlamlı ve daha uzun ömürlü bir duygu durumudur.



Mordilloagnostizm” konusunu da bilmiyor (çeviriler doğru ise) ;



Agnosti(k)izm : Bilinemezcilik , bilinemezcidir.

Eninde sonunda yeri materyalizme (maddecilik) karşı idealizmdir. Din-Tanrı konusundaki örnek te yanlış. “Metefizik” yoktur NOKTA.



Hayvanlar agnostik değildir. Çünkü agnostik belli düzeyde düşünce , bilgi edinme düzeyindeki insan denen yaratıklar tarafında kaçamak döğüşme (ne ondanım ne ondan tavrı) sanatıdır. Oysa hayvanlar BİLİNEMEZCİ değil BİLEMEYENLERDİR

Bence hayvanları da iyi tanımıyor. Çünkü içgüdüsü ile hareket eden agnostik hayvanların barış içinde yaşadıklarını sanıyor

Hayvanların onurlu ve adil olduğunu savlıyor. Bu kavramların insanlara ait olduğunu ; hatta insanların bile bu kavramlara milyonlarca (evet milyonlarca) yıl sonra toplumsal yaşama geçilmesi ve toplumsal yaşamın da belli bir düzeye geçmesinden sonra ortaya çıkmıştır (halen de birçok toplumda sadece kavram olarak vardır. Gerçekte yokturlar)







Bitirirken ; Sayın @eankara nın “Ama benim için iki efsanemiz vardı; Turhan Selçuk ve Bedri Koraman.” Beğenisine “Ben de …. Ben de…” diyorum.





Diğer konulara değinmiyorum bile çünkü kitap olur yazdıklarım… Burası için bu kadar…





Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim….
"Hayvanların onurlu ve adil olduğunu savlıyor. Bu kavramların insanlara ait olduğunu ; hatta insanların bile bu kavramlara milyonlarca (evet milyonlarca) yıl sonra toplumsal yaşama geçilmesi ve toplumsal yaşamın da belli bir düzeye geçmesinden sonra ortaya çıkmıştır (halen de birçok toplumda sadece kavram olarak vardır. Gerçekte yokturlar)"...

Hadi tersten gidelim, evet, gerçekte yokturlar: "insanlarda"! çünkü insanlar henüz "olmamıştır" (Harari'nin deyişiyle) ama "hayvanlar"ın bir kısmı "olmuştur"

ve onlarda onur da vardır, ilkeler de, adalet de! En azından ben böyle düşünüyorum.

Makale için teşekkür ederim sevgili @funghu .
 
Üst