Milliyet Sanat - Yeni Dizi Sayı 28 - 15 Temmuz 1981

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
1,026
14,452
İstanbul
dvud7cf.png
nx0i2lq.png

 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,487
7,399

Sayın funghu ;


"Şiir yazardı Bedrettin. İnsanlar ve aşka aşıktı. Deneme yazardı Bedrettin. Yaşama ve yaşamın güzelliklerine, nimetlerine aşıktı.

Ölümünden sonra ilk ürününü Hasan Hüseyin Korkmazgil yayımladı. "Kalmasın Ellerim Sizlerden Uzak."
Korkmazgil kitabın girişinde şöyle diyor : "...ben sanırdım ki, daha doğrusu düşünürdüm ki, benim yazılarımı, notlarımı, mektuplarımı Bedrettin Cömert kitaplar haline getirmek zorunda kalacak. Bu görevin bana düşmesi ne acı!"
Bu neden oluyor. Benimle yaşıt olmayanlara anımsatmak için şimdi yazının baş kısmına dönelim :

"Üç yıl önce, bir sabah Türk Dil Kurumu Kurultayı'na gelmek için evinden çıktığında, Volkswagen otomobilinin içinde kurşunlandı Bedrettin. Karısı yaralı olarak kurtuldu. Otuzsekiz yaşın tüm birikimi, tüm dinamizmi, mahkeme kararıyla kimlikleri belirlenen sağcı katillerin kurşunları ile sona erdi. Bir ülkenin "en üstün düzeydeki beyinlerden biri" yine aynı toplumun ürettiği "en alt düzeydeki beyinsizlerden birinin" kullandığı silahla yaşamdan ayrıldı."

Bu satırlar saygıdeğer Emre Kongar hocmaın "Bedrettin Cömert : Ölümünden sonra da üretimi süren bir bilimadamı" başlıklı yazısından.

Vargı : Kendime ençok ta bir türlü düşüncelerimi edebiyat alanında yerine getirmemem olmuştur. Kendimi hiçbir zaman affetmeyeceğim. Ben Bedrettin Cömert'i çok yakından olmasa da tanıyan biriyim. Onun öldürülmesi üzerine "Bedrettin Cömert" romanını hep düşündüm... Ama bende iş yok yapamadım... Biraz daha detaya gireyim...
Ankara Tunus Caddesi'nin son kısımlarına yakın bir yerde olan Çağdaş Sahne diye bizim kültür dünyamızın merkezi olmuştu. O akşam da "Dokumacıların İsyanı" oyununu ilk gösterimini seyrettikten sonra açık oturum vardı. Sahnedekiler söze başlamadan biri söz aldı baktım lobiye çıkan kapının hemen yanında ayakta duran Bedrettin Cömert bu. Oyunu övdü durdu. Ve bana müsaade dedi ve gitmeye kalktı. Ben seyircilerin arasından hemen ayağa kalktım ; "oyun çok başarısız. Senaryo çok iyi olmasına rağmen oyunculuk berbat , sahneye konulması kötü ...." Eleştirdim , eleştirdim ... Haklıydım. Baktım Bedrettin Cömert yok gitmiş. Ardından koşturdum. Binadan çıkmadan yakaladım... "Neden eleştirimi dinlemedin?" diye onu eleştirdim. Acelesi varmış. Birlikte Tunus Caddesinde Kızılaya doğru yürümeye başladık. Akay yokuşuna gelmiştik ki ".... (adımı söylüyor burada) sabaha kadar çalışmam lazım. Çok önemli bulgulara eriştim. Yarın basına açıklama yapacağım okulda (Hacettepe Üniversitesinde)." Elini bana uzattı elimi uzattım tokalaşırken , soran bakışlarımdan olsa gerek bana "Şu kadarını söyleyeyim ki... Türkiye'deki şiddetin kaynağını bulmak üzereyim. Hem solcuların kullandığı silahlarla , sağcıların kullandığı silahların seri numaraları birbirini takip ediyor. Bunu birtek güç yapabilir." durdu yüzüme baktı "Evet ancak bunu devlet güçleri yapabilir." Akay yokuşuna açılan yerden ayrıldık. Ben Tunus Caddesine geri dönüp Çağdaş Sahne'ye geri döndüm. Salona girdim , seyirciler arasına oturmadan "Eleştirip gitmedim. Bir sorun vardı. Özür dilerim" dedim.

Bir daha Bedrettin Cömert ile görüşemedik. Ertesi sabah öldürülmüştü. Şimdi kimse hoplayıp , zıplamasın. Hangi görüşten kişiler tetik çekti biliyorum. Sadece şunu soruyorum : "Peki kendine ülkücü-milliyetçi diyen kişi Bedrettin Cömert'i öldürmekle kimlere hizmet ettiğini biliyor musun?"

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....


 
Üst