Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Beyninden şu para ihtirasını, zenginlik deliliğini, şöhret aptallığını ve kendini beğenmiş budalalığını çıkar. Ondan sonra seni tanıyalım. Bakalım kaç dirhem geliyorsun." --- Muhsin Ertuğrul
"Bu dizeleri, bir gece yarısı, Üsküdar tepelerinden Boğaz'a bir kartal gözüyle bakan İhsaniye 'deki evinde yazmıştı Muhsin Ustamız. Çağdaş Türk tiyatrosunun kurulmasında ve gelişmesinde en büyük payı olan ve yarım yüzyılı aşkın bir zaman süreci içinde binbir türlü engele, saldırıya, anlayışsızlığa, karanlığa ve yobazlığa göğüs germiş bu yorgun insanın, dinamik, yorulmak bilmeyen, genç bir kafası vardı. Türk tiyatrosunun bu özverili ustası bunca hizmetine karşılık bir emekli aylığı bağlanmadan, uzun yıllar tüm yaşamını verdiği tiyatrodan ayrılmak zorunda bırakılmıştı. Çoğu kimsenin sandığı gibi de küsmemişti dünyaya. Durmadan okuyor ve yazıyordu Anılarını yazıyordu. İhsaniye'deki küçük evinden Boğaz'dan geçen gemilere bakıyor, Kızkulesi'nden Harem'e doğru kanat çırpan martıları izliyordu. Ama yüreği kanıyordu. Çünkü dışarda silahlar patlıyor ve kardeş kardeşi, gençler başka gençleri öldürüyordu. Muhsin Usta bu sesleri dinliyor, sonra da şunları yazıyordu bir kağıda: "İnsanlar insanları neden öldürüyor, gençler gençleri neden vuruyorlar, insanlar ormanı neden baltalıyor, sonunda insanlar neden kendilerini öldürüyorlar? Bunun yanıtını sanat veremez . Ama sanat bunun nedenlerini araştırır, seyircisine beraber araştırma düşüncesini verir, kendi kafası içinde buna gerçek yanıtı bulmasına yardım eder, seyircinin kafasını yanıt bulma düzeyine çıkarmaya uğaşır. "
Bu satırlar tiyatro konusundaki yazılarından üstad seviyesine gelmiş saygıdeğer Özdemir Nutku'nun Eşsiz tiyatro emekçi yöneticisi ve her şeyi olan Muhsin Ertuğrul üzerine yazdığı yazıdan...
Vargı : O kadar değinilecek , yazılacak şey var ki.... Önce Muhsin Ertuğrul'un sözlerinden başlayayım..
para ihtirasını, ==>> neymiş , PARA HIRSI zenginlik deliliğini, ==>> neymiş , ZENGİNLİKDELİLİĞİ şöhret aptallığını ==>> neymiş , ŞÖHRETAPTALLIĞI kendini beğenmiş budalalığını ==>> neymiş , KENDİNİ BEĞENMİŞBUDALALĞI
OLURMUŞ...
Yine Ustamızın sözleriyle SANATIN İŞLEVİNİ bir kez daha okuyalım :
"İnsanlar insanları neden öldürüyor, gençler gençleri neden vuruyorlar, insanlar ormanı neden baltalıyor, sonunda insanlar neden kendilerini öldürüyorlar? Bunun yanıtını sanat veremez . Ama sanat bunun nedenlerini araştırır, seyircisine beraber araştırma düşüncesini verir, kendi kafası içinde buna gerçek yanıtı bulmasına yardım eder, seyircinin kafasını yanıt bulma düzeyine çıkarmaya uğaşır."
Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....
***ANIMSATMA : DÜNÜN TARİHİ NE İDİ ? 17 NİSAN İDİ. 17 NİSAN 1940 ta Köy Enstitüleri kuruldu. Her iyi şey gibi yok edilmeliydi. Edildi.
Bugün Balıkesir Savaştepe'den bir köy enstitülü şunları söylüyordu :
"BİZE HEM ARICILIK ÖĞRETTİLER HEM DE MOZARTI ÖĞRETTİLER..."
Sözün gerisine gerek var mı?...