Milliyet Sanat - Yeni Dizi Sayı 21 - 1 Nisan 1981

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
1,012
14,166
İstanbul
1lg1frv.png
ea0mg0i.png

 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,472
7,349

Sayın funghu ;


"Sevdiklerinin birçoğu öbür dünyaya göçmüş olanlar için galiba ölüm korkunçluğundan çok şey kaybediyor. Yeşil ağaçlar altında, bir sabah serinliğinde bütün yitmiş dostlarla bir buluşma yeri gibi geliyor insana.

Evet. Yukardaki satırlar Yaşar Nabi'nin. 1972 yılında "Dost Mektuplar" adlı derlemesinin önsözünde böyle diyor.
Kendini yalnız hissettiği bir an, bir parkta, dostlarıyla bir buluşma özler Yaşar Nabi. Aklına gelenleri şöyle sıralar : Reşat Nuri, Ahmet Hamdi, Ataç, Orhan, Sait, Kutsi, Cahit, Ziya, Sabri-Esat... (Dost Mektuplar, s.6)

Ölümünden yıllar önce, "bir masa çevresinde toplayıverdiği", "sevdiği dostlar" arasında "ne tuhaf" , hiç yaşayan yoktur."

Bu satırları yorumlarıyla aktaran onur timsali , bilge Emre Kongar hocamız ; "Musahhihlikten, yayınevi sahipliğine dek bir kültür işçisi : Yaşar Nabi Nayır" başlıklı yazısından...

Vargı : Yaşar Nabi Nayır'ın Varlık Dergisi'ni 1967-68 den beri okurum...
Ağabeyim Vural'ı kaybetmiştik. İzmir'e cenazesi için gitmiştim. Eve ilk girdiğim an ağlamaya başlamış ve bilinçsizce ağzımdan şu sözler dökülmüştü "Şimdi iyice yalnız kaldım." (Abla ve üç erkek kardeştik. En küçüğü bendim. Şimdi tümü ölmüştü. Bir tek ben kalmıştım.)"
Yaşlılığı doğal akışı içinde olmak kaydı ile şöyle tanımlarlar ; Yaşlılık bu dünyadaki arkadaşlarının öbür dünyadakilere göre azalması demektir...

Laf olsun diye söylemiyorum : "
Sıralı ölüm dilerim. İlk gelen ilk gitsin. Sıra bozulmasın... Su küçüğün ölüm büyüğündür."
Sabah sabah moralinizi bozduysam özür dilerim. Ama ölüm de yaşamın bir gerçeğidir...
Epikür ne diyordu : "Ölüm varsa biz yokuz, biz varsak ölüm yok"... Yani korkmaya , üzülmeye gerek yok....

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....


 
Üst