Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Çağdaş bir düşünür, geçenlerde : -- Ölümün en doğal olanı dahi bir cinayettir, çünkü sonsuza dönük düşünceyi bir yerde bitirip yok etmektedir, diyordu.
Ya bir de Abdi'ninki gibi doğal olmayan ölümler...
Bir köşe başında, bir arabanın içine doğru uzanan bilinmez bir namlu ve bir yaşamı, o an, orada söndüren kurşunlar...
Üç gün önce karşılıklı konuştuğun bir dostu, üç gün sonra ölüler bahçesinde taze bir tümsek olarak görmek... Hiç kuşkusuz bir başka açıdan, ölüm de doğum kadar olağandır. Ancak bu olağanlık, yaşama yaşamdan soyutlanarak baktığın zaman geçerlidir. Yoksa kişinin kendi serüveninde, ne büyük sevinçle acı, son hudut olarak bu iki paranteze gelip dayanamazdı..."
Bu satırlar Çetin Altan'ın "Abdi'nin ölüm yıldönümü" başlıklı yazısından...
Anımsatma ve Vargı : Anımsayan çoktur. Abdi İpekçi'yi öldüren kişi kendine milliyetçi diyen , kendine ülkücü diyen biriydi. Hatta öldürdükten sonra yakalandı ya hiç olmayacak , kaçması olanaksız olan Askeri Hastane'den güya askeri elbise giyerek (mizansenden başka şey değildi aslında) elini kolunu sallayarak kaçtı....
Soru : Abdi İpekçi'yi neden öldürdün a be ülkücü , a be milliyetçi adam... Ülkenin hangi yararı için bu kadar ağır ve utanacak bir eyleme kalkıştın... Ülke'ye yarar mı , zarar mı verdin? Ülkeye zarar vermek milliyetçilik olur mu? Yahu dünyada tek bir siz varsınız özdilinizin dışındaki dili savunan , hiç mi gariplik yok tutumunuzda. Dünyanın hiçbir milliyetçi gurup ülkesinin o anki devlet yapısının dışındaki geçmişi istemez. Siz ise Cumhuriyete değil hala Osmanlıya (bir sülanenin-hanedanın devleti) hayransınız , hatta 50 bin kişiyi öldürene bile önder denilmesini hazmediyorsunuz ama bir tek Atatürk'e önder denmemesini normal karşılıyorsunuz?..... ...