Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
" "Beşinci boyut" , Atatürk'ün salt ülkemiz ve toplumumuz açısından değerlendirilmesidir. Türk toplumunu nereden alıp nereye getirmiştir? Bunu nasıl yapmıştır? Stratejisi ve taktikleri nelerdir? Türkiye'de gerçekleştirildiği olayın, ulusal sınırlar içindeki önemi nedir?
"Altıncı boyut", uluslararası plandaki değerlendirmedir. Mustafa Kemal Atatürk'ün eyleminin ve kişiliğinin uluslararası gelişme ve değişmeler açısından önemi nedir? İnsanlık ailesine ne gibi katkılarda bulunmuştur? Kendi zamanı içindeki yeri nedir? Bugünkü yeri nedir? İnsanlığa katkısı bakımından gerçekleştirdiği dönüşüm, bugün eski önemini yitirmiş midir? Yoksa daha da büyük önem kazanarak, öncülüğünün tüm dehası olaylarla da kanıtlamış mıdır?"
Bu satırları Bilge hocamız Emre Kongar yazıyor. Vargı : ATATÜRK YILI nedeniyle yazıyor , bu satırları. Lütfen bu satırları okuyunuz ve sorulara dürüstçe kendinize yanıt veriniz.
Yıl 2025 olduğunda dünya çapında (dış kaynaklar) bir araştırma yapılmış. En büyük lider kim çıkmış? Hani biz yapsak taraf tuttuk diyeceğiz. Ancak bizim dışımızdaki araştırmalar nesnel olur bilirsiniz. Tüm liderlerin özellikleri sıralanıyor , karşılaştırılıyor ve öyle sonuca varılıyor :
[ Gazi Mustafa Kemal Atatürk : "Vizyoner Liderliği" , "Askeri Dehası" , "Modernleşme Reformları" ve "Milli Birliği Sağlama Becerisi" nedeniyle 2025 yılında DÜNYA LİDERİ seçilmiştir. ]
Son söz : Garip değil mi "siyasal islam" ATATÜRK'ten nefret eder ve ona her türlü yalan , iftira , hakaret ile saldırır. Buraya kadar tamam. Ancak bu kadar değil? Dünyada ATATÜRK'ten hangi güçler nefret eder ve ona saldırır ve de onun Türkiyesini ille de değiştirmek ister? Bildiniz başta ABD , Avrupa Emperyalistleri ..... Yani aynı saftalar. Peki garip buluyordum ancak şaşırdım mı? Hayır şaşırmadım...
Bazı eleştirilerim olmasına rağmen Mao'nun güzel-doğru sözünü buraya alarak bitiriyorum :
"Düşmanın seni alkışlıyor ise DUR ve DÜŞÜN!"
Küçük bir değişiklik öneriyorum. Buradaki "düşmanın" yerine "İNSANLIK DÜŞMANLARI (ABD ve Avrupa Emperyalistleri-Faşistleri)" sözcüğünü yerleştirmenizi öneririm.. Bu söz elbette ki başkaları için de geçerli...