Milliyet Sanat - Yeni Dizi Sayı 13 (363) - 1 Aralık 1980

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
691
9,435
İstanbul
cf0osqk.png

Bazı Başlıklar:

- Sefiller Müzikal Oldu
  • Roman Öldü mü?
  • Nepal'de Heykel
  • Aktörün İntikamı
  • Fellini Kitap Yazdı
  • Türk Resminde Natürmort


 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,127
6,246


Sayın funghu ;

"Brecht tiyatrosu kuramını iki satırla özetleyecek olursak, şöyle diyebiliriz : Bu tiyatro anlayışının belirgin özelliği, daha başka deyişle 'eylem yöntemi' Aristoteles'ci olmayışıdır : Riemann'ın geometrisi nasıl Öklit'çi değilse, Breceht'in tiyatrosu da öylece Aristoteles'ci değildir, 'Epik'tir, dahası, 'diyalektik'tir.

Oysa Eugene Ionesco'ya göre : "Tiyatro epik olamaz, çünkü 'dramatik'tir.
İzin verirseniz bu tiyatro anlayışlarının çatışmasını ve tartışmasını burada kısa keseyim, Victor Hugo'nun dram anlayışını belirtivereyim. Victor Hugo "Cromwell" adlı oyununun önsözünde 'dram' anlayışını şöyle tanımlar : "Dram, ince , yüce (süblime) ile kaba saba, bayrağının (grotesque'in) karışımıdır."

Bu satırlar Robert Houssein'in Victor Hugo'nun "Sefiller" ini müzikal olarak sahneye koyması üzerine Teoman Aktürel'in yazdığı yorum yazısından...

"Gerçekten de, on dokuzuncu yüzyıla baktığımızda zaman bir bütünlük, bir görüş bütünlüğü bulabiliyoruz orada. Büyük roman kahramanları, Raskolnikof,Julien Sorel gibi kişiler de, bu bütünlüğü kişiliklerinde yaşatabilen kişiler. Şimdiki romancı ise McCarthy'nin deyişiyle, "gerçek dünyanın varolduğunu biliyoruz, ama onu imgeleyemiyoruz." diyorlar sanki. Bu durumda, en başarılı romanlar, aslında roman olmayan kitaplar. Örneğin William Golding, çağdaş İngiliz edebiyatının en ilginç yazarlarından biri. Geniş çevrelerce başyapıtı kabul edelin "Sineklerin Tanrısı" "zaman-ilerisi" ile "zamandışı"nı garip bir şekilde birleştiriyor. Olay, gelecekte, bir atom savaşı sırasında geçiyor. İngilizlerin savaştan uzaklaştırarak kurtarmaya çalıştığı bir grup çocuk, kaza sonucu, ıssız bir adaya düşüyor. Bundan sonra olanlar ise [kendi aralarında savaş çıkması, birbirlerini öldürmeleri v.b.] "tarih dışı", çünkü Golding burda insanlığın doğası hakkında -psikanalizden de etkilenen- görüşlerini bir alegori biçiminde anlatıyor."

Bütün bu satırlar ve yargı saçmalıkları Murat Belge'nin "Roman öldü mü?" başlıklı yazısından.
Vargı :
1 - Murat Belge ve gibilerin dramı , yanlışlığı tarihin yanlış tarafında yer almaları.
2 - Bir şekilde emperyalizmin yanında yer almaları. Her ne kadar karşısında görülseler de savundukları düşünceler "NEOLİBERALİZM" aslında emperyalizmin bir teorisidir.
3 - Daha dün denecek yakınlıkta hele hele Mehmet Altan'lar çıkıp tv lerde bile "Artık ulus devletlerin sonu geldi. Ulus devletler ortadan kalkmalı. Atatürkçüler , bazı Marksistler hala ulus devleti savunuyor. Gericilik yapıyor. Artık Ulus Devletler işlevini tamamlamıştır. Ortadan kalkmalıdır. Bakın artık emperyalist saldırı denilen şeyler de tarihe gömülmüştür. Artık uluslar arası savaş diye bir şey olmayacak ...."
4 - Şimdi ulus devletlerin ayak bağı olduğunu , artık ortadan kalkması gerektiğini kimler istiyor ? En başta (kendi ulus devletlerini tahkim ederken) ABD ve İsrail istemiyor mu? Hangi nedenle istediklerini o kadar açık söylüyorlar ki... O söyediklerinden beri ne savaşlar , ne müdahaleler , ne içsavaşlar yaşadı , yaşatıldı dünyamızda... Siz karar verin.


Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....





 
Üst