Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"SONRA
Biraz daha küçülüyorum
Sevdikçe insanları ve doğayı
Yaşam en tatlı yerinde durabiliyor.
Susabiliyor sevinçler ve ağlamalar.
Girecekler belli değilken
Kapılar hep açık böyle ne güzel
Hep güleç resimlerin bakınağı.
Merhabamda ayrılık notası mı var
Kavgaya yol alırken sürgünler.
Ellerini kim çekmiyor inatla
Tuşların tiz seslerinden?
Kim tohumlayıp bahçelere
Övgülüyor zakkumlanan ayrılığı.
Taşa, paraya, halklara
Ve de grafiklere yaslanmış
Piramitten çıkmış, büyüyor değişerek
Emekle göğüs göğüse kavgalaşan
Firavunların çılgınlığı
Merhabamda ayrılık notası mı var
Olsun.
Ölüm ölüm
Çiçek çiçek güzelliktir benden sonra Benimle olanların taşıyacağı."
Bu dizeler "Edebiyatın ve toplumsal mücadelenin emekçisi, yazın eri : Güngör Gençay"ın.
Açıklama : Bilmem "yahu dedo1 bu da nereden çıktı?" diyen çıkar mı?. Güngör Gençay'ın ilk önce soyadı ilgimi çekmişti yıllar yıllar önce...
Bende sözcüklere ilgi ve sevgi duygusu vardır. Bunu da Ceylanpınar Ortaokulundaki Müdürümüz ve Edebiyat öğretmenimiz canım kadar sevdiğim Selim Özel'e borçluyum. 72 yaşıma geldim hala onunla görüşüyorum. Ona çok şey borçluyum (Kimya öğretmenim İbrahim Utku da öyledir.) Buradan onlara saygı ve selamlar olsun...
Konumuza dönemlim. Uzun zaman üstünkörü kullandığımız İstanbul Merter semti var (bilen bilir). Bunu çoğu kişiye sordum, kimse olumlu , tatminedici yanıt veremedi. Sonra Türkçemizin en büyülü haline döndüm. Bunlardan biri köken oyunudur (benim için) . Hecelere ayırmaca da denir bir çeşidine. MERTER = MERT-ER semtin anlamı ortaya çıkmıştı. Bu soyadda da öyle yaptım. GENÇAY = GENÇ-AY (Ayın hilal haline denir genellikle)...
Şimdi Güngör Gençay neden ilgimi çekti? Buna yanıt vereyim.
"Onlar ki kalemde, türküde , sazdaydılar Bitiş hüznünü bir yangının
Birbirlerinin gözleriyle soludular
Onlar ki ateş adlarıydılar açık havaların Gülleri ateş üstündengeleceğe taşıdılar..."
Bu dizeler de Güngör Gençay'ın "Sivas Katliamı"yla ilgili şiirinden...
Bir de düşüncelerinden birkaç satır aktarayım :
"Sanatçılar, toplumun bireylerini kendi ayakları üstünde durdurma savaşımı yapan erlerdir."
"Emekle kurulacak ve insanca yaşanacak bir dünyanın özlemini duyan, elinden geldiğince mücadelesini yapan bir yazın eri olarak Kuşatılmış Günler'e verebildiğim soluk, benim mutluluğum olacak."
"Geri kalmış ülkelerdeki halkların AYDINLANMAMASININ emperyalist güçlerin programı içinde olduğunu.... AYDINLANAN halkın inandığı dinin bir rastlantı sonucu içinde bulunduğunu anlayacağını ve dun uğruna kavga etmeyeceğini, birbirini öldürmeyeceğini...."
GENÇ-AY sadece şair değil o aynı zamanda "Gerçek Sanat" dergisini çıkardı. "Gerçek Sanat Yayınlarını" kurdu.. Onlarca şiir seçkileri hazırladı. Daha neler neler. O bir yazın emekçisidir.
Bu bilgileri 23 Nisan 2026 tarih ve 1888 sayılı "CUMHURİYET KİTAP" ekindeki değerli inceleme yazarı Öner Yağcı'nın yazısından aldım...