Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"-- Bizim zamanımızda dergiler; insana okumayı sevdiren, güzellikleri aşılayan, sevginin, bilginin, kültürün sıcacık alanlarına çeken bir işleve sahipti... .........
-- Şimdikileri soruyorsunuz değil mi? Evet şimdikilerin çoğu, öncelikle anlaşılmaz bir anlatım, kişisel hesaplaşmalar, kendisinden başkasını ilgilendirmeyen anılar, belli bir kültür aşamasına gelememiş okuru yanlış yönlendirmeler. Sanat niçin yapıldığını hiç bir katagoriye sokmadan üretilen yazılarla dolu.
......... -- VARLIK çıkardı bir zamanlar. Kasım sayıları Atatürk'e ayrılırdı. Yaşar Nabi Bey, büyük bir kültür adamı olarak, devletin görevine benzer bir görevle yönetirdi VARLIK'ı. Her yazıyı özenle seçerdi. Dergiyi okuduktan sonra, içinizde okumanın tadıyla karışık, yazmanın heyecanını duyardınız..."
Bu satırlar Esat Akıncı'nın "Telden Tele..." başlıklı yazısından.
Vargı : Dergi denilince benim için akan sular durur (durması ne mümkün , diyebilirsiniz, sözün gelişi canım) Kültürlü bir dergi okurunun görüşlerini sunuyor Esat Akıncı. Ben onbinlerce sayı (abarttığımı sanmayın) dergi okumuş biri olan , dergi yayıncılığı insanlarla yakından tanışan biri olarak bu görüşleri defalarca okudum. Sizinle bölüşmek istedim...
Ahmet Özer "MEHMET YAŞAR BİLEN" i tanıtıyor. Vargı : Kısa sözlerimle hayranlıkla okuduklarımdan biri olan MEHMET YAŞAR BİLEN'in her değerli insana yaptığımız gibi toplum olarak BİLEN'in değerini yeterince BİL-medik...
Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....
*Not : Şükrü Gümüş için yazılanları okuyunca üzüntüden çöktüm... Evet , evet ÇÖK-TÜM!!!!