Kıyı - Sayı 04 - Temmuz 1986

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
999
14,033
İstanbul
qb086ee.png

 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,462
7,299

Sayın funghu ;


"KIYI, dört sayıdır okurlarıyla başbaşa. Trabzon'un sanat/kültür yaşamında geleneksel bir ad olmuştur
KIYI. ilk kez, 1961 Ekim'inden başlayarak, 11 sayı süren bir yaşamı olmuş KIYI'nın. 25 yıl öncesinde, büyük boy dört sayfayla; şiirler, öyküler, denemeler, güzellikler sunulmuş okura.
İkinci kez, KIYI'yı zamanın Fatih Eğitim Enstitüsü Öğrenci Derneği Yayımlamış. 1969-1970 yıllarında çıkan derginin 19 sayılık bir ömrü olmuş.
Üçüncü kez, Nisan 1981-Haziran/Temmuz 1983 arasında 21 sayıyla, aynı güzelliğin süreği olmuş KIYI.

KIYI, üç dönemde 51 sayılık bir birikime sahip. Bu birikimin ışığında, Nisan 1986'da, dördüncü kez aynı sevinci, aynı coşkuyu duyanlarca günyüzüne çıkarıldı yeniden. Ve dört sayıdır, bu yeniden çıkışın heyecanı içinde."

Bu bilgiler derginin girişindeki "KIYI'dan" sesleniş yazısından...

Vargı : Koştum "DERGİ KİTAPLIĞIMA" (Kitaplığımın Dergi için ayrılmış odasına) Sıra sıra dizilmiş "KIYI" Dergilerine bakıyorum. Ankara'ya çok düzenli gelmemiş bu dergi. Örnek mi bendeki (erişebildiğim) ilki Kasım 1996 tarihli 128. Sayı.. Bu yıla ait başkaca dergi de elime geçmemiş. Sonraki yıllarda da o yıla ait bir iki dergiye ulaşabilmişim. Ta ki 2009 yılına geldiğimde yıllara ait dergi sayısı artmaya başlamış (yine bendekilere göre 2007 den itibaren 2 aylık olmuş dergi) 2010 yılından itibaren ise neredeyse o yıla ait (bir eksiğiyle) tüm sayılarına ulaşmaya başlamışım. Zevkle , istekle , öğrenerek , izlediğim dergiye hep koşarcasına gitmişim. 2017 de yine Dost Kitabevine böyle istekle gidip ilk önce dergiler (girişte hemen sol tarafında) kısmına hızla vardım. 2017 Kasım olmalı... Elime aldım Kasım-Aralık 2017 tarihli 310. sayısını aldım o an sevincim hüzne döndü. Çünkü bu KIYI DERGİSİNİN SON SAYI imiş :( :( :(


"Derginin en önemli yazısı, derginin yönetmeni Halit Tanyeli'nin imzasını taşır. Tanyeli, "Bir konuşma ve romana dair" adlı yazısında, VARLIK dergisinin 1 Aralık 1949 tarihli sayısında, Şüküfe Nihal'le yapılan konuşma üzerin eleştirel görüşlerini belirtir. Romancının yazacağı roman için uzun geziler düzenlemesine gerek olmadığını "cemiyetin bir ferdi olarak, yalnız kendimizi bile anlatarak milli bir roman yazmış olabileceğimizi" ileri süren Tanyeli, yazısını "romancı, denizi dışardan seyredebilen bir balık olmalıdır." yargısıyla sona erdirir."

Bu değerlendirmeler ve aktarmaları saygıdeğer şair-yazar-degici-sanatçı-ilerici-aydın Kemal Özer'e ait.. Kemal Özer yine Trabzon'da yayınlanan (1949 larda) "DEĞİRMEN" adlı dergiyi tanıtan yazısından.

Vargı : Şükfe Nihal'i pek sevmem. Ancak Halit Tanyeli bu yazar üzerine yazdığı yazıda bir doğru bir de yanlış düşünce ileri sürüyor.
1 - Romancının yazacağı roman için gezilere kalkışmasın kalkışması yanlış. Yazarın , sanatçının yaratma işine hangi yöntemle kalkışmasına kimse karışamaz. Bunun basma kalıbı yoktur. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi (kaç çeşit yenebilir ki) gibi söz dururken her sanatçının kendince yöntemi olabilir... Olmalıdır...
2 - Ancak şu sözünü bir kartona yazıp arkama asmak isterdim (Çalıştığım zamanlar hep arkamda duvar gazetesi gibi bir panom olmuştur.) . "ROMANCI , DENİZİ DIŞARDAN SEYREDEBİLEN BİR BALIK OLMALIDIR." Siz buradaki "romancı" sözcüğünü alıp "SANATÇI" yazabilirsiniz. Hatta "BİLİM ADAMI" , Hatta "İNSAN" yazabilirsiniz...


***NOT : Bir kardeşimiz aynı yöredeki bir amatör dergiden bahsetmişti. Beklemedeyim...

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....


 
Üst