Kahkaha

serdary67

Onursal Üye
18 Eki 2009
8,731
26,040
ordu-turkey
6qXOp9.jpg

Muharriri: M. M., Musavviri: A. F’dir. Basiret Matbaasında, haftada 2 defa yayımlanmıştır. 22 Mart – Eylül 1291 tarihleri arasında 29 sayı yayımlanmıştır.


 

direnc11

Yönetici
11 May 2009
10,090
36,962
İstanbul
Anlamasak bile arşivciliğimiz nedeniyle bilgisayarımıza indiriyoruz.

Zamanı için epey ilginç bir kapağa sahipmiş dergi.

Teşekkürler, üstadım.
 

hüseyin aksakal

Onursal Üye
Çeviri & Balonlama
7 Eyl 2010
773
5,728
Kdz. Ereğli
Artık bu çizgi roman arşivleme işinin dibi çıktı. Şimdilik meşrutiyet dönemlerine gitti ama işin neolitik döneme doğru gitmeye meylettiğini düşünmeye başladım... Sırada ne var? Mağara duvarı resimleri mi?
 

serdary67

Onursal Üye
18 Eki 2009
8,731
26,040
ordu-turkey
Bize bu gazeteleri, mizah dergisi diye yutturuyor musun yoksa? :))

Valla ben de seyri adem sitesinden bakıp sonra nette arayıp buldum azizim hatta açıp baktım aynı mı diye ben çok iyi osmanlıca bilmem kuran arapçasını bilirim anladığım kısım bana doğru geldi.Eğer yanılmışsam boynum kıldan incedir.
 

serdary67

Onursal Üye
18 Eki 2009
8,731
26,040
ordu-turkey
Artık bu çizgi roman arşivleme işinin dibi çıktı. Şimdilik meşrutiyet dönemlerine gitti ama işin neolitik döneme doğru gitmeye meylettiğini düşünmeye başladım... Sırada ne var? Mağara duvarı resimleri mi?

Aslında arşivcilik bir hastalık sayılır.Ama bu tip arşivcilik hele birde ilerde bir arayana yardım etme olasılığı varsa size bir manevi haz verebilir.Başımdan geçen bir olaydan örnek vereyim.2 yıl önce kitap yazan bir dost sosyalizm ve toplumsal mücadeleler ansiklopedisinin bir cildini arıyordu.Sahaflarda bile yok.Ben de nette ararken o dönem okan üniversitesi dijital arşivinden o cildi bulup vermiştim.İşte arşivciliğin asıl faydası başkasına yarayacak bir şeylerin elinde olma olasılığı.Asıl arşivcilikte ise kendi ilgi alanında o konuyla ilgili ne varsa toplamaktır aslolan.Saygı ve sevgilerimle.
 

Lichtenberg

Aktif Üye
16 Tem 2011
471
1,696
biraz zamanım oldu....:



üst sıra:
birinci sene {bir nüshası 1 kuruştur} numro 1


Kahkaha


alt sıra:
muharriri: M.M Cumaertesi musavviri: ع. F


sağ kare:
matba'a ve mahall-i idaresi Bab-i âli caddesinde
Basiret matba'ası
haftada iki def'a neşrolunur

orta kare:
seneliği yani 104 numrosu üçbuçuk
altı aylığı iki mecidiyye
bir senelik posta ücreti birbuçuk mecidiyye'dir

sağ kare:
i'lânâtın bir satırı beş kuruştur
posta ücreti verilmemiş mektup kabul olunmaz
derc olunmayan varakalar iade edilmez

ara satır: Mart 22 sene 1291

metin:
itizar

gazetemizin bâlâsına konulacak olan levha âmilinin verdiği
sözde durmaması cihetle bugün yetiştirilemediğinden bizde
onun gibi sözde durmamış ve gazetemizi dediğimiz günde
çıkarmak için evvelce yaptırılıp begenilmemiş olan levhayı
şimdilik koymaya mecbur olduk özrümüz makbul ola

__

- ne oldu ! kahkahan dünyayı tutmuş. niye gülüyorsun ?
- senin ağlamana gülüyorum. sen niye ağlıyorsun ?
- takkemi kapıp da karşıma geçerek güldüğüne ağlıyorum.
- gülerim a ! insan gülmek için dünyaya gelmiştir. Her an
gülmelidir . Sen daima ağlamaktasın . Bu ne hal ? şu'ûnât-ı
alemin şayan-ı dehk olduğundan gafilmisin ?
- ne dedin ! şu'ûnât-ı alem şayan-ı dehk değil illâ şayeste-i bikâdır .
bir alem ki her hasenâtı ber nev'-i seyyi'âta mütevaffık ola onun içinde
insanın yüzü nasıl güler ?
- tamam ! pek güzel söyledin işte asıl gülünecek şey
alemin bu halidir a ! insan böyle bir alemde gülmezse başka nerede
gülebilir ?
- a canım muttasıl da gülmek olmaz a! bir sebep olmalı şimdi
gülecek ne var ?
- sübhanallah ! hala anlatamadık senin ağladığına gülüyorum dedim a !
- acayip ağlayanın haline de gülünür mü ?
- hay hay ! tabiyat-ı insaniyye iktizasındandır ki biri düşse de
bir tarafı kırılsa haline ağlayandan ziyade gülen olur .
- öyle ama dehkin kesreti aklın huffetine* delildir diye hükemâ kesret-i
dehkten men' ediyorlar .
- işte ben hükemâya da gülerim a .
- sebep ?
- zira onlar da ne yaptıklarını bilmezler . akıllarına geleni söylerler.


*basım hatası var, veya noktası silinmiş. "ḫuffetine" yerine "ḥuffetine" diyor.



günümüz Türkçesi:
muharriri [redaktörü]: M.M musavviri[çizeri]: ع. F




matba'a ve mahall-i idaresi [basım yeri ve yönetim merkezi] Bab-i âli caddesinde
Basiret matba'ası
haftada iki def'a neşrolunur [yayınlanır]



i'lânâtın [ilanların] bir satırı beş kuruştur
posta ücreti verilmemiş mektup kabul olunmaz
derc olunmayan varakalar iade edilmez [işleme konmayan yazılar/kağıtlar/belgeler geri gönderilmez]


itizar [özür]

gazetemizin bâlâsına [üst tarafına, kapağına] konulacak olan levha âmilinin [yapımcısının] verdiği
sözde durmaması cihetle [yönüyle] bugün yetiştirilemediğinden bizde
onun gibi sözde durmamış ve gazetemizi dediğimiz günde
çıkarmak için evvelce yaptırılıp begenilmemiş olan levhayı
şimdilik koymaya mecbur olduk özrümüz makbul ola

__

- ne oldu ! kahkahan dünyayı tutmuş. niye gülüyorsun ?
- senin ağlamana gülüyorum. sen niye ağlıyorsun ?
- takkemi kapıp da karşıma geçerek güldüğüne ağlıyorum.
- gülerim a ! insan gülmek için dünyaya gelmiştir. Her an
gülmelidir . Sen daima ağlamaktasın . Bu ne hal ? şu'ûnât-ı
alemin şayan-ı dehk olduğundan gafilmisin ? [bu alemin durumunun gülmeyi gerektirdiğini]
- ne dedin ! şu'ûnât-ı alem şayan-ı dehk değil illâ şayeste-i bikâdır . [bu alemin durumu gülmeyi değil, ağlamayı gerektimektedir]
bir alem ki her hasenâtı ber nev'-i seyyi'âta mütevaffık ola [ her iyiliği bir tür kötülük üzerine kurulu olsun] onun içinde
insanın yüzü nasıl güler ?
- tamam ! pek güzel söyledin işte asıl gülünecek şey
alemin bu halidir a ! insan böyle bir alemde gülmezse başka nerede
gülebilir ?
- a canım muttasıl [durmadan, aralıksız] da gülmek olmaz a! bir sebep olmalı şimdi
gülecek ne var ?
- sübhanallah ! hala anlatamadık senin ağladığına gülüyorum dedim a !
- acayip ağlayanın haline de gülünür mü ?
- hay hay ! tabiyat-ı insaniyye iktizasındandır [insa doğası gereği] ki biri düşse de
bir tarafı kırılsa haline ağlayandan ziyade [çok] gülen olur .
- öyle ama dehkin kesreti aklın huffetine* delildir diye hükemâ kesret-i
dehkten men' ediyorlar . [çok gülme aklın hafifliğine kanıttır diye bilginler çok gülmeyi yasaklıyorlar]
- işte ben hükemâya da [bilginlere de] gülerim a .
- sebep ?
- zira onlar da ne yaptıklarını bilmezler . akıllarına geleni söylerler.
 
Üst