İlginç Anekdotlar

Lami Tiryaki

Onursal Üye
21 Nis 2009
521
3,882
Dylan Dog 4 numaralı Maxi Albümü'nde yeralan Küçük Yalanlar isimli öykü ilginç anekdotlar içeriyor. İnsanların kafalarından geçenleri olduğu gibi yaşayabildikleri ya da olduğu gibi söyleyebildikleri bir toplumun ne kadar absürd olduğunu şaşkınlıkla izliyorsunuz. Horror Market isimli müthiş öykünün de yazarı olan Pasquale Ruju bence Sclavi'den sonraki en baba Dylan Dog senaristi. Dylan, yalanları yüzünden başı sürekli dertte olan Judith'le Londra'nın parklarında dolaşmaktadır. Muhafazakar aday Clifford'un hayranı olan göstericilerin yanından geçerken laf yerler! Bunun üzerine Dylan'ın ettiği laflar ilginçtir:

-Sayfa 247:
DYLAN-Canavarlardan bahsediyordun... Aslında onlarla karşılaşmak zor değil...

JUDITH-Hmmm... Aslında Clifford. Bu adı daha önce de duymuştum...

DYLAN-Ben de. Aşırı milliyetçi ve muhafazakar bir politika öneriyor. Irkçı yasalar, polise geniş yetki, politik ve askeri yayılımcılık gibi... Şansımıza seçmeni yok. En azından şimdilik...

Bazan böyle bir adamın güç kazandığında bu ülkeye yapabileceklerini düşünüyorum da... Bırrr....

********************

Uata Turhan Selçuk'un Abdülcanbaz maceraları çoğunlukla ciddi ciddi düşündürür insanı. Ama bazan da ürkütücü biçimde "irkiltir". Milliyet Yayınları 2. serinin 14. ve 15. sayılarında yayınlanan Esnaf Raziye, bunun çok ilginç bir örneğidir.

Raziye 12 yaşında köyünden getirilip, para-pardon-başlık karşılığı şehirli bir pez...nk'e satılmıştır. Sonrası malum. Önce özel müşterilere pazarlanarak geçen yıllar ve sonrasında Galata genelevlerinde hayat savaşı... İnsan evladı bir "dostu" Dumancı, onu bu sefaletten kurtarmak için mültimilyoner Gözlüklü Sami'nin evine hizmetçi olarak işe aldırtır. Ancak Raziye, burada gerçek bir tür korku süreci yaşar. Ahlaksızlığın başrolde olduğu bir korku süreci. Sonunda daha ahlaklı bulduğu Galata genelevlerine geri döner. 59. sayfada Gözlüklü Sami ile karısı arasında geçen diyalog aslında insanın kanını donduracak cinsten bir gerilimi içerir:

KADIN-Keh keh keh!.. Kadın olmak kolaymı sanıyorsun sen?.. Hem sen çalışıyor musun sanki. Ondan al, üstüne bin koy, buna sat. Şundan al, üstüne onbin koy filana sat... İş mi bu yani?

GÖZLÜKLÜ SAMİ-İş ya hanım. İş olmasa herkes yapıp benim gibi zengin olurdu. Üstün yetenek kurnazlık, cesaret isteyen, olağanüstü bir iştir benim yaptığım. Ülkede bunca kültürlü, okur-yazar insan var, hepsi sürünüyor. Onların ayda kazandığını ben bir gecede lokantada yiyorum.

KADIN-Kocacım, sana para kazanmıyorsun demedim ki ben. Yani yorulmadan kafa çalıştırmadan oturduğun yerde kazanıyorsun demek istedim.

GÖZLÜKLÜ SAMİ-Hıım!.. Kabiliyet işi benimkisi karıcığım. Kocan üstün adamdır. Şu işsizlikten kırılan fakirler ülkesinde, neye dokunsa altın oluyor...

KADIN-Ama Avrupa'dan gelen dostlarımız ne diyorlar biliyorsun. Türkiye'de zengin olmak çok kolaymış.

GÖZLÜKLÜ SAMİ-Hem kolay, hem kolay değil... İşin alaveresini dalaveresini iyi bileceksin. Sonra, kültürlü, yani fazla okur yazar olmayacaksın.

Kıh kıh kıh!.. Bu okur-yazar aydın takımı var ya, yüzde doksanı ödlektir, pısırıktır. Dalkavukluğu yererler ama, kendileri bin kere dalkavuktur. Üstelik, benim gibi para da kazanamaz hiç birisi... Gözü kara, gözü pek olacaksın benim işimde!

Süpermen'miş, Biyonik Adam'mış hepsinden üstünüm ben... Ha! Bak aklıma ne geldi. Japonya'dan bir robot hizmetçi getirteyim ister misin?

Selamlar
Lami
 
Üst