HAYAT-sayı-14 ( 26 Mart 1964 )

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,346
6,946

Sayın murtaza5 ;


"... Binanın damında genç bir adam, kucağında 18 aylık bir çocuk, damın ince demirlerinin üzerine oturmuş, her an kensini aşağı atmaya hazır, bekliyordu.

İtfaiye erleri, halkın da yardımiyle, derhal adamla çocuğun düşmesi muhtemel köşeye birkaç branda gerdiler. Birkaç polis memuru da, bir kadın polisle birlikte yukarı, dama çıktı.
O andan itibaren zamanla amansız bir yarış başlamıştı. Kadın polis çılgınca bir teşebbüse kalkan genç adama uzaktan hitabederek, kendisini mantıklı olmaya davet etti. Ama o, Nuh diyor, Peygamber demiyordu. Genç adam Fransızdı. Karısı kendisini ve evladını terkettiği için, hayata alabildiğine küsmüştü. Yavrusu aç da kalınca, daha fazla dayanamamış, dama çıkıp beraberce aşağı atlamaya, bu işe son vermeye karar vermişti.
Kadın polis Cleland birkaç adım ilerledi. Genç adam, "Yaklaşma, çocuğu atarım," diye feryadı bastı. Cleland durdu, seslendi : "Bebek aç, verin şu şişeden ona süt içireyim!" Cevap aynıydı : "Yaklaşma, yoksa çocuğu aşağı atarım..." Korkulu burkaç dakika daha geçti. Bayan Cleland gene seslendi : "Dünyada çocuk sahibi olamıyan nice talihsiz var. Siz bir evladınız olduğu için ne kadar şanslısınız..." Sonra eğildi. Bebeğin yerdeki hırkasını alıp, giydirmek bahanesiyle biraz daha ölüm uçurumunun kenarındaki şahsa yaklaştı. Nihayet son bir atılışla çocuğu kavrayıp babasının kucağından kaptı.
Diğer polisler de artık sinirleri boşanan talihsiz Fransızı tutuverdiler. Ölüm altedilmişti.

Sokakta biriken halkın gözleri önünde cereyan eden bu dram, kadın polis Cleland'ın soğukkanlı davranışı ile bir facia halini almadan sona ermiş oluyordu."


Hiç erinmeden bu uzun alıntıyı (tek tek yazarak buraya aktarıyorum. Ben kopyala yapıştırı bilmiyorum.) hemen ilk sayfadaki "Ölümün Eşiğinden Döndüler!" başlıklı yazının neredeyse yüzde 90'nı buraya aktardım. Neden ?

Vargı :
1 - Her hangi bir kimsenin tüm umutlarının tükenmiş olmamasını dilerim...
2 - Hiç kimsenin veya kimselerin veya toplumun tüm umutlarını sakın tüketmeyiniz. İnanın dünyanın en tehlikeli silahından daha tehlikeli bir silaha dönüşebilir. Her türlü çılgınlığı yapabilir.
3 - Her umudun bittiğini sakın düşünmeyiniz. Bu durumda şunu düşününüz ; denizlerdeki tüm sular bitebilir ama umut-lar bitmez. En umutsuz anda bile yeni umutlara giden binlerce başka yollar mutlaka ama mutlaka vardır. Hemen şunu yapın (UMUTSUZLUK) sözcüğünü alın önce şöyle yazın (UMUT-SUZLUK) sonra da (SUZLUK) kısmını atın geriye kalanı alın. İş bu kadar kolay değil hayatta ama inanın sonuç böyle olabilir...
4 - İntihar : Hiç bir insan kendini öldürme hakkına sahip değildir. Yani kimene , ben kendi kendimi öldürüyorum, diyemezsiniz. Siz sadece kendinizin ürünü (eseri) değilsiniz sizin kendinizdeki hakkınız size emek verenlerin yanında hiç kalacak kadar azdır. Yani insan bireyin sadece ama sadece kendisinin (elbette ki kendi katkısı sıfır değil) ürünü değil , başta anne babası olmak üzere toplumun , hatta sadece o anki toplumun bile değil önceki insanların (baba ve annesinin zincirleme akrabaları) ve insanlık toplumların da hakkı vardır. Bunu yeniden düşünmekte yarar vardır.
5 - Haydi kendinizi öldürme kararı aldınız peki yanınıza bir başkasını hele hele bir çocuğu almak ne oluyor? Alçaklığın sonsuz olduğunu kanıtlıyor...
6 - Her şeye rağmen umudu tükenmiş insana yaklaşımda , yardımda dikkat etmelisiniz...


Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...




 
Üst