Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Kıbrıs'ta sonu gelmek bilmeyen facialar" acı ile okunacak haber...
"Ara sıra polisler tarafında yakalanan dilencilerin bu meslekten hayli para kazandıklarını gazetelerde okuyorsunuz. Faka aç kaldığı ilk gün sokağa çıkıp gelen geçene avuç açtıktan sonra topladığı para ile kendini kurtarmış, yani başkalarından gördüğü bu ilk yardımla, kendisine ekmeğini alın teriyle kazandıracak bir iş tutmuş eski bir dilenci mevcut değildir. Dilenci belki çok yardım toplar ama, ömrünün sonuna kadar dilenci kalır. Başkalarından kolayca temin ettiği yardımlar onun çalışma gücünü kamçılamaz; tam tersine, ruhunu çürütür, gayretini keser. Çünkü çalışmadan para kazanmanın zehrine kendini alıştırmıştır. Haysiyetini ayaklar altına sermenin bir kazanç temin ettiğini görmüştür. Yere düşmüş bir haysiyeti oradan, lekelenmeksizin, tertemiz kaldırmak mümkün değildir. Karşılıksız temin ettiği her yardım onu gayrete getireceği yerde, bu cinsten başka bir yardım aramaya sevkedecektir. Onun için dilenci hiçbir zaman iflah olmaz ve olduğu da görülmemiştir."
Bu satırlar Şevket Rado'nun "Karşılıksız Yardım Kalkındırmaz!" başlıklı yazıdan.
Vargı : Şunu unutmayınız , sosyal devlet , ilerici görüş , aydın görüş , çağdaş görüş toplumdaki fakirliği ortadan kaldırmağa çalışır ve onun koşullarını yaratır. Gerici , yobaz , çağdışı , olanlar ise fakirliği ortadan kaldırmayı değil fakirleri kendine bağımlı hale getirip oyunu alarak iktidarını sürdürmek isterler... Çok sert gelebilir ama bunu uyuşturucuya alıştırılmış insanların nasıl kullanılmaya uygun hale getirildiğine benzetebilirsiniz..
Lütfen şimdi tekrar dönüp Şevket Rado'nun ya benim alıntıladığım kısmı ya da (öneririm) dergideki yazısının tümünü bir de bu açıdan okuyunuz...