Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Çalışmalarım sırasında, iki şey özellikle dikkatim çekti : Birincisi, 1946-48'lere kadar edebiyatla gazetecilik birlikte gelişmişti; yani muharrirle edip aynı kişiydi. Ne zaman çok partili döneme geçilmişti, bu imam nikahı da - ben hep bu benzetmeyi yaparım - bozulmuş oldu. Bence ikisi de birbirinden çok ayrı şeyler; taban tabana zıt, yazı olmaktan başka benzerlikleri yok."
Bu satırlar Şenay İşözen'in "Babıali'nin Şu Son Kırk Yılı" adlı kitabı nedeniyle Demirtaş Ceyhun ile yapılan söyleşiden...
"İlk denemesi "Görmüş Geçirmiş Bir Gezgin"e şöyle başlar : "Turuncu çizgilerle bezeli mavi bulutlar batıya doğru koyulaşmaya başladı."
İkinci denemesi "Yangınlar"da şöyle söyler :
"Çimenlerin arasından geçerek, aşağısından donuk parıltılı bir nehrin aktığı vadiye geldik. Dumanın yoğunluğundan nehir şimdi büyücek bir duman halkası gibi görünüyordu. Çimenlerin arasından ansızın yükseliveren bir güvercin taş gibi çalıların arasına düştü; küçük bir yılan hızla geçip gitti yanımızdan, gri bir toprak parçası gibi küçük bir toprak parçası gibi küçük bir kirpi nehir boyunca delice koşuyordu peşinden."