Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Ertesi gün (6 Haziran 1970) saat beşte Orhan Kemal'in cenazesi özel araba ile yola çıkarılır. (...) Saat 11:30'da cenaze arabası sınırdan içeri girer. Üzun bir araba konvoyu onu izlemektedir. Edirne'den Babaeski'ye gelindiğinde, asfaltın dönemecinde bir işçi, arabaya yaklaşır. Elindeki çiçek demetini uzatır. Demetin üzerinde bantta şunlar yazılıdır: 'Biz işçiler, hatıran önünde saygıyla eğiliriz' "
Bu satırları Asım Bezirci (fanatik dinciler ve ülkücüler Sivas'ta "Tekbir ... Allahu Ekber!!!!! Cumhuriyet Sivasta Kuruldu.... Biz Sivas'ta yıkacağız!!!!" naraları arasında diğer insanlarımız ile birlikte yakılmıştı) nin "Orhan Kemal" inceleme kitabından Sennur Sezer aktarıyor. Vargı : Burada iki konuya dikkatinizi çekmek isterim. 1 -Orhan Kemal'in Türk edebiyatındaki yerine... 2 -O dönemdeki işçi sınıfına dahil olanların ilgi alanı ki ; bu da onların seviyesini gösterir.
Yıl 1971 ben Ankara Cumhuriyet Lisesi'nde öğrenciyim. Genel Kurmay Başkanı ( ki bizim ordu NATO ya girdiğinden beri bu toprakların değil Amerikan Emperyalizmine hizmet ile yükümlü olmuş ve komutanlar ABD'nin hizmetkarları olmuştur.) Memduh Tağmaç "Toplumsal Uyanış ekonomik gelişmenin önüne geçmiştir." söylemi ile (27 Mayıs 1960 hareketine karşı da karşı darbe olan ) 12 Mart 1971 Muhtırası'nı verir. Bu bir askeri darbedir. Hem de ne darbe... Türkiye'yi çökertme hareketidir... Düşünün o dönem de de Asker kökenli cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'dır ve onun sözlerini burada tekrar etmeyeyim. Sadece şunu söyleyeyim tam bir gaflet, tam bir delalet , tam bir ihanet dolu sözler ve ordunun ne ile uğraştırıldığını gösterir sözlerdir.
Şöyle seslenmek isterim : Ey ABD emperyalizminin uşakları ( askeri darbelerle ) peki işçi sınıfının uyanışını bastırıp bugünkü durumuna getirdiniz. Memnun musunuz?
Bu sözlerimi çok sert karşılamayınız lütfen... Çünkü NATO uşağı Cevdet Sunay , Memduh Tağmaç gibiler (Düşünün sosyal uyanıştan şikayetçiler..) sayesinde Türk Ordusu , Dünyanın ilk Kurtuluş Savaşını vermiş bir milletin ordusundan NATO'nun hizmetkarı bir ordu yarattılar. Cevdet Sunay'ın sözlerindeki zihniyet sonunda getirip bir sümüklü vaizin şakirtlerine teslim etti. Bu ordunun (elbette ki bir kısmı) askeri darbeye kalkıştı , kurtuluş savaşını yönetmiş Türkiye Büyük Millet Meclisini bile uçakla bombaladı... Yetmedi kendi Genel Kurmay Başkanını tutuklayıp hapse attığında (hem de güya , bir pkk lı terörist İTİRAFÇI'nın İFTİRALARI nedeniyle) ona sahip çıkamayacak durumdaki bir ordu. Kendi Genelkurmayını bir pkk artığı İFTİRACININ İFTRALARINA ve bir (şimdi yurt dışına kaçmış) bir savcıya karşı korumayan veya koruyamayan bir ordunun ÜLKESİNİ koruyabileceğine inanılır mı?