Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Antalya Altın Portakal Film Festival'i 42. Yılında (2005 te) .
Ulusal yarışmada 10 film yer alıyor. Bunlardan bazıları :
- Atıf Yılmaz'dan "Eğreti Gelin" ,
- Ali ÖzgenTürk'ten "Kalbin Zamanı" ,
- Yavuz Turgul'dan "Gönül yarası" ,
- Oğuzhan Tercan'dan "Hırsız var" ,
- Ulaş İnanç'ın "Türev" ,
- Mustafa Altıoklar'ın "Banyo" , başvuru yapması beklenen filmler...
Vargı : Ne kadar önemli yönetmenler var listede...
Yazmasam mı diye çok içsavaş verdim... Ama yazmasam olmayacaktı. Listede bir film adı özel olarak ilgimi çekti. Bu filmin adı "HIRSIZ VAR" . Kolumun kırılmasına neden olan bir olay yaşatmıştı böyle bağırmam. Burada keseyim. Devam etmeyeyim... Yani nerede böyle bağırdığımı , hangi ortamda böyle bağırdığımı , kolumu kimlerin kırdığını yazmayayım.... Sizin düşüncenize bırakayım (Şimdilik. Belki başka zaman uzun uzun anlatırım.) ...
12. Sayfada : Ağustos ayında çıkan DVD'ler ve Eylül ayında çıkacak DVD'ler" in listesi var. Göz atın derim. Neden mi 2005'te hangi filmler öne çıkıyor görebilirsiniz diye...
"-- Hep sesinle ilgili bir öz eleştirin vardır senin. Beğenmiyor musun sesini? -- Tam öyle değil aslına. Birtakım şarkılarımı başkaları söylediği zaman daha güzel oluyor ama sesimden memnunumdur. .... Bence bu tip müzik yapacaksan şan dersi alacağına sigara içsen daha iyi."
.......
"-- Hikayenin hiç önemli olmadığını düşünüyorum ben. Benim için film, eninde sonunda, hatırladığın dört beş sahneden ibaret bir şey. Yoksa ben hikaye seyretmek istemiyorum ki. ..... Dediğim gibi beş tane güzel sahneden ibaret bir şey."
Bu satırlar ilk yönetmenlik denemesini "Balans ve Manevra" filmiyle yapan müzisyen Teoman ile yapılan söyleşiden. Vargı : Aykırı bir insan Teoman. Aykırı olmasına diyeceğim bir şey yok. Çünkü asıl tehlike toplumun tek tip insanların çok olmasıdır. Ancak bu Teoman'ın söylediklerine katılmak zorunda olduğumuzu gerektirmez. Örnek ben şan dersi yerine sigara içilmesini önermesine , Filmde hikaye önemli değildir demesine hiç ama hiç katılmıyorum. Ölçüyü tutturmalıyız... Başkalarının bize benzeme zorunluluğu yok , ancak bizim de ona benzeme zorunluluğumuz yoktur. Yani aykırılık iyidir ; ancak aykırının düşüncelerinin TÜMÜNE katılmak , davranışlarının TÜMÜNÜ haklı görmek zorunda değiliz.