Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Ardahan'a on beş kilometre uzaktaki Ölçek köyünden okumak aşkıyla ayrılan Dursun Akçam, tüm yaşamı boyunca gösterdiği direnci ve savaşımcılığı, Ardahan'da da gösterir. Kovulmasına karşın, ilkokul diploması almaktan vazgeçmez. Bir okul hademesi, onun bu çabasına hayran olur, onu, Başöğretmen Kör İsmail'e götürür. Kör İsmail, kötü bir bürokrat davranışıyla, Dursun'u sınava almak istemiz. Yanında bir kadın vardır. O kadın, bir anne duyarlılığıyla, Başöğretmen İsmail Bey'e, "Sende merhamet yok mu?" der, "Kaymakam emrediyorsa, bir komisyon kur, sınav yap." Bu duyarlı kadın, Ardahan Kaymakamı'nın eşidir. İsmail öğretmen, fazla dayanamaz, bir yarkurul kurar, Dursun'u sınava alır. Kibrit kutusunu, şekeri, tuzu tanıyor, bir kilonun kaç gram olduğunu biliyor. Çarpım tablosunu da sökmüş. Yarkurul üyeleri, ona dilbilgisi bilip bilmediğini anlamak için birtakım sorular soruyorlar. Dursun'un köyünde, "mide"ye "puş" diyorlar. İçinde mide geçen bir cümlede bocalıyor, ama bir öğretmen yardım ediyor. On iki yaşındadır. Beşinci sınıfı bitirince, babası, onu evlendirecektir. Handa bir yer tutar ve okumaya başlar. Başarılı bir öğrenci olduğundan, onu, beşinci sınıfta, Cilavuz Köy Enstitüsü'ne gönderirler. Böylece, evlenmekten kurtulur."
Bu satırlar : Hayranolunası insan , aydınlanma öncüsü , öğretmen , dergici , yazar Vecihi Timuroğlu'nun "Dede Korkut soyundan bir anlatı ustası Dursun Akçam" ı anlattığı yazısından...