Cumhuriyet Kitap - Sayı 0449 - 24 Eylül 1998

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,467
7,342


Sayın funghu ;

"Türk şairlerini iki bölükte görmek çok yanlış olmaz :

a) Varolanın, bilinenin, görünenin sınırları içinde gezinenler.
b) Varolmayanı, bilinmeyeni, görünmeyeni yakalamak için dilin mimarisini gererek, şiiri uç noktalara taşıyonlar. Türk şiirine yeni olanaklar açanalar.

Sözcüklerin ve şiirin mimarisi üzerine kafa patlatmadan, deneyimler yapmadan şiir yazılır mı? Yazılmaz elbet, ama sözcükleri diyalektik içerik ve ilişkilerinden kopuk, pul yapıştırır gibi beyaz kağıdın üzerine yapıştırarak şiir yazan yüzlerce "Ünlü(!) şair" yok mu Türkiye'de?"

Bu satırlar Özkan Mert'in Gültekin Emre üzerine yazdığı satırlardan...

Vargı : Şiir sanatı üzerine alıntı yapmak istedim .... Çünkü Aziz Nesin'in deyişi ile "Her 2 Türkün 3'ü kendini şair sanır"... (sayılarda yanlışlık yok. Ama anlam çok.)

"Rauf, Adnan, Rafet ve Kazım Karabekir özel danışmanları olmuştu. Niyetleri, cumhuriyeti devirmek ve Türk devletini meşruti monarşiye çevirmekti. Yeni rejimin de sadrazamları olmak istiyorlardı ve bundan yararlanarak Abdülmecit'i tahta çıkaracaklardı."(s.260)

8. sayfadaki Muzaffer Uyguner'in Bilgi Yayınlarından çıkan , Benoist Mechin'in "Mustafa Kemal - Bir İmparatorluğun Ölümü" adlı kitabın tanıtımından.

Vargı : Yukarıda sayılan bu adlar aslında Padişah'a bağlı insanlardı. Yani Kurtuluş savaşanı verelim başarıya ulaşalım ama iktidarı Padişaha (Abdülmecid) verelim diyen kişilerdir.
Bu da Gazi Mustafa Kemal (Atatürk) 'ün ne kadar yalnız adam olduğunu gösterir...

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim....








 
Üst