Çizgiye düşen ideolojiler

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,838
NeverLand

Kapital Manga, Lenin, Tehlikeli Kadın: Emma Goldman, Che... Siyasi çizgi romanların sayısı her geçen artıyor. İçerikleri de oldukça geniş. Çizgi roman furyası, günümüzün görsel anlayışını kullanarak ideolojik mesajları iletmek için de iyi bir yöntem.


Esra Açıkgöz​

Lenin-Art-7400471.jpg

Cumhuriyet- Karl Marx’ın “meta” çözümlemesinden başlayarak kapitalist üretim ilişkilerinin eleştirisini yaptığı Kapital’i, üç cildi ve 2252 sayfasıyla okuması zor kitaplardan. Daha doğrusu öyleydi, çünkü Kapital Manga bu durumu değiştirdi. Japon yayınevi East Press’in 2008’de mangalaştırdığı Kapital, emek, artı değer, arz-talep dengesini çizgilerle anlatıyordu. Onlarca dile çevrildi. Türkçe’ye de. Siyasi çizgi romanlar bunla sınırlı değil, Türkiye’de son yıllarda Lenin, Che ve Emma Goldman’ın hayatı ve ideolojilerinden Filistin sorununa kadar pek çok konuda çizgi roman yayınlanıyor. Peki neden şimdi? Türkiye çizginin siyasetle raksını yeniden mi keşfetti? Siyasi çizgi romanlar kimlere hitap ediyor?

Yanıtlar, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Levent Cantek’ten.

- Son birkaç yıldır Türkiye'de yayınevleri yurtdışındaki siyasi çizgi romanları çevirerek basmaya başladılar. Bu ilgiyi neye dayandırıyorsunuz?

- Ticari bir ilgi olarak değerlendirmek daha doğru... Çizgi romanlar, en azından bugün için belirli bir ortalamanın üzerinde satıyor ve getirisiyle yayınevlerinin daha az satan kitaplarını kurtarabiliyor. Kendi adıma bunu yaşam mücadelesinin bir parçası olarak görüyorum. Çizgi roman sevdiklerini, çizgi roman yayınlamak gibi bir arzu taşıdıklarını sanmıyorum. Politik bir ismin biyografik çizgi romanını yayınlayarak hem modaya uyup ekonomik fayda sağlıyor hem de siyasi ve kültürel duruşlarına halel getirmiyorlar.

- Biraz daha geriye gitsek... Siyasi çizgi romanların çıkışı ne zamana dayanıyor?

- Çizgi romanlar, gazete sahiplerinin gazeteleri daha çok insana nasıl satabiliriz arayışıyla çıkmış. Az yazılı, bol resimli bir anlatım tercihi sadece ticari değil siyasi bir tercih de. Daha fazla insanın ilgisini çekmek istiyorsanız çoğunluğun beklenti, öfke ve takıntılarını bilmelisiniz. Bir başka safha, popüler olan her şeyin siyasal iktidarın ilgisini çekmesi. Örneğin radyoda ticari reklam kullanımı 1950’lere kadar Amerika dışında ya yasak ya da çok sınırlı tutulmuş. Devletler, kendi kontrolü dışında bir başka sesin konuşmasını istememiş. Hemen her devlet, çizgi romanlara yönelik okur ilgisini kullanmak istemiş, propaganda amaçlı çizgi romanlar yaptırmış ya da sosyal, siyasi, pedagojik gerekçelerle onlardan yardım istemiş. Amerika’yla birlikte savaşa katılmayan çizgi roman kahramanı neredeyse yoktur. Popülerliğin önemli bir ölçütü, yaşanan zamanı yakalamak olduğuna göre aksi de mümkün değil. Sorunuzu siyaseti konu eden çizgi romanları düşünerek daraltmak bence eksik olur…

- Neden?

- Mesela, sembolik olarak ilk çizgi roman kabul edilen Yellow Kid, bana göre, ilk politik çizgi roman. Kimler komikleştirilmiş, kimlere karşı çıkılmış, neler savunulmuş diye baktığınızda liberalizmle ilgili tartışmaları, sınıf çatışmalarını görebiliyorsunuz.

Bir genelleme yapacağım, çizgi romanlar, çoğunlukla gerçek dünyanın dışında bir evrende serüvenlerini yaşarlar, gerçeklik vehmini artırmak için aktüel gelişmelere değinirler. Naziler, komünistler, dünyaya hükmetmek isteyen hırslı kapitalistler serüven edebiyatının sıklıkla aklına getirdiği kötülerdir. Siyaset ve çizgi romanla ilgili popüler değerlendirmeler yapıldığındaysa Avrupa’da Tenten’in anti-komünistliği, Amerika’da Kaptan Amerika’nın emperyal gösterileri, Alan Moore’un anarşist kahramanı V bir çırpıda sayılır.

- Türkiye’de siyasi çizgi roman devri ne zaman başlıyor?

- Türkiye’de çizgi romanlar önce çocuk dergilerinde görülüyor, bu dergileri istisnasız öğretmenler çıkartıyor, içerikleri yerelleştiriliyor. Kahramanlar Türkleştiriliyor, milliyetçi vurgular istifleniyor. O sebeple bu ülkede ilk kez ne zaman yoğun ve yaygın oldularsa, siyasetle ilişkilerini de o tarihte kurdular demek zorundayız. Özellikle gazetelerde yayınlanan bantların dergilere göre daha politik içerikleri var. Buna en iyi örnek, bizde çok sevilen, pek çok çizerimizi etkileyen, başarılı bir siyasi hiciv çalışması olan Al Capp’in Hoş Memo bantı. Bedri Koraman’ın ünlü Cici Can çizgi romanı bu diziyi model alır. 50’lerde popüler olan ve Fahrettin Kerim Gökay’ı tipleştiren Nihat Bali’nin Küçük Vali bantı, bir siyasetçiyi temel alması bakımından ilk olma özelliği taşıyor.

- Peki siyasi çizgi romanların en çok rağbet gördüğü dönem ne zaman?

- Bir toplumun siyasete geçmişten daha az ya da daha çok ilgi gösterdiğini ölçebilmek her zaman mümkün değil bence. Ama eğer bir popülerleşmeden söz edilecekse bu muhtemelen milliyetçi yanları mutlaka ağır basan bir popülerleşmedir. Böylesi bir popülerleşmeden beslenen ve onu besleyen popüler kültür ürünleri olması gerekir. Çizgi romanlar tam da bu dönemlerde mevcut açlığı giderirler, o açlık bittiği anda da unutulurlar.

- Yani çizgi romanlar daha çok sağ anlayışa mı yatkın?

- Çizgi romanlar çoğunluk değerlerine olan bağlılıkları nedeniyle herkesin kızdığına kızan, güldüğüne gülen bir içeriğe sahiptir. Anti-entelektüelist ve anti-politiktirler. Siyasetçileri, kalem erbabını pek sevmezler. Cinsiyetçi ve ayrımcıdırlar, erkek anlatısıdırlar. Böyle baktığınız zaman genel anlamda sağcı bir yapıya sahiptirler, sol değerlerle üretilen muhalif işlerse her zaman sınırlı ve marjinaldir.

- Türkiye’de yayınlanan siyasi çizgi romanlara dair dönüm noktalarından bahsetmek mümkün mü? 27 Mayıs, 12 Eylül gibi tarihlerin bu dönüm noktalarında etkileri vardır herhalde.

- Bu dönüm noktaları, kültürel ortamı ne kadar etkiledilerse çizgi romanı da o ölçüde etkilediler. Türkiye’de çizgi roman üretimi, telif ücretlerinin cezbedici olması nedeniyle öncelikle ve asıl olarak gazetelerde gelişti. Bunun anlamı şu: Tüm dünyada olduğu gibi çocukları değil gazetenin yetişkin okurunu da hesap ederek üretildi bizim çizgi romanlarımız. Üreticilerinin tarih anlatıyoruz, eğlendirerek anlatıyoruz ya da unut(tur)ulan gerçekleri resmediyoruz, iddialarını bu bağlamda düşünmeli... Özellikle 27 Mayıs’ın sonraki askeri müdahalelere kıyasla çizgi roman üretiminde daha fazla bir etkisi olduğunu söyleyebilirim. En önemli tarihi çizgi romanlarımız altmışlı yıllarda ilk kez üretiliyor, tesadüf değil bu… Şunu da hatırlatayım, o tarihe değin yazılan Kurtuluş savaşı romanı sayısı da altmışlı yıllarda yazılanların toplamından hayli geride.

- Sizce Türkiye’de yayınlanan en siyasi çizgi roman hangisi?

- En güzel anlamında soruyorsanız, çevirilerden Maus diyeceğim. Türkçede bir cemaat yayını olarak çıktı ve bence dağıtılamadı, hak ettiği ilgiyi görmedi. Gerçekten niteliksiz çizgi romanların reklamlarla çok sattığını görüyor ve Maus için üzülüyorum. Joe Sacco’nun çalışmaları, Yalınayak Gen ve Persepolis hemen sayabileceğim diğer yabancı örnekler.

- Çizgiler üzerinden siyaset, muhalefet yapmak neyi sağlıyor sizce?

- Cevap o anlatıyı üreten çizer ya da yazarın hayata nasıl baktığıyla ilgili. Muhtemelen yapabileceği en iyi şeyle derdini anlatıyor, anlatamasa eksik kalacak. Hayatla hesaplaşmadan ne sanat yapılır ne siyaset…

- Siyasi çizgi romanlar kimlere hitap ediyor?

Bu tür çizgi romanlar daha az sattığı için okur profilini ona göre belirlemek gerekiyor. Bana göre çizgi roman okurları genellikle erkeklerden oluşuyor, kitap okurları ise kadınlar ve öğrencilerden… Siyasi çizgi romanlar, kitap ve çizgi roman okurlarının sınırlı bir kesimince satın alınıyor.

(Cumhuriyet Dergi) 12 Eylül 2010​

Osman Akınhay
(Agora Yayınları Yayın Yönetmeni)


Çizgi romanın bir furya haline geleceğini üç-beş yıl önce sezmiştik. Özellikle de yayınevimiz yazarlarından Hasan Bülent Kahraman, yurtdışına gidip geldiği her seferinde, Fransa'da, İngiltere'de ve ABD'de edebiyat eserlerinin çizgi romanlaştırılmasının bir salgına dönüştüğünden dem vururdu. Fakat ben nedense cesaret edemedim; bilmiyorum, belki de NTV gibi kendi tanıtım mecrası güçlü bir yayınevi “patlatmasaydı”, çizgi romanın yaygınlaşması gecikebilirdi.

emmagoldman.jpg
che.jpg

Bizim tercih ettiklerimiz, kendi dünya görüşümüze göre, solun aydınlatıcı figürleri: Emma Goldman, Lenin, Troçki, Che Guevara. Biz bunları bastık; bu minvalde başka tasarılarımız da var. Siyasi çizgi romana ağırlık vermemezin sebebi, ne yazık ki günümüz gençliği ile Türkiye’nin çalkantılı onyılları arasındaki büyük düşünsel kopuş. Bu boşluk, uçurumdan da öte. Kırk yıl önce Marksizmin temel klasiklerinin belli başlı olanlarının yaygın olarak okunup tartışıldığı bir ülkede, şimdi neredeyse “alfabe”ye geri dönüldü. Üstelik bu “alfabeye dönüş”, aradaki otuz yıllık neo-liberal hegemonyanın ağırlığını da sırtında taşıyor. Keza, siyasi çizgi romanların tutulmasında, 2008 sonlarında patlak veren küresel kapitalizmin krizinin etkilerini ve o aylarda söz konusu olan Marx’ın hatırlanmasını unutmamak gerek.

Bu çizgi romanlar esas olarak günümüzün gençlerini hedefliyor. Başka sebeplerle o kitapları alan başka yaş kuşağından insanlar var tabii, ama, bir başlangıç olarak asıl etkiyi -ki o da yaparsa- gençlerin aydınlanmasında yapması iyi olur diye düşünüyoruz. Elbette bu noktada, ülkenin genel siyasal-kültürel atmosferini de belirleyici bir olgu olarak düşünmek gerekiyor.

Yine de çizgi roman üzerinden siyaset ya da muhalefet yapılmaz. Siyaset, muhalefet siyasal örgütle yapılır.


Hayri Erdoğan
(Yordam Kitap Yayın Yönetmeni)


Yayınladığımız ilk çizgi roman, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx’ın temel eseri Kapital’in manga (Japon çizgi romanı) uyarlaması Kapital Manga’ydı. Onu sosyalizmin en ünlü, yaygın eseri Komünist Manifesto’nun çizgilerle yorumunu içeren Çizgilerle Komünist Manifesto izledi. Sonra sosyalist bir Japon klasiğinin mangasını yayınladık; 20. yüzyılın ilk çeyreğinde bir yengeç işleme gemisinde sömürü ve baskıya başkaldıran işçileri anlatan Yengeç Gemisi. Son olarak da Charles Darwin’in Galapagos adalarına uzanan keşiflerle dolu yolculuğunu ve bilimde devrim yaratan teorisini anlatan Türlerin Kökeni Manga yayınlandı. Sırada romanın “atası” Don Kişot’un mangası var.

kapital.jpg

- Her dünya görüşü, fikirlerini yaygınlaştırabilmek için kolaylaştırıcı, “popüler” araçlara gereksinim duyar. Bu, emekçi ideolojisi Marksizm için daha çok geçerli. Marksizmin ana hedef kitlesini, kapitalist toplumlarda eğitim olanaklarından en az yararlanan işçiler ve emekçiler oluşturur. Öte yandan, bilimsel bir dünya görüşünün kavranması, teorik tezlerinin anlaşılması çok da kolay değildir. Bu nedenle, bu algılama güçlüklerini aşabilmek için çeşitli türde “giriş”, “başlangıç”, “eğitim” kitaplarına başvurulur. Çizgi romanlarımız ise, temel bilgileri çoğunlukla bir öykü ile iç içe sunarken, görselliğin, çizginin, mizahın gücüyle donanmış olarak daha zevkli okuma vaat ediyor. Ayrıca çizgi romanın özel okuyucu kitlesi, tutkunları var. Çizgi roman yayınlamak, her gün genişleyen bu kitleye seslenmek anlamına geliyor.

- Siyasi çizgi roman, siyaset veya muhalefetin ağırlıklı aracı olamaz; çizgi roman ana kaynağın yerine geçemez. Ama yardımcı, yaygınlaştırıcı, pekiştirici bir işlev görebilir. Çizgi roman okuyucularının dünyasına girebilir, geniş bir okuyucu kitlesini, Marksizmin ana kaynaklarına yönelmeye teşvik edebilir.

Ayrıca unutmamak gerekir ki, okuma alışkanlığının zayıfladığı, görselliğin öne çıktığı, vakit darlığı yüzünden daha kısa sürede ve özet şekilde bilgi edinmenin yaygınlaştığı bir zamanda çizgi roman gibi bir türün gelişmesi doğal.
 

Kroker

Süper Üye
27 Nis 2009
1,737
2,363
Çizgi roman her alanda yeniden keşfediliyor, aslında işin özeti son cümlede söylenmiş, okuma alışkanlığının azalması çizgi romanların kolay okunabilmesi. Çizgi romanlarda siyaset hep vardı zaten, şimdi literatür veremem ama Türkiye'de çizgi romanlarla siyasi propoganda yapıldığını da hatırlıyorum, tabii ki bu örnekler genellemeyi etkileyecek düzeyde değildi. Kişisel olarak manga ve ideolojik yayınlar çok ilgimi çekmiyor ama bunların yayın dünyasını zenginleştirdiğini düşünüyorum. Paylaştığın için teşekkürler, güzel bir röportaj.
 

büyük beyaz

Yönetici
Çeviri & Balonlama
E-Dergi Takımı
17 Ağu 2009
17,741
45,678
denize sıfır
bizim okuduklarımızdakiler belki masum kalıyor yada ben işin o yönüne hiç takılmadım ama bu şekilde bariz bir yönlendirme beni bayar..baştan silerim..
 

birmehmet

Süper Üye
4 Eki 2009
552
455
s.aleykum
Ona bakarsanız benim gibi conan manyaklarını okumaktan bıktıracak kadar çok darvinist reklam dolu conan kiapları .
Yani bu eski bir şey değil !
Biz gençlik dönemi anılarını tazelemek, arada hoş vakit geçirmek için okuyalım , grisi " ideologlara" kalmış :)
 

süperego

Süper Üye
20 Haz 2009
1,868
203
Mars
s.aleykum
Ona bakarsanız benim gibi conan manyaklarını okumaktan bıktıracak kadar çok darvinist reklam dolu conan kiapları .
Yani bu eski bir şey değil !
Biz gençlik dönemi anılarını tazelemek, arada hoş vakit geçirmek için okuyalım , grisi " ideologlara" kalmış :)

evet ama aslında olmasa daha iyi bence.yani kahramanlar uç noktalarda olmamalı.bence ideolojilerin çr.na hiç bulaşmaması lazım.tıpkı müziğinde bu işe alet edilmemesi gerektiği gibi.herkes istediği gibi düşünebilmeli,istediği şeye inanabilmeli.insanların sevdikleri şeyleri kullanarak yönlendirilmesini doğru bulmuyorum.
 

zagorabi

Aktif Üye
28 Ağu 2010
230
378
Çizgi roman aracılığıyla siyasetin açık ve net bir şekilde yayın yapması elbette siyasi söylemi olanların propagandasını farklı bir yoldan yapma ihtiyacınıda giderir. Karl Marx’ın Kapital'ini ister yazılı ister çizili olarak yayınlayalım, hitap edeceği kitle bellidir, keza aynı şekilde tüm ideolojik kitaplar içinde geçerlidir bu tespit. Bunun farklı yollarını her gün TV'de çizgi filmlerde görmek mümkündür, özellikle fundamentalist dinci tarikatların TV kanallarında bu tip çizgi filmler yayınlanmaktadır, gene örnek vermek gerekirse bu tip görüşe sahip siyasi cemaatlerin gazetelerinde ve çıkardıkları tüm magazinsel yayınlarda çok uzun yıllardır benzer yayınlar yapılmaktadır. Netice itiberi ile siyasi içerikli çizgi romanlar sadece hedef kitlesi tarafından okunan yayınlardır. Bilinçli tercih neticesinde tüketildikleri için daha çok sınırlı kitleleri ilgilendiren bir konudur, isteyen alır vede istemeyen almaz.

Esas dikkat edilmesi ve tartışılması gereken kanaatimce, gizli propaganda ve yönlendirme yapan yayınlar olmalıdır. Hemen hemen tüm Amerikan menşeili çizgi romanlar buna en güzel örnek teşkil eder. Her yanından propaganda ve ajitasjon akar bu dergilerin, Dünya sanki Amerika için var sanırsınız, Amerika olmasa uygarlık-özgürlük-bilim vs. vs. olmayacaktır bu dergilere göre, zaten yapılırken esas amaçları iç tüketim gözetilerek kurgulandığı için daha çok Amerikan iç siyasetine yönelik propaganda amaçlı tasarlanmışlardır. Büyük çoğunluğunda Amerikan yurt severliği ve din propagandası at başı yarışır. Tüm bunlar konumuzdaki siyasi kitaplar gibi açık açık yapılmadığı için okuyucuyu bilinç altından etkiler, özellikle çocuklar bu tip yönlendirmeye en açık kitleyi oluşturur, gene bu konuyu güzel bir örnekle açıklayacak olursak; yakın dönemde yaşadığımız bir gerçeklik vardır: Amerikan miki'sine karşılık Filistin'de yerel kanallardan birisinde yayınlanan Filistin miki faresi, Amerikan aile'sini kutsayan mikiye karşılık Filistin'in düşmanlarına karşı cihad yapan miki.

Sanırım bu yüzden çocukluğumdan buyana İtalyan kökenli çizgi romanlar başta olmak üzere Avrupa kökenli çizgi romanlar hep hoşuma gitmiştir. Bu yazdıklarım sadece Amerika kökenli yayınları eleştirmek adına değildir elbette, mesela Ten Ten açık ve net olarak faşist üslubu ve kadın düşmanlığı ile günümüzde bir çok zeminde protesto edilmektedir. Bizlerin düşünmesi ve tartışması gereken şey ise gizli gizli evimize giren yıkıcı propaganda olmalıdır.
 

colossus

Aktif Üye
29 Ocak 2012
321
415
USA
çizgilerle komünist manifesto'sunu aldım bugün. böyle kitapların olduğunu bilmiyordum. Troçki'ninkini de gördüm ama 2'si pahalıya patlayacağı için alamadım. Umarım daha artar bu türde kitaplar.
 

Kemikdilli

Kıdemli Üye
2 Ocak 2012
194
543
Sosyalist düşüncenin ikonlarının biyografilerini içeren çizgiromanların, politik bir propaganda aracı olarak kullanılabileceğinden şüpheliyim açıkçası. Bu kitapları sadece sol görüşte olan kişiler alacak, biraz eğlenip belki bir iki detay bilgi öğreneceklerdir. Solcu olmayanların bu kitaplara el süreceğini düşünmüyorum. Dolayısı ile kapalı devre yapılan bir yayının propaganda değeri yoktur.

Ancak çizgiromanda propaganda vardır. Daha sinsi ve planlı şekilde yapılır. Marvel'in G.I. Joe'su, Captan America'sı açık amerikan milliyetçiliği yapar. G.I. Joe, çakma Mehmetçiktir. Mehmetçik gibi tarihsel ve sosyal bir derinliği olmayan Amerikan piyadesine karizma ve kimlik kazandırmaya çalışır.

Superman ve Spiderman'ın Amerikan bayrağı renklerinde olması tesadüf değildir. Fantastic Four'un düşmanı Doctor Doom, doğu Avrupa'daki sosyalist ülkelere karşı propaganda amacı ile üretilmiştir.

Bir propaganda cihazı olarak Iron Man'ın özel bir önemi vardır. Burjuva sınıfından olan Iron Man süper güçlere sahip değildir. Bir silah tüccarıdır. Bir silah olarak geliştirdiği zırhı giyer. Açıkça kapitalizmin silah teknolojisini temsil eder ve ABD'nin düşmanlarına karşı savaşır. Klasik serilerde sosyalist Asyalı düşmanlara karşı savaşırken, yakın zamanda Ortadoğu'ya el atmış Müslümanlara karşı savaşmıştır. Türkçe yayınlanan bir macerasında, Ortadoğulu diktatörlere karşı İsrailli dostlarına yardım etmiştir. Müslüman ülkelerin liderleri manyak birer katil olarak gösterildiği macerada İsrailli devlet görevlisi entelektüel ve barışçıl bir insan olarak gösterilmiştir.

Amerikalılar böyleyken Avrupalılar farklı mıdır?

Kızılmaske (Phantom) bir beyaz olarak Afrika'da adaletin sembolü olmuştur. Barbar, aptal ve beceriksiz Afrika yerlileri onun ölümsüz olduğuna inanmış barış ve adaleti ondan beklemiştir. Çok sevdiğimiz Zagor'da da aynı düşüncenin daha inceliklisini buluruz. Amerikan yerlilerinin tanrılarından birinin adını alan Za-gor-te-nay, basit bir tiyatro oyunu ile kendini Amerikan yerlilerine ilah gibi yutturabilmiş ve adalet dağıtmaya başlamıştır.

Batı ve kapitalizm propagandası, sosyalist propagandadan kesinlikle daha başarılı ve zekicedir. Zaten o yüzden başarılı olmuşlardır.
 
Üst