Temel’in babası vefat etmiş.
Cenazeye gelen aile dostu Temel’e sordu :
- Baban nasıl öldü Temel?
- 30.Kattan aşağıya düştü.
-Vah vah desene çok feci bir şekilde öldü…
... - Yok yok öyle ölmedi… Tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi…
-Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman?
-Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına…
-Demek çatıya çarpıp öldü.
-
Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti…
-Deme ya! Çarpıldı o zaman…
-Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı.
-200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık…
-Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye..
-Orada mı öldü?
-Yooo… Oradanda yine kasaba… En sonunda bunalan adam Temel’e bağırarak sordu;
-Nasıl öldü bu adam?
-Baktık durmuyor… Vurduk!
Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanıma giderek dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:
- Sorun nedir Ali?
- Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum. İstek konusunda bilgi verilen Müdür Ali’ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip istemediğini sordu. Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.
- Söyle bakalım Ali: 3×4?
- O
n iki
- Peki 6×6?
- Otuz altı Müdür bey
- Japonya’nın başkenti?
- Tokyo. Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali’nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve Müdür bu isteği kabul ettiler. Öğretmen sorulara başladı:
- İneklerde dört tane, ben de iki tane olan nedir?
- Bacaklar öğretmenim!
- Doğru! Peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir? Müdür bu soruya çok şaşırır.
- Cepler öğretmenim.
- Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir. Velet tereddütsüz yanıt verdi:
- Afrika’dır öğretmenim.
- Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir? Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam konuşacakken Ali yanıtladı:
- Tırnak cilası.
- Peki. Bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir? Müdür kulaklarına inanamıyordu.
- Yatak öğretmenim.
- Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?
- Dil öğretmenim. Nefes nefese kalan Müdür test’i bitirmeye karar verdi ve:
- Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan Üniversiteye göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!
Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur. Bir gün öğretmeni Ali’ye ‘Siyaset’ nedir diye sorar. Ali düşünür. ama o çocuk aklıyla cevap veremez. Eve gider kitaplara bakar ama hiçbir şey anlayamaz. O da babasına sormaya karar verir.
—Baba, Siyaset nedir?
Baba düşünür.Ali’ye uygun bir yolla anlatmak ister.
—Bu evde parayı getiren kim oğlum?
—Sen…
—Ben kapitalist rejimim.
—Peki, parayı alıp bizim yiyecek içecek ve
...giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
-Annem…
—O da hükümet.
—Peki, küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
—Dadım…
—Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman.
Ali her şeyi not alır ve uyur.
Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar.
Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalayan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür:
—Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor, gelecek bok içinde, halk ne yapsın )
Cenazeye gelen aile dostu Temel’e sordu :
- Baban nasıl öldü Temel?
- 30.Kattan aşağıya düştü.
-Vah vah desene çok feci bir şekilde öldü…
... - Yok yok öyle ölmedi… Tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi…
-Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman?
-Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına…
-Demek çatıya çarpıp öldü.
-
Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti…
-Deme ya! Çarpıldı o zaman…
-Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı.
-200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık…
-Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye..
-Orada mı öldü?
-Yooo… Oradanda yine kasaba… En sonunda bunalan adam Temel’e bağırarak sordu;
-Nasıl öldü bu adam?
-Baktık durmuyor… Vurduk!
Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanıma giderek dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:
- Sorun nedir Ali?
- Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum. İstek konusunda bilgi verilen Müdür Ali’ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip istemediğini sordu. Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.
- Söyle bakalım Ali: 3×4?
- O
n iki
- Peki 6×6?
- Otuz altı Müdür bey
- Japonya’nın başkenti?
- Tokyo. Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali’nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve Müdür bu isteği kabul ettiler. Öğretmen sorulara başladı:
- İneklerde dört tane, ben de iki tane olan nedir?
- Bacaklar öğretmenim!
- Doğru! Peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir? Müdür bu soruya çok şaşırır.
- Cepler öğretmenim.
- Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir. Velet tereddütsüz yanıt verdi:
- Afrika’dır öğretmenim.
- Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir? Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam konuşacakken Ali yanıtladı:
- Tırnak cilası.
- Peki. Bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir? Müdür kulaklarına inanamıyordu.
- Yatak öğretmenim.
- Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?
- Dil öğretmenim. Nefes nefese kalan Müdür test’i bitirmeye karar verdi ve:
- Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan Üniversiteye göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!
Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur. Bir gün öğretmeni Ali’ye ‘Siyaset’ nedir diye sorar. Ali düşünür. ama o çocuk aklıyla cevap veremez. Eve gider kitaplara bakar ama hiçbir şey anlayamaz. O da babasına sormaya karar verir.
—Baba, Siyaset nedir?
Baba düşünür.Ali’ye uygun bir yolla anlatmak ister.
—Bu evde parayı getiren kim oğlum?
—Sen…
—Ben kapitalist rejimim.
—Peki, parayı alıp bizim yiyecek içecek ve
...giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
-Annem…
—O da hükümet.
—Peki, küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
—Dadım…
—Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman.
Ali her şeyi not alır ve uyur.
Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar.
Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalayan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür:
—Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor, gelecek bok içinde, halk ne yapsın )